6 Şubat anmaları: Devlet neden deprem bölgesinde yoktu? 2026-02-06 19:24:37   HABER MERKEZİ - Mereş merkezli ve 11 kenti etkileyen 6 Şubat 2023 depremlerinin 3'üncü yılında, düzenlenen anmalarda, "Devlet neden deprem bölgesinde yoktu?" diye sorularak, sorumluların yargılanması çağrısı yapıldı.   Mereş merkezli ve 11 kenti etkileyen 6 Şubat 2023 depremlerinin 3'üncü yılında, birçok kentte, anmalar düzenlendi.   Meletî 6 Şubat Platformu, Mereş merkezli ve 11 ili etkileyen 6 Şubat depremlerinin 3’üncü yıl dönümünde yaşamını yitirenleri anmak için “Unutmak, affetmek, helalleşmek yok” şiarıyla yürüyüş gerçekleştirdi.   Meleti merkezde bulunan Paşaköşkü Su Deposu önünde bir araya gelen kitle, “Sessiz çığlık” pankartı eşliğinde “Unutmak yok, affetmek yok”, “Depremi unutma, unutturma”, “Deprem öldürdü, asbest öldürmeye devam ediyor”, “Ranta değil insana yatırım” yazılı dövizler taşıyarak meydana yürüdü. Yürüyüşün ardından depremde yaşamını yitirenler anısına saygı duruşunda bulunuldu.   ‘Bize düşen unutmamak, unutturmamaktır’   Burada konuşan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Meletî Şube Başkanı Nevzat Millioğulları, anmanın yalnızca yas tutmak anlamına gelmediğini belirterek, “Anmak sadece üzülmek değildir; yaşananlardan ders çıkarmaktır. Bugünden yarına olan borcumuz, güvenli kentler oluşturmaktır. Kendi cennetlerini kurup yüksek yerlerden bakan rant sevdalıları, insanlara milyonlarca ev değil enkaz sattı. Sizlerden hesap sormadan bu yara kapanmayacaktır. Bir an önce soruşturma izinleri verilmelidir. Bize düşen unutmamak ve unutturmamaktır. ‘Bir yılda tüm acılar sarılacak’ diyenlerin üzerinden tam üç yıl geçti” dedi.   ‘Mücadelemizi sürdüreceğiz’   Ardından söz alan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Amed Milletvekili Serhat Eren ise, 6 Şubat’ta yalnızca binaların değil hayatların da yıkıldığını vurgulayarak, “O gün sadece evlerimiz yıkılmadı; sevdiklerimiz, anılarımız ve geleceğimiz enkaz altında kaldı. Depremin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen bugün hâlâ yüz binlerce insan barınma ve sağlık sorunlarıyla karşı karşıya. Bu iktidar bizden bunları normal karşılamamızı istiyor, depremi kader olarak anlatmaya çalışıyor. Oysa bu tablo, denetimsizliğin ve rant politikalarının sonucudur. Biz bunu normalleştirmeyeceğiz. Burada yasımızı tutacağız ama bununla sınırlı kalmayacağız. Yaşamını yitirenlere borcumuz var. Güvenli kentler oluşturulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.   Mêrdîn   Mêrdîn Emek ve Demokrasi Platformu, 6 Şubat Mereş depremlerinde hayatını kaybedenleri gerçekleştirdikleri açıklama ile andı. Artuklu ilçesinde bulunan Karayolları Parkı’nda bir araya gelen platform üyelerine DEM Parti Mêrdîn Milletvekili Beritan Güneş Altın ile DEVA Partisi Mersin Milletvekili Mehmet Emin Erkmen de destek verdi. Açıklama metnini platform adına Türk Mimar ve Mühendis Odaları Birliği (TMMOB) İl Koordinasyon Kurulu (İKK) Eş Sözcüsü Rabia Daş okudu.   