ÖHD’den Anadil Günü açıklaması: Kürt dili tanınmalı 2026-02-19 12:53:28   HABER MERKEZİ - ÖHD, Dünya Anadil Günü’ne ilişkin yaptığı açıklamada, Kürt dilinin resmen tanınması gerektiği ve bir statüye kavuşturulması gerektiğini belirterek, “Kürtçe, okul öncesinden üniversiteye kadar eğitim dili olmalıdır” denildi.    Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), 21 Şubat Dünya Anadil Günü’ne ilişkin birçok kentte adliye önünde basın açıklaması gerçekleştirerek, anadilin eğitim ve yaşamın her alanında olmasına dikkat çekti.   Riha   ÖHD Riha Şubesi, Kürtçe’nin resmi statüsü ve eğitim dili olması için basın açıklaması gerçekleştirdi. Urfa Adliyesi önünde yapılan açıklamaya, DEM Parti ve DBP il örgütleri de destek verdi. “Divê zimanê Kurdî bibe zimanê fermî û perwerdeyî” pankartının açıldığı açıklamada, basın metnini ÖHD Genel Merkez (GM) yöneticisi Ayşe Şehriban Demirel okudu.   Kitle, basın açıklamasının ardından Kürtçenin eğitim dili olması ve statü kazanması için topladıkları imzayı Meclis’e gönderdi.   Şirnex   ÖHD, Cizîr’de 21 Şubat Dünya Anadil Günü kapsamında basın açıklaması gerçekleştirdi. Adliye binası önünde gerçekleşen açıklamaya çok sayıda hukukçu katılırken, açıklamada “Divê zimanê Kurdî bibe zimanê fermî û perwerdeyê” yazılı pankart açıldı. Basın metnini ÖHD’li Cihat İneç okudu.   Açıklama, alkışlarla son buldu.   Açıklama sonrası avukatların imzasını taşıyan Kürtçenin resmi dil olması yönünde taleplerin olduğu mektuplar,  Meclis Başkanlığı'na gönderildi.   Wan   ÖHD Wan Şubesi, 21 Şubat Anadil Günü’ne ilişkin Wan Barosu önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. ÖHD’li avukatlar, Wan Barosu ile Komeleya Vekolîn û Perwerdeya Hiqûqê'den (DADSAZ) çok sayıda avukatın katıldığı açıklamada “Divê zimanê Kurdî bibe zimanê fermî û perwerdeyê” yazılı pankart açıldı. Kürtçe basın metnini Zinar Kef, Dimilkî metni ise Leyla Kaplan Kertiş okudu.   Mersin   ÖHD Mersin Şubesi, 21 Şubat Anadil Günü'ne ilişkin Mersin Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Kentteki demokratik kurumların da katıldığı açıklamada, "Divê zimanê kurdî bibe zimanê fermî û perwerdeyê" pankartı açıldı. Türkçe basın metnini ÖHD Şube Eşbaşkanı Av. Melek Şaraldı, Kurmancî olarak Av. Lokman Şaman, Kirmanckî olarak ise Av. Mehmet Altuntaş okudu.   Açıklamada, Kürtçenin eğitim dili olması ve üzerindeki engellerin kaldırılması gerektiğinin altı çizilerek, bu doğrultuda Meclis’in gerekli yasal düzenlemeleri yapması çağrısı yapıldı.   Ortak açıklama şöyle:    “Bütün diller insanlığın temel değerleridir ve aynı haklara sahiptir.Kürt dili insanlığın temel bir değeri ve Kürtlerin temel varlık sebeplerinden biridir. Dolayısıyla Kürt dilini yok saymak, yasaklamak, bastırmak, kuşatmak, kısıtlamak, çeşitli yol, yöntem ve araçlarla ortadan kaldırmaya ve yok etmeye çalışmak insanlığa karşı işlenmiş en büyük suçtur. Bu gerçek nedeniyle; Kürt dili, Türkiye Devleti başta olmak üzere; tüm resmi ve uluslararası kurum ve kuruluşlarca resmen tanınmalı, kullanımı tüm toplumsal ve diğer yaşam alanlarında özgür ve serbest olmalıdır.   Kürtçe’nin eşit haklara sahip olması gerekir    Kürtçe; yalnızca günlük iletişim aracı değil, aynı zamanda bir halkın duygu dünyasını, düşünsel üretimini ve toplumsal hafızasını taşıyan yaşamsal bir değerdir. Dilin kamusal alanda tanınması ve korunması; kültürel çoğulculuğun, demokratik toplum düzeninin ve insan haklarının gereğidir. Bilindiği üzere 1999’da Birleşmiş Milletler (BM) Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından kültürel çeşitliliği ve çok dilliliği desteklemek amacıyla 21 Şubat günü, Uluslararası Anadili Günü olarak kabul edilmiş, anadili ve anadilinde eğitim hakkı güvence altına alınmıştır. Dünyadaki tüm dillerin hukuk önünde eşit haklara sahip olması ilkesinden Kürtçe’nin de yararlanması gerekmektedir.   2 binden hukukçu imza    Bu temelde; Türkiye’de mevcut gelişen çözüm sürecinde aşağıda yazılı talepler neticesinde Özgürlük için Hukukçular Derneği’nin 15 Ağustos  2025 tarihinde başlattığı ve Türkiye’deki tüm hukukçuların imzasına açık olan şu taleplerin hukuken sağlanması ve korunmasına yönelik zorunluluk, 2 binden den fazla hukukçu tarafından imzalanmış ve dile getirilmiştir.   Bu kapsamda:   *Kürt dili resmen tanınmalı ve bir statüye kavuşturulmalıdır.   *Kürtçe, okul öncesinden üniversiteye kadar eğitim dili olmalıdır.   *Kürtçe dilinin kullanımı önündeki tüm hukuki ve fiili engeller kaldırılmalı, Kürtçe’nin özgür ve serbest olabilmesi için gerekli olan yasal ve anayasal adımlar TBMM tarafından gecikmeksizin atılmalıdır.   Bizler metinde imzası bulunan hukukçular olarak yukarıda dile getirilen taleplerin dikkate alınarak Kürtçe’nin Resmi Statüye Kavuşması ve Eğitim Dili olması için Meclisi bir an önce gerekli çalışmalar ve yasal düzenlemeler yapmaya çağırıyoruz.”