Peyas’ta kadın dayanışması mahallelere taşınıyor 2026-09-26 09:03:50   Pelşin Çetinkaya    AMED - Peyas Belediyesi Kadın Müdürlüğü, Ocak-Ağustos döneminde şiddet nedeniyle başvuran 93 kadının dosyasını takip etti. Ebru Demir, kadınlarla kurdukları dayanışma komününü mahallelerde büyütmek için çalıştıklarını söyledi.   Kayyım döneminde kentte oluşturulan tahribatı gidermeye yönelik çalışmalarını sürdüren Peyas (Kayapınar) Belediyesi, özellikle kadın ve çocuklara yönelik çalışmalarıyla her geçen gün daha fazla kişiye ulaşıyor. Kadınların yaşamda karşılaştığı sorunlara çözüm üretmeyi ve kadınların güçlenmesini hedefleyen belediye, eğitimden dayanışmaya, üretimden şiddetle mücadeleye uzanan çalışmalarını sürdürüyor. Peyas Belediyesi Kadın Müdürlüğü Şiddetle Mücadele Birimi sorumlusu Ebru Demir, belediyenin kadınların istediği yaşamı sürdürebilmeleri için çalışmalarının aralıksız devam ettiğini aktardı.   ‘Peyas’ta kadınlar için hafıza ve politika üretim alanı’   Müdürlük olarak mahalle ve köylerde toplumsal cinsiyet, şiddet ve kadınların haklarına ilişkin eğitim çalışmaları yürüttüklerini belirten Ebru Demir, “Müdürlük olarak üç birim halinde faaliyet yürütüyoruz. Bunlardan biri Eğitim ve Proje Geliştirme Birimi. Bu birimimiz daha çok mahalle ve köylerde sahada eğitim çalışmalarını örgütleyen, eğitim veren ya da eğitim verebilecek kurumlarla ve belediyenin diğer birimleriyle iş birliği yapan bir yapı olarak faaliyet yürütüyor. Ağırlıklı olarak toplumsal cinsiyetin özgürleştirilmesi, şiddet döngüsü, medeni haklar ve afet durumlarında toplumsal cinsiyet gibi başlıklarda hem mahallelerde hem yaşam merkezlerimizde hem de belediyenin ilgili alanlarında eğitimler örgütlüyor ve gerçekleştiriyoruz. Bu birimimize bağlı olarak faaliyet yürüten Kadın Eserleri Kütüphanesi de bizim en önemli projelerimizden biri. Peyas Kadın Eserleri Kütüphanesi’ndeki temel hedefimiz, bölgede kadın alanına ilişkin araştırma yapmak, atölye düzenlemek isteyen kadınlar için bir hafıza merkezi oluşturmak. Aynı zamanda burada yürütülecek çalışmalar üzerinden politika üretebilecek bir merkeze duyulan ihtiyaçtan hareketle bu projeyi hayata geçirdik” dedi.   ‘Kadınların sözünü ve hafızasını büyüten kütüphane’   Ebru Demir, Peyas Belediyesi ile BATOÇA’nın iş birliğiyle oluşturulan Taybet İnan Barış Kütüphanesi’nin, 450’den fazla kitapla kadınların araştırma yapabileceği, atölyeler düzenleyebileceği ve ihtiyaç duydukları kaynaklara ulaşabileceği bir alan olarak hizmet vermeye başladığını aktararak, “Çok yakın zamanda, bu hafta içerisinde BATOÇA adlı bir dernekle iş birliği yaparak bir kampanya yürüttük. Bu kampanya kapsamında Taybet İnan Barış Kütüphanesi’ni oluşturduk. Yaklaşık 450-460 kitap bağışıyla bu kütüphaneyi oluşturduk. Şu anda burada kadınlar bir araya gelip atölye yapabiliyor, araştırma yürütebiliyor ya da ihtiyaç duydukları kaynaklara ulaşabiliyor. Örneğin yüksek lisans yapan ve kadın çalışmalarına ilişkin yoğunlaşmak isteyen bir kadın, kütüphaneye gelerek ilgili kaynaklardan faydalanabiliyor” ifadelerini kullandı.   ‘Peyas’ta kadınlar için güvenli ve dayanışma alanları büyütülüyor’   Gerçekleştirdikleri atölyeler aracılığıyla kadınların güçlenmesini ve dayanışmasını desteklediklerini söyleyen Ebru Demir, “Geçen yıl gerçekleştirdiğimiz köy çalışmalarının ardından bu yıl 1. Peyas Buluşmaları’nı gerçekleştirdik. Yaklaşık 17 köyde ve merkezdeki Kuçe Mahallesi’nde farklı müdürlüklerle bir araya gelerek hizmetlere yerinde erişimi destekleyecek çeşitli çalışmalar yürüttük. Bu kapsamda 508 kadınla bir araya gelerek atölyeler düzenledik. Atölyeler bizim için elbette önemli bir araç. Ancak temel amacımız kadınların güçlenmesini, bir araya gelmesini ve ihtiyaç duydukları dayanışmayı birlikte örgütleyebilmesini sağlamak. Fakat bu çalışmaların tek başına yeterli olmadığının da farkındayız. En temel hedeflerimizden biri, hem köylerde hem de mahallelerde kadınların kendilerini güvende hissedecekleri, birlikte hareket edebilecekleri alanlar ve mekânlar yaratmak. Bu noktada yaşam merkezleri bizim için kritik bir yerde duruyor” diye belirtti.   ‘Kurslar kadınlar için evden çıkmanın ve dayanışmanın yolu oluyor’   Ebru Demir, Peyas Belediyesi’nin 500 Evler, Huzurevleri ve Kadın Emeği Çarşısı’nda yürüttüğü yaşam merkezi çalışmalarıyla kadınların mesleki beceriler edindiğini, kursların aynı zamanda kadınların bir araya geldiği ve dayanışma kurduğu alanlara dönüştüğünü ifade ederek, “Ekonomi birimimiz de büyük ölçüde kadın yaşam merkezleri üzerinden örgütleniyor. 500 Evler’de, Huzurevleri’nde ve Kadın Emeği Çarşısı’nda yaşam merkezlerimiz bulunuyor. Bu merkezlerde kadınların bir araya gelerek dayanıştığı, aynı zamanda mesleki beceriler edindiği kurs çalışmaları yürütülüyor. Kadınlardan aldığımız en temel geri bildirimlerden biri şu: Örneğin mahallelerden yoğun olarak dikiş-nakış kursu talebi gelebiliyor. Ancak bu kurslar sadece mesleki beceri edinmek açısından değerlendirilmiyor. Kadınlar açısından aynı zamanda bir araya gelmek, evden çıkmak ve başka kadınlarla dayanışmak için bir alan yaratıyor” dedi.     Kadınlar komünal üretimle ekonomiyi büyütüyor   El sanatları, tekstil ve kent bostanı alanlarında faaliyet yürüten grupların komünal ekonomi anlayışıyla üretimi ve gelir paylaşımını birlikte örgütlediğini belirten Ebru Demir, “Yaşam merkezlerinde tekstil, el sanatları ve grafik tasarımı gibi kurslar yürütüyoruz. Bu alanlarda kendini yeterli gören kadınlar daha sonra yine Ekonomi Birimi altında örgütlediğimiz komün üretim gruplarına dâhil oluyor. Şu anda el sanatları, tekstil ve kent bostanından oluşan üç komün üretim grubumuz var. Bu gruplardaki kadınlar ortak üretim yapıyor. Aynı zamanda komünal ekonomiyi nasıl inşa edebileceğimize ilişkin tartışmalar yürütüyor, ürettikleri ürünlerin satışından elde edilen geliri de birlikte paylaşıyorlar. Kadın Emeği Çarşısı’nda iki üretim grubumuzun ürünlerini sattığı büfelerimiz de bulunuyor” dedi.   Peyas’ta 8 ayda 93 kadın için dayanışma ağı örüldü   Ebru Demir, Şiddetle Mücadele Birimi’nin Ocak-Ağustos döneminde şiddet nedeniyle başvuran 93 kadının dosyasını takip ettiğini, kadınlara hukuki, psikolojik ve sosyal destek sunan birimin dava süreçlerinde de kadınlara eşlik ederek dayanışma mekanizmalarını güçlendirdiğini dile getirerek, “Şiddetle mücadeleyi ise Dayanışma Merkezimiz üzerinden örgütlüyor ve desteğe ihtiyaç duyan kadınların başvurularını alıyoruz. Şu anda Dayanışma Merkezimizdeyiz. Şiddetle Mücadele Birimimiz başvuruları çok yönlü şekilde değerlendiriyor. Hem belediyenin diğer ilgili birimleri hem sahada gerçekleştirdiğimiz köy ve mahalle buluşmaları hem de park çalışmalarımız sonrasında kurum telefonumuza ulaşan kadınlar üzerinden çok yönlü bir yönlendirme sistemi işletiyoruz. Şu anda, Ocak-Ağustos ayları arasında, bize başvurarak şiddet nedeniyle destek almak isteyen 93 kadının dosyasını takip ediyoruz. Burada hukuki danışmanlık, psikolojik destek ve sosyal destek sunuyoruz. Kadının bir dava dosyası varsa kendisine eşlik ediyor, mahkeme gününde yalnız kalmaması için yanında olmaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu.     ‘Şiddetle mücadele bireysel başvurularla sınırlı kalmamalı’   Baro ile yapılan protokol kapsamında ekonomik durumu olmayan ve şiddete maruz kalan kadınlara ücretsiz avukat desteği sağlandığını aktaran Ebru Demir, “Ancak şiddetle mücadelenin yalnızca bireysel yöntemlerle aşılabilecek bir mesele olmadığını düşünüyoruz. Kadına yönelik şiddet çok toplumsal bir sorun. Dolayısıyla böylesine toplumsal ve derin bir sorunu yalnızca bireysel başvurular almak ve dosya takibi yapmak üzerinden çözemeyeceğimizin farkındayız. Bu nedenle şiddetsiz bir yaşam kurmaya çalışan kadınlarla, özellikle Kadın Meclisimiz üzerinden dayanışma çağrılarıyla da bir araya gelmeye çalışıyoruz. Örneğin ev eşyası gibi ihtiyaçların dayanışma yoluyla karşılanmasını örgütlüyoruz. Ayrıca baro ile yaptığımız bir protokolümüz var. Özellikle şiddete maruz bırakılmış, ekonomik geliri olmadığı için avukat tutamayan kadınların dosyalarının takibi açısından bu protokol kapsamında ücretsiz avukat atanmasına ilişkin süreçleri yürütüyoruz” ifadelerini kullandı.   ‘Peyas’ta kadın dayanışması mahallelere taşınıyor’   Ebru Demir, kadına yönelik şiddete karşı mahallelerde dayanışma ağlarını güçlendirmeyi hedeflediklerini söyleyerek, “Bir diğer önemli mesele de şiddetin toplumsal bir sorun olması. Her geçen gün kadına yönelik şiddetin, kadın cinayetlerinin ve şüpheli kadın ölümlerinin arttığı bir yerde mahallelerde dayanışmayı nasıl örgütleyebileceğimiz üzerine yoğunlaşıyoruz. Şu anda Dayanışma Merkezi olarak dosyalarını takip ettiğimiz kadınlarla bir dayanışma komünü kurmaya çalışıyoruz. Temmuz ayından bu yana ayda iki kez kadınlarla bir araya geliyoruz. Bu buluşmalarda şiddeti, dayanışmanın ne olduğunu, kadın dayanışmasını ve mahallede bir kadın arkadaşımız desteğe ihtiyaç duyduğunda ona nasıl yaklaşabileceğimizi konuşuyoruz. Birbirimize nasıl yönlendirme yapabileceğimizi ve bu dayanışmayı mahallelerde nasıl büyütebileceğimizi tartışıyoruz. Elbette bunun riskli yanları da var. Kadınları hedef hâline getirmeden toplumsal dayanışmayı nasıl birlikte örgütleyebileceğimize ilişkin daha fazla konuşmaya ve çalışmaya ihtiyaç var. Bu nedenle hem dayanışma komünü üzerinden hem de birim olarak mahallelerde başka neler yapabileceğimizi yine kadınlara sorarak belirlemeye çalışıyoruz” diye aktardı.     ‘Bir kadının dayanışması başka kadınlara ulaşıyor’   Birim olarak kadınların ihtiyaçlarına birlikte yanıt verecek ve ortak politika üretecek mekanizmalar üzerinde çalıştıklarını söyleyen Ebru Demir, “Bizim açımızdan en çarpıcı geri bildirimlerden biri şu: Bir kadın, şiddetle mücadele kapsamında bize başvurduğunda doğru şekilde desteklendiğini, görüldüğünü, iradesinin ve haklarının korunduğunu ya da kendi hayatına ilişkin söz kurabileceği bir alanın açıldığını gördüğünde, şiddete maruz bırakılan başka bir kadının da bize ulaşmasını sağlayabiliyor. Dolayısıyla bundan sonraki temel umudumuz, bu dayanışma ağlarını mahallelerde daha fazla örgütlemek. Bunun için bir kadının mutlaka şiddete maruz bırakılmış olması gerekmiyor. Dayanışma ağı içerisinde desteğe ihtiyaç duyabilecek başka bir kadınla nasıl bir araya gelebiliriz, nasıl dayanışma kurabiliriz ve buradan nasıl politika üretebiliriz? Şu anda çalışmalarımızı ve tartışmalarımızı büyük ölçüde bu sorular üzerinden yürütüyoruz” şeklinde konuştu.