İHD’den çağrı: Barış için yasal düzenlemeler şart 2026-04-27 13:34:57   HABER MERKERZİ- Birçok kentte, “Silahsızlanma ve barış hukuki reformlarla güvence altına alınmalıdır” başlığıyla açıklama yapan İHD, çatışmasızlık ve silahsızlanma ile elde edilen bu tarihi fırsatın kalıcı bir barışa dönüşmesi için siyasi ve hukuki adımların atılması çağrısında bulundu.     İnsan Hakları Derneği (İHD) birçok kentte, “Silahsızlanma ve barış hukuki reformlarla güvence altına alınmalıdır” başlığıyla açıklama yaptı.   İstanbul   İHD İstanbul Şubesi basın toplantısını dernek binasında gerçekleştirdi. Salonda "Silahsızlanma ve barış Hukuki reformlarla güvence altına alınmalıdır" yazılı pankart asılırken basın metnini İHD Eş Genel Başkanı Oya Ersoy  okudu.    Açıklamada iktidar mensuplarına entegrasyon yasalarının çıkarılması konusunda adım atma çağrısında bulunuldu.    Wan   İnsan Hakları Derneği (İHD) Wan Şubesi "Silahsızlanma ve barış hukuki reformlarla güvence altına alınmalıdır" şiarıyla Sanat Sokağında basın açıklaması gerçekleştirdi. “Silahsızlanma ve barış hukuki reformlarla güvence altına alınmalıdır” yazılı pankartın açıldığı açıklamaya sivil toplum örgütü temsilcileri, siyasi parti temsilcileri ve yurttaşlar katıldı. Açıklamayı kitle adına İHD Wan Şube Başkanı Mehmet Salih Çoşkun okudu.     Açıklama alkışlarla son buldu.    Şirnex   Şirnex'in Cizîr ilçesinde İnsan Hakları Derneği (İHD) eşzamanlı olarak birçok kentte "Silahsızlanma ve barış hukuki reformlarla güvence altına alınmalıdır" şiarı ile "Barış ve Demokratik Toplum Sürecine" ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Sanat Sokağında gerçekleşen açıklamaya kentte bulunan birçok sivil toplum örgütü temsilcisi ve siyasi parti temsilcisi katılım sağladı. Açıklamada "Silahsızlanma ve barış hukuki reformlara güvence altına alınmalıdır" yazılı pankart açıldı.   Basın metnini İHD Şirnex şebe üyesi Haşim Toğurlu okudu.   Amed    Amed’de ortak açıklama metnini İHD Eş Genel Başkan Yardımcısı Ercan Yılmaz okudu.   Açıklama alkış ve sloganlarla son buldu.   İzmir    İHD İzmir Şubesi, sürece dair "Silahsızlanma ve barış hukuki reformlarla güvence altına alınmalıdır" başlığıyla yapılan ortak basın açıklamasını, dernek binasında, basın toplantısıyla gerçekleştirdi. Basın metnini dernek adına İHD MYK ve Ege Bölge Temsilcisi Vetha Aydın Yüksel okudu.   Mersin   İH Mersin Şubesi, “Barış ve Demokratik Toplum” sürecine dikkat çekmek için açıklama yaptı. Açıklama dernek binasında yapılırken, Mersin Demokratik Kurumlar Platformu destek verdi. Açıklamanın yapıldığı salona, “Bu topraklarda barışa ihtiyacımız var” pankartı yanı sıra “Herşeye rağmen barış”, “ Bijî aşitî” ve “Ji bo herkesî wekhevî, ji bo wekheviyê aştitî” dövizleri taşıdı. Açıklamayı okuyan İHD Mersin Şubesi Üyesi Şükran Aktaş,   İHD olarak kalıcı barışın ve demokratik bir düzenin inşası için bütün siyasi mahpusları özgürlüklerine kavuşturacak bir yasal düzenlemenin yapılmasını talep ettiklerini söyleyerek, “Demokratik bir toplum düzeni ve güvenli bir gelecek ancak geçmişle yüzleşme, hakikat ve onarım süreçlerinin işletilmesi ile mümkün olacaktır. Bu bağlamda tarafların sivillere karşı işlediği suçlar bakımından hakikat, adalet ve onarımı odağına alan koşullu sorumluluk mekanizmaları kurulmalı ve etkin bir şekilde işletilmelidir” diye konuştu.   Ankara    İHD Ankara Şube, "Silahsızlanma ve barış hukuki reformlarla güvence altına alınmalı" talebiyle şube binasında basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasına DEM Parti Ankara İl Eş Başkanları Tatlıgül Gül ve Fatin Kanat, il yöneticileri de katıldı. Basın açıklamasını gerçekleştiren İHD Ankara Şube Eş Başkanı Sevil Turgut, PKK’nin silah bırakmasına ilişkin çerçeve yasanın, daha fazla ertelenmeden en kısa zamanda çıkarılması gerektiğini söyledi. Yanı sıra siyasi tutsakların özgürlüklerine kavuşması, AİHM veya AYM kararlarının uygulanmasına dikkat çekti.     