‘Hayvanlar barınaklarda ölüme terk ediliyor’ 2026-02-22 18:34:58     ANKARA - Hayvan Yaşam Özgürlük İnisiyatifi, hayvan barınaklarında yaşanan işkenceye, kötü muamelelere ve katliam yasasına karşı çıkarak, "Hayvanlar, insanlar, doğa ve toplumun bütününe dönük bir şiddete yol açan katliam yasası derhal iptal edilmelidir" dedi.   Hayvan Yaşam Özgürlük İnisiyatifi, Ankara'da bulunan hayvan barınaklarında yaşanan işkence ve kötü muamelelerin yanı sıra 30 Temmuz 2024 tarihinde kabul edilen ve "katliam yasası" olarak bilinen "sokak hayvanları yasası"na karşı basın açıklaması düzenledi. Çankaya Belediyesi önünde düzenlenen açıklamada, "Barınaklarda hayat yok, sokaklarda olacak" pankartı açılırken, sık sık, "Katil AKP iş birlikçi CHP" ve "Mansur hesap ver bugün kaç köpek öldürdün" sloganları atıldı. Açıklama öncesinde konuşan Barış Akademisyeni Can Irmak Özinanır, Ankara'nın Altındağ ilçesinde sokak hayvanlarını beslediği için katledilen Ülker Güleryüz'ü anarak "Mücadelesine sahip çıkacağız. Katliam yasasını geri çektireceğiz" dedi.    Açıklamayı yapan inisiyatif üyesi Eylem Keçeci, Türkiye'de hayvan haklarının sistematik bir şekilde ihlal edildiğini belirterek, "Özellikle son yıllarda daha önce defalarca denenmiş yöntemler toplama, güvenlik gibi söylemlerin ardına sığınılarak yine hak ihlalleri uygulandı ve geri dönülmez kanlı bir tablonun ortasında kala kaldık. On binlerce canımızı kaybettik. Toplum vicdanında derin yaralar açıldı ve toplumsal barış tehlikeye atıldı. Hayvanlara yönelen şiddeti diğer dezavantajlı gruplara yönelen şiddetten ayrı düşünemeyiz. Çocuklara, kadınlara, mültecilere, yaşlılara, LGBTİ+’lara, engellilere yönelik hak ihlallerini bir bütün olarak düşünmezsek içinde bulunduğumuz bu şiddet iklimini barışa, kardeşliğe ve adalete dönüştürmek mümkün olmayacak. Bir toplumun vicdanı savunmasız olana davranışıyla ölçülür" dedi.    Hayvanlar aç bırakılıyor   Dünyanın tüm canlıların evi olduğunu, yerel ve merkezi yönetimlerin görevlerini yerine getirmediklerini belirten Eylem Keçeci, "Bu ihmallerin faturasını sokak hayvanlarına kesmek, onları yaşadığı alanlardan alıp her biri korkunç koşullar sunan ve sonunun acılı bir ölüm olduğunu hepimizin bildiği barınaklara hapsetmek cinayettir. Üstelik ölüm politikalarına harcanan vergilerimiz akılcı ve bilimsel bir yöntemle pekala kalıcı ve yaşamdan yana uygulamalar için kullanılabilirken bu olanaklar kısırlaştırma, insan hayvan ilişkisini rehabilite etme için kullanılabilirdi.  Oysa bunun yerine toplama kampı şeklinde hazırlanmış 'barınaklar'da katliama maruz bırakılıyor. 'Ötanazi' adı altında köpekler hijyenden tamamen uzak koşullarda, salgın hastalıklara açık bir şekilde barınaklara hapsediliyor. Buraların kapasitesi getirilen hayvan sayısından çok az olduğu için bu hayvanlar aç bırakılıyor, salgın hastalıklardan ölüyor veya bizzat kamu görevlilerinin inisiyatifiyle öldürülüyor" ifadelerini kullandı.   Yasa iptal edilsin   Sokakta yaşayan hayvanlara yönelik şiddetin meşrulaştırdığına dikkat çeken Eylem Keçeci, şiddet faiilerinin ise yargı eliyle cezasızlık politikaları ile ödüllendirildiklerini belirtti. Hayvan satışlarının ve köpek dövüşlerinin engellenmesei gerektiği vurgusunu yapan Eylem Keçeci, "Yasada üretime ve satışa destek, bu kişilere ise eğitim maddesi var! Bu yasaya bu yüzden katliam yasası adını verdik. Kırsaldaki doğurtma ve bir yavru alıp diğerlerini öldürme ya da yaşlanınca doğaya bırakma gibi uygulamaların son bulmasına yönelik bir seferberlik başlatılmalıdır. Katliamı kışkırtan ve medyayı kullanarak zehir tariflerine varana kadar arsızlaşan, hayvan dostlarını hasta nevrotik olarak etiketleyerek toplumu kutuplaştıran gruplar ve kişiler cezalandırılmalıdır.  Yakılan, zehirlenen köpeklerin yanında evi yakılan, kurşunlanan, darp edilen yaşam hakkı savunucularının güvenliğini sağlamak da yönetenlerin sorumluluğuydu. Hem sokakta yaşayan hayvanlara hem de insanlar, doğa ve toplumun bütününe dönük bir şiddete yol açan katliam yasası derhal iptal edilmelidir" şeklinde konuştu.