6 Şubat depremlerinin “Asrın Felaketi” olduğunu belirten Rabia Daş, “Rant düzenine, cezasızlığa ve kamusal hizmetlerin piyasaya terk edilmesine karşı mücadeleyi büyüteceğimizin, bu yıkımın bu denli ağır olmasına yol açanlardan mutlaka hesap soracağımızın sözünü yineliyoruz” dedi. Afetlere hazırlığın deprem sonrasında değil, depremden önce yapılması gerektiğini belirten Rabia Daş, “Afetlere hazırlık piyasanın değil, kamunun görevidir. Barınma hakkı bir lütuf ya da sadaka değil, temel bir insan hakkıdır. Deprem değil, ihmal öldürdü! Gerçek sorumlular hesap vermelidir” dedi.   'Devlet neden deprem bölgesinde yoktu?''   DEM Partili Beritan Güneş, “Neden 10 genç Rojava için slogan attığında bütün gücünü Mêrdîn’e yığabiliyor, neden devlet bu kadar büyük bir depremin ardından deprem bölgesinde yoktu? Biz bunu soruyoruz. Eğer ki, bir devlet bir depremin ardından 3 gün boyunca ortaya çıkamıyorsa o devlet acizdir” dedi. Depremin kayıp çocuklarına dikkat çeken Beritan Güneş, halen kaç çocuğun kayıp olduğunun bilinmediğini belirterek, “Buradan soruyoruz; depremin ardından kaybolan ve Hollanda’da bulunan çocuk, nasıl gitti Hollanda’ya” diye sordu. Devletin 3 gün boyunca deprem bölgesinde olmadığını ve demokrasi güçleri ile halkların deprem bölgesinde olduğunu ifade eden Beritan Güneş, “Bu halkın her türlü zor gününde yanlarında olmaya devam edeceğiz” dedi.   Açıklamanın ardından mumlar yakan platform üyeleri, anmayı oturma eylemi ile sonlandırdı.   Mersin   Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Maraş merkezli 6 Şubat depremlerinde yaşamını yitirenleri anmak amacıyla yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi. Yağışlı havaya rağmen çok sayıda yurttaşın katıldığı yürüyüş, Yenişehir ilçesine bağlı Koşihimato Sokağı’ndan başlayarak Özgecan Aslan Parkı’nda sona erdi.   Yürüyüş boyunca “Deprem öldürmez, denetimsiz ve ekonomik rant öldürür” ve “Sözler tutulmadı, acılar unutulmadı” yazılı pankartlar taşınırken, kitle sık sık “6 Şubat’ı unutmadık, unutturmayacağız” ve “Unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok” sloganları attı. Özgecan Aslan Parkı’na ulaşan kitle burada basın açıklaması yaptı.   Açıklamayı Mersin Emek ve Demokrasi Platformu Dönem Sözcüsü İsmail Oğuz okudu.   ‘Tüm ülke ciddi bir afet riski altında’   Yaşananların yalnızca deprem bölgesiyle sınırlı olmadığı vurgulanan açıklamada, Türkiye’nin tamamının ciddi bir afet riski altında olduğunu belirtilerek, “Okullar, hastaneler, yurtlar, adliyeler ve diğer kamu binalarının önemli bir bölümü hâlâ bilimsel ve bağımsız denetimlerden geçirilmemiştir. Depreme dayanıksız olduğu bilinen kamu yapılarının kullanılmaya devam edilmesi kabul edilemez. Bu yapılar derhal boşaltılmalı, güçlendirme ve yenileme çalışmaları gecikmeksizin yapılmalıdır” denildi.   ‘Cezasızlık kalıcı hale getiriliyor’   Depremin ardından yürütülen yargı süreçleri de hatırlatılan açıklamada, davaların etkili biçimde yürütülmediğine dikkat çekilerek, “Davalar ya sürüncemede bırakılmakta ya da yalnızca alt düzey sorumlularla sınırlandırılmaktadır. Asıl sorumluluğu taşıyan siyasi karar alıcıların ve bu düzeni kuranların yargı önüne çıkarılmaması cezasızlığı kalıcı hale getirmektedir. Gerçek sorumlular hesap vermeden adalet sağlanamaz” diye kaydedildi.   Riha   Urfa Emek ve Demokrasi Platformu ise Novada Park’ta basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, “Unutmadık, afet değil ihmal öldürür” yazılı pankart taşındı. Açıklamaya DEM Parti Riha Milletvekili Dilan Kunt da destek verdi.   