Kürdistan’ı Savun İnisiyatifi’nden yaptıkları ziyaretlere ilişkin açıklama 2021-06-21 15:21:50     HABER MERKEZİ - Federe Kürdistan Bölgesi’nde yaptıkları ziyaretlere ilişkin Brüksel’de açıklama yapan Kürdistan’ı Savun İnisiyatifi, “Türkiye savaş suçu işliyor, köyleri boşaltıyor ve bölgeyi ilhak etmek istiyor” dedi.     Federe Kürdistan Bölgesi’nde bir dizi temasta bulunan Kürdistan’ı Savun (Defend Kurdistan) İnisiyatifi, Belçika’nın başkenti Brüksel’deki Basın Kulübü’nde (Press Club) bir toplantı düzenledi. İnisiyatif, toplantıda Avrupa Birliği (AB) ve Birleşmiş Milletler’in (BM), Türkiye’nin Federe Kürdistan’da yürüttüğü operasyonların görülmesini istemediğine dikkat çekti. İnisiyatif üyeleri, bölgede maruz kaldıkları engellemeleri, amaçlarını ve yaşananları kamuoyuyla paylaştı.    Uluslararası Haklar ve Özgürlükleri Savunma İttifakı (AIDL) bünyesinde insan hakları ihlallerini soruşturma departmanı üyesi Andy Vermaut, “Türkiye savaş suçları işliyor, köyleri boşaltıyor ve bölgeyi ilhak etmek istiyor” dedi. Andy, konuşmasında şunları dile getirdi: “Türk devleti dronlarla bölgedeki köylüler üzerinde baskı kurdu, bölgeyi terk etmeye zorladı. Oraya giden insanlar engelleniyor, giden herkes terörist olarak görülüyor. İnsanlarla görüşmek istedik, ancak engellendik. Çok sayıda insanın orada zor koşullarda yaşadığını öğrendik. Bu da Türkiye’nin bombardımanlarından kaynaklanıyor. Metîna’da bin 500 köylü köylerini terk etmek zorunda kaldı, 22 köy boşaltıldı. İnsanlar kaçmak zorunda bırakıldı, artık kendi köylerine bile geri dönemiyorlar. Bu tamamen toplumsal dokunun bozulmasına neden oluyor, aynı zamanda ekolojik bir tahribata yol açıyor, yasadışı ağaç kesimi yapılıyor, oradaki arı kovanları zarar görüyor, çiftçiler üzerinde büyük baskı oluşturuyor.”   Andy, bölgede yaptıkları tespitleri şu şekilde sıraladı:    “* Metîna’da 7 bin hektarlık ormanlık alan yakıldı.   * Kesilen ağaçların yüzlerce kamyonla Türkiye’ye götürüldüğünü gördük.   * Şimdi de köylüler hayvanlarını satmak zorunda, çünkü hayvanlarını götürecek alan kalmadı, yaylalara ve dağlara gidemiyor. Hayvancılık yapamıyorlar.   * Avaşin’de 16 köy de boşaltıldı, Türkiye bu köylere girdi. Bu yasadışı bir şekilde Irak topraklarını ilhak etmek demek oluyor.   * Irak ve uluslararası topluma bunun önüne geçmesi için çağrı yapıyoruz.”   ‘Halkların hakkını savunmamız gerekiyordu’   Cenevre Belediye Meclisi eski üyesi Tobia Schnebli, hem Almanya hem de Hewlêr’de maruz kaldıkları engellemelere dikkati çekerek, Alman polisinin kendilerini daha Hewlêr’e gitmeden sorgulamaya başladığını söyledi. Schnebli, “Benden geçerli bir sebep istiyorlardı, daha önce karşılaşmadığım bir sorundu. Normalde geri döndüğümüzde bu tür bir karşılama oluyordu” dedi. Tobia devamında, “Bir savaş var, savaş suçları var, radikal olarak bunu belgelemek istiyorduk, bunun için oy aldık, seçildik. Dünyada baskı altındaki halkların da haklarını savunmamız gerekiyordu. Bunların başında Kürt halkı geliyor” diye konuştu.   ‘KDP tarafından bir karşı duruş vardı’   Belçika’da FTGB işçi sendikasından Quentin Courtois, anti-demokratik engellemelere dikkat çekerek, amaçlarının saldırıları durdurmak ve Kürt güçleri arasında diyalogu geliştirmek olduğunu ifade  ifade etti. Quentin, yaptıkları ziyaretlere ilişkin bilgiler verdi. Quentin, KDP güçlerinin Şengal’e ziyareti engellediğini vurgulayarak, “KDP tarafından bir karşı duruş vardı. Görüşme yapacağımız partiler arayıp görüşmeleri tek tek iptal etti. Heyette yer alan Kuzey ve Doğu Suriye’den üç kişiden 10 Haziran’dan bu yana haber alamıyoruz. Farklı partilerle görüşmeden önce tüm bunları yaşamak zorunda kaldık” sözlerini kullandı.    ‘Siyasi argümanları daha fazla geliştirebildik’   Federe Kürdistan Bölgesi Dış İlişkiler Sorumlusunun kendileriyle görüştüğünde 9 istihbarat üyesi ile geldiğini söyleyen Quentin, “Bizim amacımız Kürtler arası gerilimin tırmanmasını engellemek içindi. BM Ofisi önünde basın açıklaması yapmak ve bombalanan bölgeleri ziyaret etmemiz engellendi, otelle kapatıldık. Bu ziyaretimizin ilk bölümüydü. Daha sonra Süleymaniye’ye geçtik. Burada daha açık bir şekilde karşılandık. Siyasi argümanlarımızı daha fazla geliştirebildik. Farklı eylem ve etkinlikler yapabildik” şeklinde konuştu.   ‘Birlik için görüşmeler yapabildik’   Quentin, dün yeniden bombalanan bölgeyi ziyaret etmek istediklerini ancak Türkiye’nin baskıları sonucunda engellendiklerini ifade etti. Quentin, “Kürt halkının birliği için görüşmeler yapabildik. Bence bundan sonra bir ittifakın başlangıcı, sinyalidir. Bu Kürt güçlerine bir birlik mesajıydı. Belki Türkiye’nin geri çekilmesini sağlayamadık, ama yine de tüm Kürt örgütleri bir masa etrafında toplama konusunda bir başarı elde ettiğimizi düşünüyorum” dedi.    ‘En utanç verici medyanın sessizliği’   Quentin son olarak şöyle konuştu: “Yanlış anlaşılmasın, Kürtlerin yerini almak için burada değiliz. Bir aile şefi gibi ne yapmalarını anlatmak için orada değildik. Ama BM ve Avrupa Birliği gibi kurumlar hiçbir şey yapmıyor, oysa bu onların rolüdür. Savaş suçlarının işlendiği bir yerde onların rolü var. Onlar rollerini oynamadığı için Avrupa vatandaşları olarak bu inisiyatifi aldık. En utanç verici olan medyanın sessizliğidir.”