Agirî    Agirî'de İHD Agirî Şubesi, Cumhuriyet Caddesi üzerinde "Silahsızlanma ve Barış hukuki reformlarla güvence altına alınmalıdır" şiarıyla basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya, İHD yöneticilerinin yanı sıra kentteki demokratik kitle örgütü temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı. Kitle adına açıklama metnini  Mazlum Doğan Şengül okudu.    Îdir   İHD İdir Şubesi, "Silahsızlanma ve Barış hukuki reformlarla güvence altına alınmalıdır" şiarıyla İrfan Caddesi üzerinde bulunan İnsan Hakları Anıtı önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya, İHD yöneticilerinin yanı sıra kentteki demokratik kitle örgütü temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı. Kitle adına basın metnini İHD yöneticisi Şaziye Cantepe okudu.   Ortak açıklama şöyle:    “Türkiye, Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl çözümü konusunda toplumun tüm kesimlerinde büyük bir umut yaratan, ancak bir yandan da belirsizliklerle örtülü tarihi bir süreçten geçmektedir. 1 Ekim 2024 tarihinde başlayan süreç, PKK’nin silah bırakma ve kendini feshetme kararıyla somut bir aşamaya evrilmiş, silahların susmasıyla birlikte gelişen diyalog kanalları tüm hak savunucuları ve toplum tarafından memnuniyetle karşılanmıştır.  İnsan Hakları Derneği olarak, silahların susmasının ve çatışmalı ortamdan kaynaklı yaşam hakkı ihlallerinin ortadan kalkmasının tek başına bütün halkların barış fikri etrafında bir araya gelmesi için yeterli bir neden olduğu kanaatindeyiz. Bununla birlikte, hukuksal reformlarla desteklenemeyen ve hukuki bir güvenceye bağlanmayan müzakere süreçlerinin kalıcı barışla sonuçlanması da mümkün görünmemektedir.    Hiçbir adımın atılmamış olması endişe verici    Nitekim 2013–2015 yılları arasında yürütülen çözüm sürecinin başarısızlıkla sonuçlanmasının sebeplerinden biri de hiç kuşkusuz sürecin gereklerine dair hukuki ve idari reformların hayata geçirilmemesiydi. Türkiye’nin yakın geçmişteki başarısız çözüm girişimi ve dünya örnekleri gözetildiğinde barış sürecinin kesintiye uğramaması ve nihai olarak da başarıya ulaşması için gerekli reformların hızlıca hayata geçirilmesi hayati önem taşımaktadır. Mevcut durumda fiili silahsızlanma iradesine karşılık, devletin bu iradeyi destekleyecek ‘geçiş dönemi yasalarını’ hayata geçirme konusunda söylem düzeyinde kalan bazı beyanlar haricinde süreci tahkim edecek somut adımlara dönüşmemiştir. Dünyadaki çatışma çözümü deneyimleri göstermiştir ki; hukuki ve idari reformlarla desteklenmeyen, yasal statüye kavuşturulmayan müzakere girişimleri, tekrarlanma ve eskiye dönüş riski taşımaktadır. Kürt meselesinin çözümü konusunda önemli bir adım olarak değerlendirdiğimiz TBMM Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun, nihai raporunu tamamlayıp Meclise sunmasının üzerinden iki ayı aşkın bir süre geçmiştir. Siyasi aktörler yapılması planlanan reformlara dair bayram sonrasını işaret etmesine rağmen bugüne kadar hiçbir adımın atılmamış olması endişe vericidir.    Yasal adımlar atılmalı    2025 yılı içerisinde de muğlak da olsa çeşitli zaman dilimlerine infaz yasası başta olmak üzere bazı yasal düzenlemelere işaret edilmiş ancak her defasında ulusal ve bölgesel gelişmeler gerekçe gösterilerek geri adım atılmıştır.  Hükümet, Kürt meselesinin çözümünü konjonktürel bir zorunluluktan ziyade temel hak ve özgürlükler perspektifinden stratejik bir bakış açısıyla ele almalıdır. Bu bağlamda süreç, yalnızca bir güvenlik veya teknik silahsızlanma meselesi olarak değil, Türkiye’nin demokratikleşme kapasitesini güçlendirme, kalıcı iç barışı kurma iradesi ve nihayet bölgesel krizler karşısında ulusal ve bölgesel istikrar üretme becerisini de kapsayacak bir şekilde düzenlenmelidir.  