Kuşatma altındaki Kobanê için uluslararası kamuoyuna çağrı 2026-03-09 09:04:11   İSTANBUL - TJA aktivisti Sebat Karul, kuşatma altındaki Kobanê’de yaşanan insani krize karşılık uluslararası kamuoyunun sesini çıkarması gerektiğini söyleyerek, kuşatmaya karşı topyekûn örgütlenme ve ses çıkarılması gerektiği mesajını verdi.    HTŞ çetelerinin 20 Ocak'ta Kobanê'ye yönelik başlattığı kuşatma sürüyor. Kobanê'ye yönelik kuşatma 29 Ocak'ta Demokratik Suriye  Güçleri (QSD) ile HTŞ arasında varılan anlaşma gereği kaldırılması gerekirken kentte anlaşmanın uygulanmasına yönelik somut bir adım atılmadı. Saldırıların başlamasıyla birlikte Tebqa, Reqa ve Halep’ten Kobanê'ye göçlerin yaşanmasıyla kentin nüfusu 600 bini aştığı belirtiliyor. Kuşatma nedeniyle kentte barınma, gıda, temiz su ve sağlık hizmetine erişimde büyük sıkıntılar yaşanırken, insani kriz her geçen gün derinleşiyor.   Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Sebat Karul, 20 Ocak’tan bu yana kuşatma altındaki Kobanê’de devam eden duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu.    ‘Kobane’de insani kriz sürüyor’   Kobanê’deki sivil koordinasyonla temas halinde olduklarını ifade eden Sebat Karul, kentten gelen bilgilerin insani krizin sürdüğünü ortaya koyduğunu belirterek, “Bu sadece bir yardım meselesi değil, yaşam hakkı meselesidir. Özellikle sağlık koridorunun acilen oluşturulması gerekiyor. Herkesin bu yaşananları görmesi ve buna karşı sesini yükseltmesi gerekiyor. İşgal çok kapsamlı, sadece bir çembere alınma değil. Çocuklar donarak hayatını kaybederken, şu ana kadar ses çıkarmayan uluslararası kamuoyunun, kendine ‘insanım’ diyen herkesin artık sesini çıkarması gerekiyor” dedi.   ‘Askeri tehdit algısı devam ediyor’   Kobanê’deki kadın kurumlarının dayanışma kurmakta zorlandığını dile getiren Sebat Karul, dışarıdan yeterli destek gelmemesi nedeniyle kurumlar arası dayanışmanın da engellendiğini söyledi. Sebat Karul, kadınların bir araya gelmesinin hedef alındığını belirterek, “Dört parçada ve diasporada güçlü bir ses yükseltilmesi lazım” dedi. Kobanê’de askeri tehdit algısının devam ettiğini de söyleyen Sebat Karul, “Fırından ekmek almaya giden halka davranışlarından, çocuklara, kadınlara karşı davranışlarından anlayabiliyoruz” diye konuştu.   Miras vurgusu   Geçmişte DAİŞ saldırılarına karşı kadınların güçlü bir direniş sergilediğini anlatan Sebat Karul, “YPJ deneyimiyle bizler, kadının gerektiğinde silahıyla canını koruyabilecek nitelikte olduğunu çok net gördük. O yüzden bu mirası korumak çok önemli. Biz kadın hareketi olarak bu mirastan güç alıyoruz ve bu mirası sonuna kadar sürdürmeyi de hedefliyoruz” sözlerini kullandı.    ‘Topyekûn ses çıkarılmalı’   Genç kadınlara bu süreçte çok önemli görevlerin düştüğünü kaydeden Sebat Karul, son olarak şunları dile getirdi: “Özellikle bu sürecin öncülüğünü yapmaları gerekiyor. ‘Genç başladı, genç bitireceğiz’ şiarına layık pratiklerin sergilenmesi gerekiyor. Kamuoyunu oluşturup o örgütlü gücü ortaya çıkarmak gerekiyor. Orada bir halk kuşatma altında. Çocukların donarak ölmesi, insanlığa yakışır bir durum değil. Sadece empati yapılması gerekiyor. Bunun için o halkın bir neferi olmak gerekmiyor. Topyekûn örgütlenme ve ses çıkarılması lazım.”