Kadın Devrimi’nin kazanımları için kampanya 2026-02-18 15:55:58   HABER MERKEZİ- Rojava ve Kuzey ve Doğu Suriye’deki kadın örgütleri, kadın kazanımlarının yeni Suriye anayasasında açık biçimde yer almasını isteyerek, uluslararası toplumu ve demokratik güçleri kadın ittifaklarını büyütmeye çağırdı.   Rojava ve Kuzey Doğu Suriye’deki bir grup kadın örgütü, Qamişlo’da açıklama yaptı. Açıklamada, “Her şeyden önce, öncü kadınların ve şehitlerin kanıyla yazılmış büyük fedakarlıkların önünde saygıyla eğiliyoruz. Onlar biz dışlanma karanlığından öncülüğün ışığına geçebilelim diye bedenlerini bir köprü, iradelerini bir yol yaptılar. Rojava’daki kadın örgütleri olarak bugün koruduğumuz her kazanımın, onların mirasına sadakatle bağlılık olduğunu ve bu mirası boşa harcamamaya ya da pazarlık konusu yapmamaya kararlı olduğumuzu vurguluyoruz” denildi.   Açıklamada şu ifadelere yer verildi:   “Geçici hükümete bağlı çeteler tarafından işlenen vahşetlere tanık oluyoruz; Deniz’in üçüncü kattan atılmasından, bir savaşçının örgüsünün soğuk kanlılıkla kesilmesine kadar insanlık değerlerini aşan zalimce uygulamalar bunlar. Bu ihlaller, öfkeyle dolu selefi bir erkek egemen zihniyetin açık bir ifadesidir; özünde terörü yenmiş kadının iradesini kırmayı ve toplumu, onun simgesel ve estetik değerlerini hedef alarak korkutmayı amaçlamaktadır.”   ‘Haklarımızı dilenmiyoruz’   Açıklamada, Kuzey ve Doğu Suriye’de ve tüm Suriye’de Kadın Devrimi’yle elde edilen kazanımların bir lütuf değil, dışlayıcı zihniyetten hakların zorla alınması olduğu vurgulanarak, “8 Mart yaklaşırken, direnç ruhuyla, pes etmeden, tüm alanlarda mücadeleyi artıracak büyük ulusal ve uluslararası bir kampanyanın başlatıldığını ilan ediyoruz. Haklarımızı dilenmiyoruz; uluslararası toplumu ve demokratik güçleri tarihi sorumluluklarının önüne koyuyoruz ve taleplerimizi pazarlık veya erteleme kabul etmeyen haklar olarak sunuyoruz” denildi.   Kadınlar ve kazanımlar için çağrı   Kuzey ve Doğu Suriye’de ve genel olarak Suriye’de kadınların yeni anayasaya açık ve net biçimde dahil edilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, 30 Ocak’ta üzerinde anlaşmaya varılan maddelerin eksiksiz uygulanması, tüm kurumlarda kadınların gerçek ve bağımsız katılımının sağlanması belirtildi.“Ortak başkanlık” sisteminin anayasal olarak tanınması ve devletin tüm kademelerinde ve anayasa hazırlık komisyonlarında kadın kotasının yüzde 50’den az olmaması gerektiği vurgulandı. Ayrıca Kürtlerin dil ve kültürel haklarını koruyan 13 numaralı kararın anayasal olarak benimsenmesi, tüm Suriye bileşenleri ve mezheplerinin haklarının korunması istendi.   Açıklamada, kadınların ve toplumsal bileşenlerin haklarını koruyan demokratik bir anayasanın yeniden yazılması için gerçek katılımcı komiteler oluşturulması, Kadın Savunma Birlikleri’nin (YPJ) özel yapısının korunması ve anayasal olarak savunma sisteminin temel bir parçası olarak tanınması, savaşçı kadınların tarihsel rolüne saygı, kadına yönelik tüm vahşi suçların faillerinin anında cezalandırılması ve geçiş adaleti ilkelerinin uygulanması çağrısı yapıldı.   ‘Özgürlüğün son savunma hattı’   Açıklamada ayrıca, tüm zorla yerinden edilmiş ve göç ettirilmiş kişilerin güvenli ve gönüllü olarak evlerine dönmelerinin sağlanması, uluslararası garantilerin sunulması, kadın öncülüğündeki özerk yönetim modelinin uluslararası toplumca tanınması ve bunun Suriye’nin demokratik, çoğulcu ve yerinden yönetimli bir geleceğe geçişi için bir ulusal model olarak kabul edilmesi istendi.   Rojava ve Kuzeydoğu Suriye’deki kadın örgütleri, dünyadaki tüm kadın hareketlerine ve demokratik güçlere şu çağrıyı yaptı: “Bugünkü mücadelemiz, selefi karanlığa ve erkek egemen zihniyete karşı özgürlüğün son savunma hattıdır. Kadınına yönelik saldırı, küresel demokrasinin kalbine yapılmış bir darbedir. Bu nedenle, kadın ittifaklarını güçlendirmeye ve Suriye’nin gelecekteki anayasasının toplumun yarısını dışlayan bir zihniyetle yazılmamasını sağlamak için uluslararası baskıyı artırmaya çağırıyoruz.”