Dünya deneyimleri, çatışma çözümlerinin en zor ve uzun süren aşamasının ‘silahsızlanma’ aşaması olduğunu göstermiştir. Buna karşılık Türkiye’de bu evre sorunsuz bir şekilde ve sürecin hemen başında gerçekleşmiş, devletin bu aşamayı tahkim edecek düzenlemeler yapması beklenmektedir. Fiili olarak sağlanan silahsızlanma, başkaca teyit ve tespit koşuluna bağlanmaksızın, yasal adımlarla güvence altına alınmalıdır. Hükümet zaman geçirmeden ve muhtemel yol kazalarına mahal vermeden PKK’nin silahsızlanma kararını tahkim edecek adımlar atmalı ve bu konuda ivedilikle gerekli yasal düzenlemeleri yapmalıdır.    İzleme ve Denetleme Komisyonu oluşturulmalı   Bu kapsamda; PKK’nin silah bırakmasına ilişkin çerçeve yasa, daha fazla ertelenmeden en kısa zamanda çıkarılmalı ve aşağıdaki hususları içermelidir. Bu yasa: Yasa geniş ve kapsamlı olmalı, çatışmanın bütün sonuçlarını tamamen bertaraf etme amacı taşımalıdır. Bütünlükçü bir bakışla kaleme alınmalı, açık ve ölçülebilir bir amaç taşımalıdır. Yasa kapsamına aldığı grupları açıklıkça belirmeli ve bunu yaparken grup üyelerinden hiçbirinin dışarıda bırakılmamasına özen göstermelidir.  Yasa metni açık, yoruma kapalı ve öngörülebilir olmalı, infaz ve dönüş süreçlerinde idari ve hukuki keyfiliği önleyecek kesinlikler ve güvenceler içermelidir.  Silah bırakanların eğitim, sağlık, istihdam ve benzeri alanlardaki gereksinimlerini karşılamak üzere destek mekanizmaları kurmalıdır. Bu yasanın uygulanmasını izlemek üzere TBMM bünyesinde tıpkı TBMM Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu örneğinde olduğu gibi tüm siyasi partilerin katılımıyla bir ‘İzleme ve Denetleme Komisyonu’ oluşturulmalıdır. Bu komisyon, belli aralıklarla hazırladığı raporları Meclis’e sunmalıdır. Bu Komisyon sivil toplum örgütlerinin katılımına açık,  somut ve süreklilik arz eden bir çalışma yöntemi geliştirmelidir.    AYM ve AİHM kararları yerine getirilmeli    İHD olarak kalıcı barışın ve demokratik bir düzenin inşası için bütün siyasi mahpusları özgürlüklerine kavuşturacak bir yasal düzenlemenin yapılmasını talep ediyoruz.  Demokratik bir toplum düzeni ve güvenli bir gelecek ancak geçmişle yüzleşme, hakikat ve onarım süreçlerinin işletilmesi ile mümkün olacaktır. Bu bağlamda tarafların sivillere karşı işlediği suçlar bakımından hakikat, adalet ve onarımı odağına alan koşullu sorumluluk mekanizmaları kurulmalı ve etkin bir şekilde işletilmelidir.  TBMM Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından meclise sunulan nihai raporun 7. Bölümünde belirtilen tüm demokratikleşme adımları ivedilikle hayata geçirilmelidir. Bu kapsamda: Hukuk devletinin yeniden inşası ve hukuki güvenlik ilkesi gereğince AİHM ve AYM kararlarının gereği yerine getirilmelidir. Kayyım uygulamasına son verilerek kayyım atanan belediyelerin seçilmiş başkanları görevlerine iade edilmelidir.  Yaşam hakkı tehdidi ve birçok ihlal ile karşı karşıya olan hasta mahpuslar derhal serbest bırakılmalı bu konuda yasal ve idari reformlar gerçekleştirilmelidir.  Mahpusların tahliyelerini keyfi bir şekilde engelleyen İdare ve Gözlem Kurulları kaldırılmalı, mahpusların infaz süreleri kanunla belirlenmeli, mahpusların denetimli serbestlik hakkından yararlanmalarını engelleyen ve açık cezaevine ayrılma taleplerinin reddeden keyfi ve gayri-hukuki tutumlara son verilmelidir.  Belediye Başkanları, siyasi aktörler ve gazeteciler ve sivil toplum örgütü temsilcilerine yönelik yargısal tacizden vazgeçilmeli, tutuksuz yargılama bütün yargısal süreçlerde esas alınmalıdır.    Tarihi fırsatın kalıcılaşması için adımlar hayata geçirilmeli    KHK ile işten atılan memur ve işçiler göreve iade edilmelidir.  erörle Mücadele Kanunu (TMK) kaldırılmalı, TCK ve ilgili mevzuatın AİHM ve AYM kararları doğrultusunda öngörülebilirlik ve kanuni belirlilik ilkesi çerçevesinde yeniden düzenlenmelidir. İnsan Hakları Derneği olarak, çatışmasızlık ve silahsızlanma ile elde edilen bu tarihi fırsatın kalıcı bir barışa dönüşmesi için siyasi ve hukuki adımların mümkün olan en kısa süre içinde hayata geçirilmesi talebimizi yineliyoruz.”