Newroz çağrısı: Özgürlük ateşini birlikte harlayalım 2026-03-11 09:04:27   Elfazi Toral   İSTANBUL – Newroz deklarasyonuna katılan kadınlar, Kürt halkının tarihsel kazanımlarına sahip çıkmanın ve barış ile demokrasi taleplerini büyütmenin hem tarihsel hem de insani bir sorumluluk olduğunu belirterek, herkesi Newroz alanlarında buluşmaya çağırdı.   Bu yıl Newroz Bayramı için Amed ve İstanbul’da, siyasi parti temsilcilerinin katılımıyla 9 Mart’ta düzenlenen basın toplantılarında deklarasyon açıklandı. “Newroza Azadî û Yekîtiya Demokratîk” ve “Özgürlük ve Demokrasi Newrozu” şiarlarıyla kutlanacağı duyurulan Newroz programı da kamuoyuna ilan edildi.   İstanbul’daki deklarasyon açıklamasına katılan siyasi parti temsilcileri, ajansımıza konuştu.   Talepler   Newroz’u, barışın toplumsallaşması ve demokratik toplumun inşa sürecinde karşıladıklarını dile getiren Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Feray Mertoğlu, Kürt halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Barış ve Demokratik Toplum için yaptığı çağrıya duyarlı yaklaşılması gerektiğini söyledi. PKK’nin kendini feshetmesi yönünde çeşitli adımlar attığını anımsatan Feray Mertoğlu, “Ancak bu yılki Newroz’da; başta kadınlar, gençler, tüm emekçiler ve işçiler olmak üzere bütün toplumsal kesimler olarak, AKP-MHP iktidarı tarafından ikinci adımın atılmasını bekliyoruz. Örneğin; Sayın Öcalan'ın cezaevi koşullarının iyileştirilmesi, çözüm ve müzakere sürecine dahil olmasının olanaklı hale getirilmesi, yani herkesle rahatlıkla görüşebilmesi oldukça önemlidir. Aynı zamanda hasta tutsakların serbest bırakılması ve Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) kaldırılması büyük önem taşımaktadır. Belediyelere atanan kayyumların kesinlikle geri gönderilmesi ve seçilmiş belediye başkanlarının görevlerine iade edilmesi de öncelikli taleplerimiz arasındadır” dedi.   ‘Barışın toplumsallaşmasını istiyoruz’   Ekonomik krizin girdabında kadınlar ve gençlerin büyük bir yoksullukla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Feray Mertoğlu, “Gençler barınamıyor, kiralar çok yüksek; herkes bir yoksulluk sarmalının içinde. İnsanların aldığı zamlar, iktidarın yaptığı yeni zamlarla anında eriyip gidiyor. Bu nedenle buna acilen bir çözüm bulunması gerekiyor. Bir yoksulluk girdabında debeleniyoruz ve bunun için mücadele etmemiz şart. Tüm bu taleplerin yerine getirilmesi için siyasi tutsakların derhal serbest bırakılması, aralıksız devam eden gözaltı ve tutuklama furyasının son bulması gerekmektedir. Eğer demokratikleşmek ve barışın toplumsallaşmasını istiyorsak, toplumda umut yaratacak ve bu yönde çaba sarf edilmesini sağlayacak somut adımlar atılmalıdır. Şu an savaşın eşiğindeyiz; İran, Suriye ve Filistin’deki savaşın gölgesinde yaşıyoruz. Bu savaş sadece oradaki halkları değil, bütün Ortadoğu coğrafyasını etkiliyor. Bu savaş karşıtlığı üzerinden tüm demokrasi güçlerinin Newroz alanlarını doldurması ve taleplerini yükseltmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu nedenle, 22 Mart saat 11.00’de Yenikapı’da herkesin bu talepleri haykırmak, birbirine güç, destek ve ses olmak için orada olması gerektiğine inanıyorum” şeklinde konuştu.   ‘Tarihsel bir birikime sahip çıkmalıyız’   Alın Teri’den Mürüvet Küçük, Newroz Bayramı’nın çok kritik bir dönemde kutlandığını söyledi. Mürüvet Küçük, “Kürdistan’ın dört parçasında; Güney’de, İran’da, Rojhilat’ta, Rojava’da ve burada çok önemli gelişmeler yaşanıyor. Kürt halkı, hem yıllar içerisinde ilmek ilmek ördüğü tarihsel birikimi ve kazanımları kaybetme riskiyle karşı karşıya hem de kendi öz gücüne ve dört parçadaki ulusal birliğine güvendiği oranda bu kazanımları daha ileriye taşıma fırsatına sahip. Newroz’u tam da böylesine keskin bir dönemeçte karşılıyoruz. Yıllar sonra görüyoruz ki Kürtler, dört parçada kendi talepleri ve kazanımları için ayakta. Türkiye özelindeki süreçten bahsedecek olursak, açıkçası tablo çok umut verici değil. Aradan uzun zaman geçmesine rağmen en temel demokratik talepler bir yana, yasal zorunluluklar bile yerine getirilmiş değil. İktidar, Kürt halkını bir beklenti içerisine sokarak süreci kendi iç cephesini güçlendirmenin bir aracı haline getirmeye çalışıyor. Bu esnada Kürt halkını bölmeye, karşı karşıya getirmeye ve Özgürlük Hareketi’nin yarattığı tarihsel birikimi iç gerilimlerle eritmeye dönük hamleler yapıyor” diye belirtti.   ‘Ezilen bir ulusun bedellerine sahip çıkmak, insan olmanın bir gereğidir’   Mürüvet Küçük, devamında şunları paylaştı: “Ancak bu Newroz, mevcut siyasi süreçlerin ötesinde, Kürt uluslaşmasının dört parçada çok güçlü bir zemine oturduğu koşullarda karşılanıyor. Kürt halkı, yaşadığı deneyimlerden çıkardığı sonuçları artık net bir şekilde ifade ediyor: 'Biz kimseden medet ummadan, bir yere dayanmadan, kendi öz gücümüz ve örgütlülüğümüzle bu süreci inşa edeceğiz.' Bu oldukça doğru bir tespittir. Elbette Türkiye’de ve Ortadoğu genelinde bu kazanımları kucaklayacak, ezilen bir ulusun tarihsel özlemlerine yanıt verecek güçlü bir devrimci-demokratik dinamik olsaydı süreç çok daha anlamlı olurdu; fakat nesnel olarak şu an bu zeminin zayıf olduğunu görüyoruz. Newroz artık anonimleşmiş bir bayram. Ancak bu anonimlik, kendiliğinden ya da bedelsiz oluşmadı. Onlarca yıllık zorlu ve anlamlı bir mücadelenin sonucunda bir destan ete kemiğe büründü ve güncel bir direniş manifestosuna dönüştü. İşçisiyle, emekçisiyle, kadınıyla ve genciyle herkesin farklı taleplerine rağmen aynı potada birleştiği bir gün haline geldi. Herkes geleceğe dair özlemleriyle alanlara geliyor.   Bu yılki Newroz'un, yapay sınırların ve duvarların çeşitli modellerle aşılması özleminin cisimleştiği bir yıl olacağını düşünüyorum. Bu özgürlük ve demokrasi Newrozu, sadece Kürt halkına değil; onun dostlarına, devrimcilere, sosyalistlere ve ilerici güçlere de büyük görevler yüklüyor. Ezilen bir ulusun lehine sonuçlanacak her gelişme, aslında dünya ezilenlerinin lehinedir. Bizler sosyalistler ve komünistler olarak Kürt halkının yanında olmaya devam edeceğiz. Bu hem tarihsel bir görev hem de insani bir zorunluluktur. Ezilen bir ulusun ödediği bedellere sahip çıkmak, insan olmanın bir gereğidir. Bu bilinçle herkesi Newroz alanlarına çağırıyorum.”   8 Mart vurgusu   DEM Parti Meclis Üyesi Aylin Hacaloğlu ise, “Her yıl olduğu gibi bu yıl da Newroz bizler için çok kıymetli ve önemli. Ancak bu senenin özel bir anlamı var; çünkü bu süreci 'Barış ve Demokratik Toplum' çağrısıyla karşılıyoruz. Halkın barışa ve demokrasiye dair büyük bir beklentisi var. Barışın ve demokrasinin toplumsallaşması için büyük bir çaba gösterdiğimiz bu dönemde, tüm kitlelerle birlikte 22 Mart’ta Yenikapı’da olacağız. Bu süreci güçlü bir şekilde göğüslememiz ve Newroz'u hep birlikte kucaklamamız gerekiyor. Bu nedenle herkesi Newroz alanına bekliyoruz. Toplumsal barışın inşa edilmesinde hepimizin emeğinin ve çabasının olduğu bu kritik süreçte; büyük bir neşeyle, umutla ve dayanışmayla alanları doldurmalıyız. Kutladığımız 8 Mart Dünya Kadınlar Günü çok güçlü geçti. Alanlardaki kitlemizde ciddi bir umut ve beklenti olduğunu gözlemledik. 8 Mart’taki bu güçlü duruşun ardından, Newroz’un da aynı kararlılık ve coşkuyla geçeceğinden eminim” dedi.