İran’da son üç haftada 207’den fazla kişi idam edildi 2026-02-10 13:40:44   HABER MERKEZİ - “Salı Günü İdamlara Hayır” kampanyası son üç haftada İran’da 207’den fazla kişinin idam edildiğini duyurdu ve 56 cezaevinde açlık grevi eylemlerinin devam ettiğini belirtti.   İran’da uygulanan idam cezalarına karşı başlatılan “Salı Günü İdamlara Hayır” kampanyası devam ediyor. Kampanya 107’nci haftasında ve İran’daki 56 cezaevinde açlık grevi de sürüyor. Kampanya, baskıcı yönetimin yalnızca son üç haftada aralarında 2 kadının da bulunduğu 207’den fazla kişiyi idam ettiğini açıkladı.   Kampanyanın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:   “Elde edilen haberlere göre, ocak ayındaki onurlu halk ayaklanması sırasında, Velayet-i Fakih rejiminin baskı güçleri binlerce masum insanı katletmiş ve on binlerce insan ve genci gözaltına almış, bunların çoğunu zorla itiraf almak için ağır fiziksel ve psikolojik baskılara maruz bırakmıştır.   Aynı raporlara göre, idamcı rejim, toplumsal korku ve sindirme ortamını güçlendirmek amacıyla bazı avukatları, doktorları ve sağlık çalışanlarını da gözaltına almıştır; bu durum, rejimin ocak ayındaki cesur halk ayaklanmasından duyduğu korkuyu göstermektedir.   Baskıcı yönetim, yalnızca son üç haftada aralarında 2 kadınında bulunduğu 207’den fazla kişiyi idam etmiştir. Bunun yanı sıra, ismi bilinmeyen yüzlerce ve binlerce tutuklu, Ortaçağ tarzı idam kararlarıyla karşı karşıyadır. Bu kapsamda, geçtiğimiz günlerde Kürt siyasi tutuklu Naser Bekrzadeh üçüncü kez idama mahkum edilmiş ve kararın uygulanması ciddi bir tehlike oluşturmaktadır.   Buradan cesur ve yürekli İran halkına çağrıda bulunuyoruz: Gözaltına alınanların ve siyasi tutukluların sesi olun; gözaltına alınanların ailelerinden, zulme, adaletsizliğe ve yaygın, hukuk dışı gözaltılara karşı seslerini yükseltmelerini ve sevdiklerini desteklemelerini istiyoruz.   Evet! Bu şartlarda sessizlik bir seçenek değildir; tek yol ve kurtuluş, sesimizi yükseltmek ve protesto etmektir. Bu hassas koşullarda, dileğimiz; şiddetten ve idamdan uzak, eşit ve özgür bir İran’a ulaşmak ve halkın ‘kendi kaderini tayin etme hakkını’ gerçekleştirmesidir.”