'Suriye’nin geleceği demokratik uzlaşı temelinde kurulmalı' 2026-09-14 16:57:49   HABER MERKEZİ - Kobanê ve Hasekê’de yaşananlara ilişkin birçok kentte yapılan açıklamalarda, demokratik entegrasyon sürecinin diyalog ve müzakere temelinde ilerletilmesi gerektiği vurgulanarak, “Suriye’nin geleceği halkların iradesi ve demokratik uzlaşı temelinde kurulmalı” denildi.   Hasekê Tugayı savaşçısı Sîpan Hiznî’nin kaçırılarak katledilmesi, Kobanê’de protestolara yönelik müdahaleler ve cezaevinde çıkan yangında 9 kişinin yaşamını yitirmesine ilişkin birçok kentte açıklamalar yapıldı. Açıklamalarda, yaşananlara tepki gösterilerek Suriye’de yürütülen demokratik entegrasyon sürecinin diyalog ve müzakere temelinde ilerletilmesi, Kürt halkının demokratik haklarının yasal güvence altına alınması ve Suriye’nin geleceğinin halkların iradesi ile demokratik uzlaşı temelinde kurulması çağrısı yapıldı.   Erzirom   Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Erzirom İl Örgütü, Mahallebaşı’nda açıklama gerçekleştirdi. Açıklamaya siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Basın metnini DEM Parti Erzirom İl Eşbaşkanı Barış Kemaloğlu okudu.   Îdir   DEM Parti Îdir İl Örgütü de parti binası önünde açıklama gerçekleştirdi. “Sîpan Hiznî ölümsüzdür. Katliamlara karşı sessiz kalmayacağız” yazılı pankartın açıldığı açıklamaya siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Basın metnini DEM Parti Îdir İl Eşbaşkanı Nevin Tan Taştan okudu.   Ortak basın metni şu şekilde:   “Haseke Tugayı bünyesinde görev yaparken kaçırılarak katledilen Sîpan Hiznî ve Kobanê Cezaevinde çıkan yangında yaşamını yitiren 9 tutsağı saygıyla anıyoruz. Sîpan Hiznî’nin katledilmesine karşı demokratik tepkisini ortaya koyan halka yönelik saldırılar, gözaltı ve tutuklamalar Suriye’de başlatılan demokratik entegrasyon sürecine yönelik provokasyondur. Yaşananları aşiretsel ya da bireysel bir mesele olarak göstermek, olayın siyasal ve toplumsal boyutunu görünmez kılmaktan ve yaşananların üzerini örtmekten başka bir şey değildir.   Suriye’de yaşayan halkları birbirine kırdırma politikalarının bir parçası olan bu saldırının hemen akabinde Kobanê Cezaevinde yaşanan yangında 9 kişinin yaşamını yitirmesi gerilimi tırmandırmıştır. Art arda yaşanan bu olayların birbirinden bağımsız olmadığı, yaşanan olaylara karşı demokratik tepkisini ortaya koyarak sokağa çıkan Kobanê halkına yönelik saldırılarda da görülmüştür. Geçici hükümete bağlı güçlerin Kobanê’ye girmesine, burada halka saldırmasına asla sessiz kalmayacağız.   Geçici hükümet ve Özerk Yönetim arasında imzalanan anlaşma kapsamında başlatılan demokratik entegrasyon süreci devam ederken geçici hükümete bağlı güçlerin Kobanê’ye girmesi, halka müdahale etmesi yerel iradeye, demokrasiye müdahaledir. İmzalanan anlaşma kapsamında yürütülen demokratik entegrasyon sürecinin ilerleyebilmesi, halkların iradesine, eşitliğe, demokrasiye ve demokratik haklara saygı gösterilmesine bağlıdır. Bu süreç, askeri ve güvenlikçi müdahalelerle değil, diyalog, müzakere ve halkların özgür iradesinin esas alınmasıyla ilerletilebilir.   Suriye’de kalıcı bir barış ve demokratikleşmenin yolu halkın demokratik haklarının önündeki engelleri kaldırmaktan geçer. 14 yıldır anadilinde eğitim hakkını kullanan Kürt halkının bu hakkının tartışma ve pazarlık konusu yapılması değil, kalıcı ve yasal güvence altına alınmasından geçmektedir.   