Platform adına söz alan Fırat Doğan, yaşanan deprem nedeniyle  yüzbinlerce insanın öldüğü ve yaralandığını, milyonlarca insanın ise göç etmek zorunda kaldığını hatırlattı. Doğanın ve yaşamın esas alınmadığını, bunun yerine rantın esas alındığını ve bunun siyasal bir tercih olduğunu belirten Fırat Doğan, “Depremzedelerin temel yaşam ihtiyaçları hala güvence altına alınmamıştır. Ortaya çıkan ağır can kayıpları ve yıkım, Türkiye’nin uzun yıllardır sürdürülen denetimsiz yapılaşma politikalarının, imar aflarının ve bilimsel uyarılarının yok sayılmasının ve kamusal sorumluluğun bilinçli bir şekilde terk edilmesinin doğrudan sonucudur” dedi.   Fırat Doğan, hala konteynerlerde kalanların ise alt yapılarının yetersiz olduğunu aynı zamanda dışlandıklarını ve yoksulluğa itildiklerini vurgulayarak,  “Depremzedeler kent dışına, izole yerlere mahkum edilmiştir. Yetersiz kira destekleri ve artan yaşam maliyetleri derin bir yoksulluğa sürüklemiştir” diye konuştu.   Amed   TMMOB İKK Amed ise depreme ilişkin İnşaat Mühendisleri Odası binasında bir açıklama gerçekleştirdi.  Açıklamayı okuyan İnşaat Mühendisleri Odası Sekreteri Ebru Aydın, rant odaklı yapılaşmanın yaratığı tahribata dikkat çekerek, "Yaşanan kayıplar yalnızca depremin değil, yıllardır sürdürülen rant odaklı kentleşme politikalarının, bilimden uzak planlama anlayışının, yetersiz denetim mekanizmalarının ve kamusal sorumluluğun sistematik biçimde terk edilmesinin sonucudur” dedi. Yaşanan sorunların "kader" olarak lanse edilmesine tepki gösteren Ebru Aydın, “TMMOB Amed İl Koordinasyon Kurulu olarak, Kahramanmaraş merkezli depremlerde ve sonrasında yaşamını yitiren tüm yurttaşlarımızı bir kez daha saygıyla anıyor; ailelerine, yakınlarına ve halkımıza başsağlığı diliyoruz. Unutmayacağız. Unutturmayacağız. Aynı acıların yeniden yaşanmaması için mücadeleden vazgeçmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.    ÇandAmed’de ise "04.17 Adıyaman" Belgesel-Film Gösterimi gerçekleştirildi. Film gösterimine sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcileri, DEM Partili belediye eşbaşkanları ile çok sayıda kişi katıldı. Burada konuşan DMS Eşbaşkanı Hasan Basri Yorulmaz, yaşanan acıların halen dün gibi olduğunu belirterek, depremde yaşamını yitirenleri andı.      Çanakkale    Çanakkale Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, "Unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok" sloganıyla Golf Çay Bahçesinden İskele Meydanı'na yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşün ardından basın açıklaması gerçekleştirildi. Çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum örgütünü  katıldığı açıklamada, "6 Şubat depremlerini unutmuyoruz affetmiyoruz"  yazılı  pankartı açıldı.    Basın açıklamasını Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK ) üyesi İnan Akoğlu okudu. Depremlerin ardından enkazdan çıkarılan ve ailelerine ulaşamayan çocuklara ilişkin sürecin hala belirsiz olduğu kaydedilen açıklamada, “Resmi açıklamalara rağmen kimlik tespiti kayıt ve aile teslim aşamalarının nasıl yürütüldüğü kamuoyuyla paylaşılmamıştır bazı aileler aradan geçen zamana karşın çocuklarını akıbetine dair bilgi alamamıştır. STK'ların işaret ettiği kayıp çocukların iddiaları afet yönetimindeki ihmallerin çocukların söz konusu olduğuna dahi sürdürülür sürdüğünü göstermektedir. Bu belirsizlik derhal giderilmeli tüm vakalar bağımsız ve etkin biçimde soruşturulmalıdır" denildi.   