KJK'den Werîşe Muradî açıklaması 2026-10-18 18:29:03     HABER MERKEZİ - Werîşe Muradî'ye ikinci kez idam kararı verilmesine tepki gösteren KJK, kadınların özgürlük ve dayanışma mücadelesiyle idam politikalarını boşa çıkaracağını belirtti.    Kürdistan Kadınlar Topluluğu (KJK) Koordinasyonu, İran rejiminin Kürt kadın siyasetçi Werîşe Muradî hakkında ikinci kez idam kararı vermesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.   İran rejiminin uygulamalarını kınayan KJK, kadınların özgürlük ve dayanışma mücadelesiyle idam politikalarını boşa çıkaracağını belirterek, kadınların yaşamın her alanında örgütlenerek söz ve hak sahibi olacağını vurguladı. Werîşe Muradî’nin 1 Ağustos 2023 tarihinde İran rejimi tarafından tutuklandığını hatırlatan KJK, Kasım 2024’te hakkında idam kararı verildiğini, bu kararın 2025 yılında mahkeme tarafından iptal edildiğini belirtti.   Örgütlü kadın mücadelesi   Werişe Muradî’nin tutuklandığı günden bu yana sergilediği tutum ve direnişle sesini bütün dünyaya ve kadınlara duyurduğu ifade edilen açıklamada, mahkemeye çıkmayı reddederek devletin hukuksuzluklarına ve adaletsizliğine karşı açık ve radikal bir tutum ortaya koyduğu kaydedildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Werîşe Muradî, direnişi ve duruşuyla İran rejiminin cezaevlerinde bulunan bütün tutsak ve özgürlükçü kadınların iradesini temsil etmiştir. Bu şekilde cezaevlerindeki kadınların mücadelesini daha örgütlü bir biçimde yürütmüştür.”   İran rejiminin idam kararlarıyla kadınları korkutmayı ve özgürlük mücadelesinden uzaklaştırmayı amaçladığı belirtilen açıklamada, bu kararların tutsaklar üzerinde psikolojik baskı oluşturmanın bir yöntemi olarak kullanıldığı ifade edildi.   'Kadınlar iradesizleştirilmek isteniliyor'   KJK, açıklamasında şunları belirtti: “Rejim, idam sehpasını topluma karşı bir tehdit olarak kullanıyor. Her gün onlarca insanı farklı gerekçelerle idam ederek varlığını bu şekilde sürdürüyor. Yaşadığı dış baskılara ve sıkışmışlığa karşı toplumun ve kadınların başkaldırılarını baskı, yasaklama, işkence, idam, aç bırakma ve işsiz bırakma politikalarıyla bastırarak ömrünü uzatmaya çalışıyor. Gerçekte insanlığa karşı ağır suçlar işlemiş ve meşruiyetini her açıdan kaybetmiş bir rejim söz konusudur. İdamlar rejim açısından günlük bir uygulamaya dönüşmüştür. Bu yöntemle toplumu ve kadınları iradesizleştirmek istiyor.”   İran rejiminin politikaları nedeniyle ülkede yaşamın sürekli tehdit altında olduğunu belirten KJK, kadınların ve gençlerin gelecek umutlarının baskı ve idam kararlarıyla sınırlandırıldığını vurguladı.   'Kadınların mücadelesinde korkuyorlar'   Açıklamada, kadınların devlet tarafından belirlenen sınırların dışına çıktıklarında en ağır cezalarla karşı karşıya bırakıldığı belirtilerek şöyle denildi: “Son yıllarda onlarca kadın aktivist ve siyasetçi tutuklandı ve idam edildi. Werîşe Muradî, Pexşan Ezîzî ve Nejme Emînî gibi onlarca kadın hakkında idam kararı verildi. Bu rejim kadınlara, gençlere ve topluma düşmanlık ediyor. Esas olarak kadınların etkili mücadelesinden korktuğu için baskıları ve idamları artırıyor.”   İran ve Rojhilatê Kurdistan halklarının, özellikle de kadınların rejimin politikalarına karşı sürekli mücadele yürüttüğü belirtilen açıklamada, toplumun demokratik bir sistem ve özgür yaşam taleplerini her fırsatta dile getirdiği kaydedildi.   'Mücadele büyüyecek'   KJK, rejimin bu taleplere idamlarla karşılık verdiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Irkçı, dinci ve cinsiyetçi zihniyetle toplumun ve kadınların demokratik taleplerinin ve başkaldırılarının önüne geçilmeye çalışılıyor. Bir devlet kendi toplumunu ne kadar baskı altında tutar ve korkuyla karşı karşıya bırakırsa, o toplum da rejime karşı mücadelesini sürdürecek ve sessiz kalmayacaktır. Rejim idamları, baskıları, yasakları ve tutuklamaları artırdıkça toplumun başkaldırısı ve mücadelesi de büyüyecektir.”   Zeynep Celaliyan   Kadınların ve gençlerin İran rejiminin politikalarına karşı yıllardır direndiğine dikkat çeken KJK, özellikle 18 yıldır cezaevinde tutulan Zeyneb Celaliyan’ın mücadelesine işaret etti. Celaliyan’ın yıllardır temel haklarından mahrum bırakılmasına rağmen direnişini sürdürdüğü belirtilen açıklamada, İran rejiminin onun mücadelesinin etkisini engelleyemediği ve çevresinde bir direniş halkası oluştuğu ifade edildi.   'Bu politika boşa çıkacak'   KJK, son yıllarda Werîşe Muradî ve İran cezaevlerindeki onlarca kadının da bu mücadeleyi sürdürdüğünü belirterek, şöyle devam etti: “Werîşe Muradî ve İran’ın farklı cezaevlerinde bulunan onlarca kadın bu mücadeleyi sürdürüyor ve yaygınlaştırıyor. Onlar ‘Jin Jiyan Azadî’ devriminin sembolleri ve öncüleri hâline geldiler. Onların mücadelesi ve direnişi tarihsel, toplumsal ve politik bir miras üzerinde gelişiyor ve derin bir temele dayanıyor. Kürt kadınlarının mücadelesi ve direnişi, ‘Jin Jiyan Azadî’ devrimiyle evrenselleşti ve dünyanın her yerinde bilinç yarattı. Rejim, ‘Jin Jiyan Azadî’ devriminin sesini ve etkisini susturmak için ne kadar çaba gösterirse göstersin, bu politikaları boşa çıkacaktır. Çünkü İran toplumunun içerisinde derin bir potansiyel ve dinamik vardır. Bu potansiyel her zaman canlıdır ve değişime açıktır.”   KJK Koordinasyonu, açıklamasının sonunda demokratik kamuoyuna ve bütün özgürlükçü kadınlara çağrıda bulunarak, İran rejiminin idam politikalarına karşı ortak mücadele yürütülmesini istedi.   'İdama hayır'   Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “KJK olarak demokratik kamuoyuna ve bütün özgürlükçü kadınlara çağrıda bulunuyoruz: İnsanlık dışı idam uygulamalarına karşı sessiz kalmayın. Mücadelenizi her zamankinden daha örgütlü ve kapsamlı hâle getirin. Nasıl ki bütün kadınlar tek ses ve tek tutumla ‘Jin Jiyan Azadî’ devrimine sahip çıktıysa, aynı şekilde devrimin öncülerine de sahip çıksın, idam uygulamalarını boşa çıkarsın ve önüne geçsin. ‘İdam insanlık suçudur, idam sehpasına hayır, özgür yaşama evet’ sloganıyla seferber olun.”