Geçici hükümet demokratik entegrasyon sürecinin sorumluluğuyla hareket etmek zorundadır. Kürt halkının anadilde eğitim başta olmak üzere tüm demokratik hakları yasal güvenceye alınmalıdır. Demokratik eylemlere yönelik saldırılara derhal son verilmelidir. Demokratik entegrasyon sürecine zarar verecek her türlü güvenlikçi, dışlayıcı ve gerilimi tırmandıran uygulama ve politikalardan vazgeçilmelidir. Sîpan Hiznî’nin katledilmesi, Kobanê halkına yönelik müdahale, cezaevinde çıkan yangının tüm boyutlarıyla soruşturulması bu sorumluluğun gereğidir.   Tüm halklara, demokratik kitle örgütlerine, uluslararası kamuoyuna çağrımızdır! Suriye’de halkların eşit ve özgür bir yaşam iradesini, demokratik entegrasyon sürecini ve barış çabalarını zayıflatacak politikalara karşı ortak tutum alınmalıdır. Suriye’nin geleceği halkların iradesi ve demokratik uzlaşı temelinde kurulmalı; çatışma, baskı ve gerilim politikalarına değil, eşitlik, özgürlük ve barışa dayalı bir demokratik yaşamın inşasına alan açılmalıdır.”   Colemêrg   Colemêrg’de Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İl Örgütü önünde gerçekleştirilen açıklamaya çok sayıda kişi katıldı.   Açıklamada konuşan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) İl Eşbaşkanı Pınar Yılmaz, Sîpan Hiznî’nin katledilmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, saldırının barışı gölgelemeye dönük bir müdahale olduğunu söyledi.   Gever’de de DEM Parti İlçe Örgütü binası önünde yapılan açıklamayla Sîpan Hiznî’nin katledilmesi ve ardından yaşanan saldırılar protesto edildi.   Semsûr   Semsûr Emek ve Demokrasi Platformu da Kent Meydanı’nda açıklama gerçekleştirdi. Açıklamada, “Rojava’da katledilen Sîpan Hiznî ve Kobanê Cezaevi’nde yaşamını yitiren 9 tutsak için sesimizi yükseltiyoruz. Hakikat, adalet, hesaplaşma” pankartı açıldı.   Basın metnini platform adına Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi Hakkı Akdağ okudu.   Sîpan Hiznî’nin katledilmesine karşı demokratik tepkisini ortaya koyan halka yönelik saldırı, gözaltı ve tutuklamaların Suriye’de başlatılan demokratik entegrasyon sürecine yönelik bir provokasyon olduğunu belirten Hakkı Akdağ, “Suriye’de yaşayan halkları birbirine kırdırma politikalarının bir parçası olan bu saldırının hemen akabinde Kobanê Cezaevi’nde yaşanan yangında 9 kişinin yaşamını yitirmesi gerilimi tırmandırmıştır. Art arda yaşanan bu olayların birbirinden bağımsız olmadığı, yaşanan olaylara karşı demokratik tepkisini ortaya koyarak sokağa çıkan Kobanê halkına yönelik saldırılarda da görülmüştür. Geçici hükümete bağlı güçlerin Kobanê’ye girmesi, burada halka saldırmasına asla sessiz kalmayacağız” dedi.   Kalıcı ve yasal güvence vurgusu   Geçici hükümet ile Özerk Yönetim arasında devam eden demokratik entegrasyon sürecine dikkat çeken Hakkı Akdağ, Geçici Hükümete bağlı güçlerin Kobanê’ye girmesinin demokrasiye müdahale olduğunu belirtti. Hakkı Akdağ, “Suriye’de kalıcı bir barış ve demokratikleşmenin yolu halkın demokratik haklarının önündeki engelleri kaldırmaktan geçer. 14 yıldır anadilinde eğitim hakkını kullanan Kürt halkının bu hakkının tartışma ve pazarlık konusu yapılması değil, kalıcı ve yasal güvence altına alınmasından geçmektedir” diye konuştu.   Açıklama alkışlarla sona erdi.