Tutsak Reyhan Kumru’ya ajanlık dayatması! 2026-03-13 09:08:04   Şehriban Aslan    AMED- Diyarbakır Kadın Kapalı Ceza ve İnfaz Kurum'unda tutsak olan Reyhan Kumru’ya, istihbarattan gelen kişilerin görüşmek istediğini ve ajanlık dayattığı öğrenilirken, savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.     Diyarbakır Kadın Kapalı Ceza ve İnfaz Kurum'unda siyasi tutsak olan Reyhan Kumru yaptığı avukat görüşmesinde istihbarattan gelen kişilerin kendisiyle görüştüğünü ve bu görüşmeyi kabul etmediğini bildirdi. Bunun üzerine Reyhan Kumru’nun avukatı Gulan Çağın Kaleli, savcılığa konuya dair suç duyurusunda bulundu.   ‘İstihbarattan geldiler’   Reyhan Kumru yaşadıklarını avukatına anlattı. Reyhan Kumru, 3 Mart 2026 günlü Diyarbakır Kadın Kapalı Ceza ve İnfaz Kurum'unda yapılan avukat görüşmesinde; 26 Şubat 2026 günü kaldığı koğuştan infaz koruma memuru tarafından “Mahkemen var” şeklinde çağırıldığı belirtildi. Koridordayken kendisinin henüz yeni tutuklandığını ve neye ilişkin duruşmasının olduğunu sorduğu esnada, infaz koruma memurunun “İstihbarattan geldiler, seninle görüşmek istiyorlar” şeklinde yanıt aldığını ifade etti. Bunun üzerine Reyhan Kumru, kimseyle görüşmeye çıkmayacağını, bu görüşme usulünün hukuka aykırı olduğunu ifade edip koğuşuna geri döndü. Reyhan Kumru, koğuşuna döndükten sonra yaşadığı olayı koğuş arkadaşlarıyla paylaştığı, akabinde kurumdakilerin ve görüşmeye çağırmak üzere gelen infaz koruma memuru hakkında işlem başlatılması için dilekçe verdiği belirtildi.    Yaşananlar üzerine Reyhan Kumru’nun avukatı Gulan Çağın Kaleli de savcılığa suç duyurusunda bulundu.    Suç duyurusunda şu ifadelere yer verildi:“Ceza infaz kurumlarının sevk, idare ve denetim yetkisi temel olarak Adalet Bakanlığı bünyesindeki Cumhuriyet Başsavcılıklarına aittir. Kurum müdürü, infaz ve koruma memurları, infaz hizmetlerinin temel insan haklarına uygunluğunu sağlarken, hükümlü/tutuklu nakil, sevk ve disiplin işlemleri mevzuata göre jandarma işbirliğiyle veya kurum yazılı izniyle gerçekleştirilir. Dolayısıyla kendilerini ‘istihbarat’ olarak tanıtan kişilerin, güvenlik açısından oldukça sıkı denetime tabi tutulan kapatılma merkezine kimin izni dahiliyetinde, ne amaçla ve nasıl geldiğinin açıklığa kavuşturulması zaruridir. Bu nedenle 26 Şubat 2026 günü emniyet ile savcılık arasında bir görüşme yapılıp yapılmadığı, ‘istihbarat’ olduklarını söyleyen ekibin kim tarafından yönlendirildiği ve bir izninin bulunup bulunmadığını, cezaevi müdürünün bu giriş çıkışlardan ve çağrılma işleminden haberdar olup olmadığının sorulması gerekmektedir. Bu sebeple Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na ve Diyarbakır Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na müzekkere yazılmasını talep etmekteyiz.   Müvekkil ile gayri hukuki bir yolla görüşmek isteyen ‘istihbarat elemanlarının’ görev tanımlarının dışına çıkarak kişileri psikolojik baskı ile gerçeğe aykırı beyanlarda bulunmaya zorlamaktadırlar. Oysa CMK 148.madde de belirtildiği üzere ‘Şüphelinin ve sanığın beyanı özgür iradesine dayanmalıdır.’ Aksi davranışların tamamı ‘... Kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanmasına yönelik olarak kullanılan kolluk gücünün meşru amacı aşacak boyutta keyfî ve orantısız olması kötü muamele yasağının ihlaline neden olabilir.’ Dolayısıyla müvekkili bu görüşmeye çağıran infaz koruma memuru, istihbarat elemanlarının ce3zaevine kolaylıkla girmesini sağlayan idare müdürü ve giriş kayıtlarını yapan tüm infaz koruma memurları hem TCK 257.madde uyarınca görevi kötüye kullanma suçunu hem de Anayasa'nın 17.maddesi uyarınca kötü muamele yasağını ihlal etmişlerdir. “Bireyin bir devlet görevlisi tarafından hukuka aykırı olarak ve Anayasa’nın 17. maddesini ihlal eder biçimde bir muameleye tabi tutulduğuna ilişkin savunulabilir bir iddiasının bulunması hâlinde etkili resmî bir soruşturmanın yapılması gerekmektedir.” Bu nedenle savcılığınıza ivedilikle etkin bir soruşturma yükümlülüğü düşmektedir.   Bu nedenle 26 Şubat 2026 günü Diyarbakır Kadın Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumu'na giriş yapan kişilerin kimliğinin tespiti için tüm kamera kayıtlarının ve kimlik giriş kayıtlarının soruşturma dosyasına kazandırılması için müzekkere yazılmasını talep ediyoruz.   “*Müvekkilin olay gününe ilişkin idareye hitaben yapmış olduğu yazışmaların bir örneğinin işbu soruşturma dosyasına kazandırılması için Diyarbakır Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na müzekkere yazılmasını,   *Müştekinin ayrıntılı beyanlarına dayanan ajanlık teklifinde bulunarak gayri hukuki fiili işleyen şüphelilerin tespit edilmesini,   *26 Şubat 2026 günü emniyet ile savcılık arasında bir görüşme yapılıp yapılmadığı, ‘istihbarat’ olduklarını söyleyen ekibin kim tarafından yönlendirildiği ve bir izninin bulunup bulunmadığını,  cezaevi müdürünün bu giriş çıkışlardan ve çağrılma işleminden haberdar olup olmadığının sorulması için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na ve Diyarbakır Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na müzekkere yazılmasını,   *Nihai olarak şüpheliler hakkında görevi kötüye kullanma, tehdit ve işkence yasağının ihlalinden kaynaklı etkin soruşturma yürütülerek; kamu davası açılmasına karar verilmesini vekaleten talep ederiz.”