İran’da 35 Çocuk Hakları Kuruluşu’ndan bildiri 2026-02-18 12:43:34   HABER MERKEZİ - 35 çocuk hakları kuruluşu, zorla alınan ifadelerin medyada yayımlanmasını ve güvenlik güçlerinin okullara girişini kınadı; çocukların psikolojik, sosyal ve eğitsel desteklerle korunmasını ve tüm hak ihlallerinin derhal son bulmasını talep etti.   İran’da çocuk hakları alanında faaliyet yürüten 35 kuruluş ortak bir bildiri yayımlayarak, çocukların gözaltına alınmasını ve temel haklarının ihlal edilmesini kınadı. Kuruluşlar, çocuklara yönelik zorla alınan ifadelerin medyada yayımlanmasının, onların özel hayatını ve onurunu zedelediğini, bu durumun yaşamları boyunca taşıyacakları bir damga anlamına geldiğini ve ruh sağlıkları ile eğitim geleceklerini tehdit ettiğini vurguladı.   Bildiride; gözaltındaki tüm çocuk ve gençlerin koşulsuz serbest bırakılması, çocuklara yönelik gözaltı ve dava süreçlerinin derhal durdurulması, zorla alınan ifadelerin hiçbir mecrada yayımlanmaması, güvenlik birimlerinin okul ve eğitim ortamlarına girmesinin yasaklanması, zarar gören öğrencilere acil psikolojik, sosyal ve eğitsel destek sağlanması ve Eğitim Bakanlığı’nın son protestolarda yaşamını yitiren, gözaltına alınan ve zarar gören öğrenciler hakkında şeffaf bir rapor sunarak hesap vermesi talep edildi.   Yaşananlar uluslararası yükümlülüklerle çelişiyor   Bildiride, çocuk ve gençlere yönelik baskıcı yaklaşımların toplumsal güvenliği sağlamayacağı; aksine derin ve kalıcı yaralar ile güvensizlik yaratacağı ifade edildi. Metinde, daha önce cezaevleri kurumu ve Eğitim Bakanlığı’na öğrencilerin gözaltına alınması konusunda yazı gönderildiği ancak yanıt alınamadığı da hatırlatıldı. Çocuklara yönelik gözaltı, dava açma, zorla televizyon itirafları yayımlama ve güvenlikçi müdahalelerin, insan onuruna aykırı olduğu ve devletlerin çocuk haklarına ilişkin uluslararası yükümlülükleriyle çeliştiği belirtildi.   Okullar korku alanına dönüştü   Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne atıf yapılan bildiride, “çocuğun üstün yararı” ilkesinin ve yaşam, gelişim ve korunma hakkının tüm karar ve uygulamaların temelini oluşturması gerektiği vurgulandı. Zorla ifade alma, psikolojik baskı, tehdit ve çocuklar hakkında dosya hazırlanmasının bu ilkelere aykırı olduğu kaydedildi. Ayrıca İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi uyarınca her bireyin onur, kişisel güvenlik ve adil yargılanma hakkına sahip olduğu; bu hakların çocuklar açısından daha da büyük önem taşıdığı belirtildi. Bildiride, bazı okullara güvenlik güçlerinin girdiğine dair haberlerin kaygı verici olduğu, bunun eğitim ortamının güvenliğini zedelediği ve okulları korku alanına dönüştürdüğü ifade edildi. Özellikle Eğitim Bakanlığı’nın sessizliğinin, öğrencileri koruma yönündeki yasal ve ahlaki sorumlulukla bağdaşmadığı dile getirildi.   Bildiriyi imzalayan kuruluşlar, çocukların ve gençlerin duygularının siyasi ya da hizipsel amaçlarla kullanılmasını da kesin bir dille reddetti; onların güç mücadelelerinin aracı haline getirilmemesi gerektiği ve fiziksel ile psikolojik güvenliklerinin korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğu vurgulandı.