Newaya Jin'in Temmuz sayısı: 14 Temmuz Ulusal Onur Günü 2026-07-01 09:12:03   HABER MERKEZİ -  Newaya Jin Gazetesi, Temmuz sayısının manşetini "14 Temmuz Ulusal Onur Günü: Özgürleşmeye giden yol politikleşmeden geçer" başlığıyla yayımladı.   Newa Jin gazetesi Temmuz sayısı okurlarla buluştu. Gazete, Temmuz sayısının manşetini "14 Temmuz Ulusal Onur Günü: Özgürleşmeye giden yol politikleşmeden geçer" başlığıyla yayımladı. Gazete, 14 Temmuz'u Kürt halkının ulusal onur günü’nü yazılarında yer verirken, bu tarihin ulusal varlığın, özgürlük iradesinin ve direniş geleneğinin simgesi olduğuna dikkat çekiyor.   Temmuz sayısında, barış ve demokratik toplum sürecine dair yaşanan güncel durumlar, Ortadoğu'daki gelişmeler, demokratik toplum inşasında kadın ve gençliğin öncülük rolü, yaşanan kadın katliamları, kültür, ekolojik kriz ve kadın mücadelesini farklı yönleriyle ele alan dosya ve analizlere de yer veriyor.    Ulusal onur günü ve demokratik toplum mücadelesi   Yazar Raperîn Munzur, "14 Temmuz direnişi ve demokratik toplum mücadelesi" başlıklı yazıda, 14 Temmuz direnişinin yalnızca tarihsel bir olay olmadığı; örgütlü, bilinçli ve politik mücadelenin özgürleşmenin temel koşulu olduğunu vurguluyor. Yazıda ayrıca, 1970'li yılların devrimci ruhunun, komün kültürünün ve örgütlü mücadelenin yeniden güçlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.   Barış ve demokratik mücadele    Gazetenin gündem sayfalarında, PAJK Koordinasyonu tarafından kaleme alınan yazıda, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın barış ve demokratik çözüm çağrısı etrafında ortaklaşmanın önemine dikkat çekilirken, özellikle kadınların örgütlü mücadelede belirleyici rol üstlenmesi gerektiği savunuluyor.   Pelşin Tolhildan ise "Demokratik inşa ve kadın öncülüğü" başlıklı yazısında, demokratik toplumun inşasında kadınların tarihsel sorumluluğuna vurgu yapıyor. Yazıda, toplumsal sorunların çözümü için kolektif çalışma, örgütlenme ve kadın öncülüğünün güçlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.   Demokratik toplum ve komün inşasında zihniyet   Evindar Ararat yazısında Demokratik toplum tanımında, etnik, inanç, dil, kültür, sınıf ayrımını aşarak, bunları parçalanma ve çatışma zemini olmaktan çıkararak bu farklılığı bir arada olmanın temel harcı haline getirerek sağlanabilineceğini İfade ediyor.    Komünleşmek Kaf Dağı’nın ardında mı, yanı başımızda mı? Başlığı ile yayınlanan Haskar Kırmızıgül’ün yazısında ise komünleşmenin tarifi şöyle ifade ediliyor:    “Komünleşmek bizde olanı hatırlamaktan, canlandırmaktan ve büyütmekten geçiyor. Burada vicdan, bilinç ve ahlak devreye giriyor. Sadece bilgiye dayanırsak bir lafazana dönüşebiliriz; vicdan ve ahlakla yürümek de bireyin tanrı katına çıkarıldığı bu çağda komünleşmeye yetmez. Hepsini gerektiği kadar devreye koyan bir irade göstermek, zihniyet kazanmak gerekiyor.”   Gerillalarla barış süreci üzerine söyleşi   Temmuz sayısında Medya Doz’un dikkat çeken bir röportajı yer alıyor. "Barış sevmeyi bilenlerin bayramıdır" başlığıyla yayımlanan söyleşide, devam eden siyasal süreç bir grup gerillanın değerlendirmeleri üzerinden ele alınıyor. Röportajda, barışın toplumsal karşılığı ve sürece ilişkin görüşler aktarılıyor.   Ortadoğu ve İran ekonomisi değerlendiriliyor   Gelawêj Ewrîn imzalı yazıda, İran'a yönelik uluslararası yaptırımların Türkiye'ye sağladığı ekonomik ve stratejik avantajlar değerlendiriliyor. Yazıda, İran'ın küresel ekonomiyle doğrudan bütünleşmesi halinde Türkiye'nin bugüne kadar üstlendiği ekonomik ve bölgesel aracılık rolünün önemli ölçüde zayıflayabileceği görüşü dile getiriliyor.   Kadınlara yönelik şiddete karşı özsavunma    Roza Metîna'nın kaleme aldığı yazıda ise kadınlara yönelik şiddetle mücadelede özsavunmanın önemi ele alınıyor. Yazıda, özsavunmanın yalnızca fiziksel değil; zihinsel, toplumsal ve politik bir güçlenme süreci olduğu belirtiliyor. Kadınların özsavunma bilinci geliştirdikçe daha özgür hareket edebilecekleri, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı daha güçlü mücadele yürütebilecekleri ifade ediliyor.   YPJ'nin statüsü tüm kadınların kimliğidir   Gazetede yayımlanan röportajda YPJ'nin yalnızca askeri bir yapı olmadığı, aynı zamanda kadınların kimliği, iradesi ve kazanılmış haklarının sembolü olduğu vurgulanıyor. Yazıda, YPJ'nin statüsünün korunmasının tüm kadınların haklarının korunması anlamına geldiği belirtilirken, kadınların ortak ve güçlü bir ses çıkarmasının özgür iradenin güçlenmesi açısından önem taşıdığı ifade ediliyor.   iklim krizine farklı yaklaşım   Menekşe Kızıldere'nin hazırladığı ekoloji sayfasında ise iklim krizi, kapitalist modernitenin yol açtığı küresel sorunlardan biri olarak ele alınıyor. Yazıda, iklim krizinin çözümünün yalnızca teknolojik dönüşümle sınırlı olmadığı; kadın özgürlüğü, demokratik toplum ve ekolojik yaşam anlayışıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği savunuluyor. Özellikle yoksul, kırsal ve yerinden edilmiş kadınların iklim krizinden daha ağır etkilendiğine dikkat çekiliyor.   Dünyadan kadın dayanışması örneği   Dünya sayfasında ise Fransa'da yaşayan feminist aktivist Zahra Agsous ile yapılan röportaja yer veriliyor. Röportajda, Cezayirli kadınların tarihsel direniş mirası, Fransa'da kadınlara yönelik şiddete karşı yürütülen mücadele ve dünya genelinde büyüyen feminist dayanışma değerlendiriliyor.   Son sayfada Gülden Kömürcü'nün hikâyesi   Gazetenin son sayfasında Drancy Zîn Kadın Meclisi'nin ortak kaleme aldığı yazıda, Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde 20 Mayıs 2026 tarihinde eşi tarafından öldürülen Gülden Kömürcü'nün hikâyesi anlatılıyor. Yazıda, kadın cinayetlerinin yalnızca hukuki tedbirlerle önlenemeyeceği, kalıcı çözümün kadınları değersizleştiren toplumsal anlayışın değişmesinden geçtiği vurgulanıyor.   Gazetenin tamamına newayajin.net adresinden ulaşılabilinir