Sibel Çapraz: Hasta tutsaklar siyasi pazarlık olmamalı 2025-05-24 09:02:13     COLEMÊRG - Türkiye ve Kürdistan’da cezaevlerinde tutulan, özellikle siyasi tutsaklara yönelik hak ihlalleri tablosunun her geçen gün ağırlaştığını söyleyen Colemêrg İHD Şube Eşbaşkanı Sibel Çapraz, “Devletin bir an önce somut adım atması gerekiyor” dedi.   Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nın ardından, PKK 1 Mart tarihinde ateşkes ilan ettiğini açıkladı.  9 Mayıs’ta ise PKK 12. Kongresini toplayarak, fesih kararını duyurdu. PKK’nin attığı adımlara karşılık devlet kanadında somut bir adım atılmazken, Türkiye ve Kürdistan’da cezaevlerinde tutulan, özellikle siyasi tutsaklara yönelik hak ihlalleri tablosu her geçen gün ağırlaşıyor. Hasta tutsakların tedavi haklarının engellenmesi ve infazlarının yakılmasıyla birlikte, cezaevi koşulları çıkmaz bir hâl almış durumda.   28 Nisan’da İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) açıkladığı güncel rapora göre, cezaevlerinde en az 335’i ağır olmak üzere toplam bin 412 hasta tutsak bulunuyor. Raporda, bu tutsakların 161’inin kadın, bin 251’inin ise erkek olduğu tespit edildi.   İHD Colemêrg Şube Eşbaşkanı Sibel Çapraz, yürütülen süreçle beraber başta hasta ağır tutsaklar olmak üzere tüm tutsakların serbest bırakılması gerektiğini belirtti.   ‘Sürecin daha hızlı ilerleyebilmesi için karşılıklı adımların atılması gerekiyor’   Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nın ardından geçtiğimiz günlerde PKK’nin feshini ilan ettiğini hatırlatan Sibel Çapraz, karşılıklı ve somut adımlar atılmadığı müddetçe bu süreci tam olarak barış süreci olarak değerlendiremediklerini belirtti. Sibel Çapraz, “Barış sürecinin sağlıklı bir zeminde oturabilmesi için sürecin bazı gerekliliklerinin yerine getirilmesi gerekiyor. Biliyorsunuz ki, bu çatışmalı süreç 40 yıldır devam ediyordu. 40 yıl süre boyunca birçok insan zarar gördü. Dolayısıyla çözüm süreci aslında başladıktan sonra sürgünde, cezaevinde olanlar ve toplumun tamamında bir umut yeşerdi. Kürt toplumu ve Kürt siyaseti yıllardan beridir de hep barış çağrılarını sürekli bütün platformlarda yenilemiştir. Doğal olarak bu sürecin de var olan sürecin daha hızlı ilerleyebilmesi için karşılıklı adımların atılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.   ‘Devletin bir an önce somut adım atması gerekiyor’   Toplumda oluşan kafa karışıklığı ve soru işaretlerinin sonlandırılması için somut adımların bir an önce atılması gerektiğini dile getiren Sibel Çapraz, İHD olarak da atılacak her adımın ve sürecin destekçileri olduklarını da hatırlattı. Sibel Çapraz, “Kesinlikle şu saatten itibaren devletin bir an önce somut adım atması gerekiyor. Somut adımlar atıldığı takdirde toplumdaki bu toplumsal barışı da sağlanmış olacak. Halihazırda iki taraflı bir toplum var iki tarafında kaybı var ve iki tarafta aslında şu anda bir umut içerisinde bir beklenti içerisinde. Bu sürecin bazı gereklilikleri var. Yine toplumun vicdanını rahatlatacak bu barış sürecinin daha da bir önünü açacak bazı gereklilikler var. Bu gerekliliklerden bir tanesi de biliyorsunuz ki, cezaevlerinde ağır hasta mahsuslar var. Durumu ağır olmasa bile en ufak bir hastalığı olan bir mahpusun cezaevinin mevcut koşullarında maalesef ki sağlığa erişim hakları verilmediği için küçük bir rahatsızlığı bile ileride daha büyük bir hastalığa neden olabiliyor. Dolayısıyla biz burada ağır hasta mahpusları öncelikli tutuyoruz. Bütün hasta mahsusların aslında bir an önce serbest bırakılması gerekiyor” dedi.   ‘Adalet Bakanı şeffaf yaklaşmıyor’   İktidarın uluslararası insan hakları evrensel bildirgesine uyarak hasta tutsakları bir an önce tahliye etmesi ve sağlık haklarına erişimlerinin önünün açılması gerektiğini vurgulayan Sibel Çapraz, iktidarın atacağı somut adımlardan birinin ilk olarak hasta tutsakların serbest bırakılması olduğunu dile getirdi. Sibel Çapraz, “Hasta mahpusların tahliyeleri yönünde bizim de girişimlerimiz oluyor. Gerekse direkt muhataplar ile görüşmelerimiz oldu. Toplumsal refleksleri biraz daha arttırmak için bu anlamda bizim de çalışmalarımız oluyor. Türkiye hapishanelerinde yüz 161'i kadın, bin 251'i erkek olmak üzere toplamda bin 412 hasta mahpus bulunmakta. Durumu ağır olan 335 ağır hasta mahpus bulunmakta. Adalet bakanlığı da aslında bu konuda çok şeffaf yaklaşmıyor” diye belirtti.   ‘Hasta mahpusların özgürlüklerine kavuşması gerekiyor’   Hasta tutsakların sayısının bin 412’nin çok üstünde olabileceğini söyleyen Sibel Çapraz, “İnsanlar doğduğu andan itibaren biliyorsunuz ki haklarıyla doğar. İnsanlarda sağlık hakkı da bunlardan bir tanesi. Sağlık hakkı öyle bir şeyler vaat edilerek ya da siyasi malzeme de aslında olmaması gerekiyor. Kanunlarda da belirtildiği gibi aslında Türkiye'nin anayasasında Türkiye'nin kanunlarında da hasta mahpuslara yönelik düzenlemeler var ama maalesef ki şimdiye kadar hiçbir cezaevinde bu kanunlara yasalara göre hasta mahpuslara yaklaşımın olmadığını biz de görmüş ve tespit etmiş bulunmaktayız. Bu barış sürecinde hele ki bu insanların, toplumun Türkiye toplumunun umut ettiği bir süreçte aslında halka hitaben yapılan dilin biraz daha şeffaf olması gerekiyor. Sağlık sorunları hasta mahpusların kesinlikle bir siyasi pazarlık konusu olmamalı. Amasız fakatsız siyasi mahpusların özellikle hasta mahpusların özgürlüklerine kavuşması gerekiyor” dedi.