Telepler sıralandı   Açıklamanın, devamında şu talepleri sıraladı: Tüm kamu binaları acilen bağımsız ve bilimsel ölçütlerle denetlenmelidir. Depreme dayanıksız yapılar derhal boşaltılmalı, güçlendirilmeli ve yenilenme işlemleri gecikmeksizin yapılmalıdır. Deprem riski raporları özellikle riskli bölgede kamu tarafından ücretsiz olarak yapılmalıdır tek evi olanlara güçlendirme desteği sağlanmalıdır. Rantçı ve piyasacı yaklaşımlar terk edilmeli güvenli barınma çalışma ve yaşam hakkı herkes için güvence altına alınmalıdır. İmar afları tümüyle kaldırılmalı kamusal ve bilimsel denetim esas alınmalıdır. Rezerv alan acele kamulaştırma gibi yeni rant mekanizmalarına son verilmeli dönüşüm yerinde ve kamunun tüm sorumluluğu üstlendiği biçimde gerçekleşmelidir. Deprem vergileri amacına uygun ve toplumsal yarar doğrultusunda kullanılmalıdır. Bilim çevreleri ve emek meslek örgütlerinin Muğla bağlayıcı bir deprem kanunu çıkarılmalıdır. Afet yönetimi sendikalar meslek örgütleri ve yerel halkın katılımıyla demokratik biçimde yeniden yapılmalıdır."    İzmir   İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Bayraklı Deprem Anıtı önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. “Deprem değil cinayet. 3’üncü yılında unutmuyoruz, affetmiyoruz” pankartının açıldığı açıklamada “Depremde kaybolan çocuklar nerede” ve “Deprem değil yağma düzeniniz öldürür” dövizleri taşındı. Açıklamada sık sık “Unutmak yok, affetmek tok, helalleşmek yok”, “Deprem değil ihmal öldürür” ve “Deprem olur önlem korur” sloganları atıldı.    Basın metnini KESK dönem sözcüsü Hamdi Çalık okudu. Aradan geçen 3 yıla rağmen binlerce yurttaşın güvencesiz yaşadığı ifade edilen açıklamada,"Evin büyüklüğüne ve kullanılan test yöntemine göre değişse de basit ve kısa deprem dayanıklılık / risk raporlarının maliyeti 5.000 – 20.000 TL, detaylı sağlamlık ve beton testlerini içeren raporların maliyeti 15.000 – 100.000 TL ve üzeridir. Binanın sıkıntılı çıkması durumunda güvenli kiralık bir eve çıkmak günümüz koşullarında emlak parası, depozito, bir aylık peşin kira, nakliye, onarım gibi zorunlu harcamalarla minimum 150.000-200.000 TL’dir. Asgari ücretin açlık sınırlarının altında kaldığı, yoksulluğun memleketin olağanı haline geldiği günümüz koşullarında ortalama geliri olanlar dahi bu masrafı karşılayamadığı için deprem risk raporlarını alamamaktadır” ifadeleri kullanıldı.   Aydın   Didim Emek ve Demokrasi Platformu ve DEM Parti Didim İlçe Örgütü de kent meydanında açıklama yaptı. "6 Şubat'ı unutmadık unutturmayacağız", "Deprem değil rant öldürür" ve "Yasımız bitmedi, isyanımız bitmeyecek" dövizlerinin taşındığı açıklamada basın açıklamasını kitle adında Recai Karabuğday yaptı. Açıklamada, bilim insanlarının ve meslek odalarının yaptığı uyarılarının dikkate alınmadığı belirtilerek, "İmar aflarıyla ölüm yasallaştırılmış denetim kamunun elinden alınarak piyasanın insafına bırakılmıştır. Bu düzenin sonu açıktır; deprem yoksulun evini yıkmış, zenginin villasını korumuştur. Deprem işçinin, köylünün canını almış, müttehittin karına dokunmamıştır" diye kaydedildi.