Erkekler kadın katliamlarına karşı yürüyecek 2026-09-28 15:43:44   AMED - Erkekler, 30 Eylül'de kadın katliamları ve kadına yönelik şiddete karşı 30 Eylül'de yapacağı yürüyüşe tüm erkekleri katılmaya çağırdı.    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi, kadın katliamlarına karşı erkeklere "Birlikte tavır alma" çağrısı yaptı. Çağrıyı destek veren siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinde yer alan erkekler, DEM Parti il binası önünde açıklama yaptı.    Açıklama öncesi konuşan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Amed İl Eşbaşkanı Ahmet Doğan, kadın katliamlarına karşı erkeklerinde harekete geçmesi gerektiğini belirtti. Kadına yönelik tutumunda "erkeklik" yapanları mahkum etmek gerektiğini belirten Ahmet Doğan, "Erkeklerin onur ve haysiyeti varsa bu katliamlara sessiz kalmaz. 30 Eylül'de saat 17.00'de Rezan Bağlar ilçe binasından Karanfil Parkı'na kadar yürüyüş gerçekleştireceğiz. Bütün halkımızı erkeklerin yapacağı bu yürüyüşe davet ediyoruz" dedi.    'Mesajı aldık'   Basın metnini okuyan DEM Parti Amed Milletvekili Serhat Eren, kentte son 1 ayda yaşanan kadın katliamlarını hatırlatarak, kadınların yakınları tarafından katledildiğini belirtti. Kadınların yıllardır sokaklarda, meydanlarda, Meclis’te, belediyelerde, evlerde ve işyerlerinde erkek şiddetine karşı mücadele ettiğini hatırlatan Serhat Eren, "Kadınlar, kadın cinayetlerinin politik olduğunu, bu şiddeti üreten toplumsal düzenin değişmesi gerektiğini yıllardır anlatıyorlar. Bugün de birkaç saat önce Ayfer için bir araya geldiler. Sözlerini söylediler. Erkek şiddetine, erkek egemenliğine ve sorumluluğumuza dair biz, erkeklere de seslendiler. Biz o sözü duyduk. O mesajı aldık" ifadelerinde bulundu.    'Erkeklere sesleniyoruz'   "Bugün kadınlara değil, erkeklere sesleniyoruz" diyen Serhat Eren, şunları söyledi: "Erkek şiddetiyle yüzleşmek, onu üreten ve yeniden üreten erkeklik biçimlerini değiştirmek, bizim sorumluluğumuzdur. Çünkü erkek şiddeti bir anda ortaya çıkmıyor. Kadınların yaşamını kuşatan eşitsizlik de, cinayet anında ortaya çıkmıyor. Evde başlıyor. Sofra kurulduğunda kimin oturduğunda, kimin hizmet ettiğinde… Çocuk doğduğunda, bakım yükünün kimin omuzlarına bırakıldığında… Bir kadın çalışmak, ekonomik bağımsızlığını kazanmak istediğinde önüne çıkarılan engellerde… Sokakta bir kadının hangi saatte, hangi kıyafetle, nerede bulunabileceğine ilişkin kurulan baskıda… Bir kadının kimi seveceğine, kiminle yaşayacağına, ayrılıp ayrılamayacağına, kendi bedeni ve yaşamı hakkında nasıl karar vereceğine müdahale edildiğinde… Siyasette kimin söz sahibi olduğunda, kimin sözünün kesildiğinde, karar masalarında kimlerin oturduğunda... Eşitsizlik bütün bu alanlarda kuruluyor ve yeniden üretiliyor."