Tutsak Nubahar Özdemir için İHİK’ye başvuru 2026-04-30 12:13:43   ANKARA - DEM Parti Şirnex Milletvekili Newroz Uysal Aslan, Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutsak bulunan Nubahar Özdemir’in durumunu Adalet Bakanlığı’na sorarken, incelenmesi içinde İHİK’e başvuruda bulundu.    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Şirnex Milletvekili Newroz Uysal Aslan, Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü Nubahar Özdemir’in durumunu, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e sorarken, Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanlığı’na başvuruda bulundu.    Hücrede 2,5 yıldır tutuluyor   Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası kapsamında tutulan Nubahar Özdemir’in yaklaşık 10 yıldır cezaevinde olduğu, son 2 buçuk yıldır ise tek kişilik hücrede tutulduğu belirtildi. Aynı cezaevinde bulunan mahpusların aktardığına göre Nubahar Özdemir’in psikolojik sağlığı son dönemde ağırlaştığı belirtilen başvuruda, tutsakların anlatımlarına göre Nubahar Özdemir’in birden fazla kriz geçirdiği, bu krizlerden birinin hücresinde, diğerinin ise havalandırma sırasında yaşandığı, ardından acile kaldırıldığı ve ruhsal sağlık tanıları konularak ilaç tedavisine başlandığı ifade edildi.   Talepler karşılanmadı   Cezaevinde bulunan tutsakların, Nubahar Özdemir’in hücre koşullarından çıkarılması, daha uygun bir odaya alınması ya da başka bir cezaevine sevk edilmesi yönünde taleplerde bulundu. Ancak bu taleplerin karşılanmadığı belirtildi. Başvuruda, idarenin yalnızca mevcut infaz rejimini sürdürdüğü, ruhsal sağlık riskini azaltmaya yönelik sosyal temas, gözlem ve destek mekanizmalarının yeterince işletilmediği vurgulandı.   ‘Tecrit koşulları ruhsal çöküşü derinleştiriyor’   Başvuruda, ağırlaştırılmış müebbet infaz rejimi kapsamında uzun süreli hücrede tutulmanın tutsakların ruhsal bütünlüğü üzerinde ağır etkiler yarattığına dikkat çekildi. Hücre koşullarının yalnızca fiziksel değil, ruhsal ve toplumsal bir daralma yarattığı ifade edildi. Tek kişilik hücre, sınırlı havalandırma ve kısıtlı sosyal temasın; sohbet, spor ve ortak etkinlik olanaklarının yetersizliğiyle birlikte tutsakların ruhsal sağlığını doğrudan etkilediği belirtildi. Yaşanan krizlerin bireysel bir durumdan ziyade tecrit koşullarının sonucu olduğu kaydedildi.   Yasal yükümlülüklere dikkat çekildi   Başvuruda, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un, tutsakların  yaşam hakkı ile beden ve ruh bütünlüğünün korunmasını zorunlu kıldığı hatırlatıldı. Ağırlaştırılmış müebbet infaz rejiminin bu yükümlülükleri ortadan kaldırmadığı, aksine devletin sorumluluğunu artırdığı vurgulandı.   ‘Acil inceleme yapılmalı’   Başvuruda, Nubahar Özdemir’in mevcut koşullarının yaşam hakkı, insan onuru ve kötü muamele yasağı kapsamında risk oluşturduğu belirtilerek, ilgili komisyona şu talepler iletildi:   “*Nubar Özdemir’in durumunun acilen incelenmesi,    *Hücre koşullarının yarattığı risklerin araştırılması,   *Sağlık ve cezaevi kayıtlarının eksiksiz incelenmesi,   *Hücreden çıkarılması ve sosyal temas imkanlarının artırılması,    *Gerekirse başka bir cezaevine sevk edilmesi,   *Bağımsız uzmanlarca kapsamlı sağlık değerlendirmesi yapılması,    *Ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü kadınların koşullarının genel olarak incelenmesi.”    ‘Gecikmeye tahammülü yok’   Başvuruda, Nubahar Özdemir’in durumunun yalnızca bireysel bir sağlık meselesi olmadığı, ağırlaştırılmış müebbet infaz rejiminin yarattığı yapısal sorunları görünür kıldığı ifade edildi. Yaşananların gecikmeye tahammülü olmayan bir yaşam hakkı meselesi olduğu vurgulandı.   Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle şu sorular yöneltildi:    “*AİHM’in ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına ilişkin ihlal kararları sonrasında, Bakanlığınızın infaz mevzuatının hazırlanması, uygulanması ve mevzuat eksikliklerinin tespiti konusundaki görevleri kapsamında; 5275 sayılı Kanun, 3713 sayılı Kanun ve ilgili infaz düzenlemelerinin AİHM kararlarıyla uyumlu hâle getirilmesi için herhangi bir mevzuat taslağı, rapor, görüş, eylem planı veya kanun değişikliği önerisi hazırlanmış mıdır? Hazırlanmamış ise bunun gerekçesi nedir?   *AİHM kararlarına rağmen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yönünden gerçek, erişilebilir, bağımsız ve periyodik bir gözden geçirme mekanizmasının hâlen kurulmamasının gerekçesi nedir?    *Bakanlığınız, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının 'ölünceye kadar infaz' sonucunu doğuran mevcut uygulamasını ve infaz rejiminin AİHM’in yerleşik içtihadı ve AİHS’in 3’üncü maddesiyle uyumlu görmekte midir?    *Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazında mahpusun yıllar boyunca tek kişilik hücrede tutulmasının ruhsal sağlık, intihar riski, ağır psikolojik çöküş ve yaşam hakkı bakımından yarattığı risklere ilişkin Bakanlığınızın güncel bir bilimsel değerlendirmesi var mıdır?    *Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından ağırlaştırılmış müebbet hükümlülerinin ruhsal sağlık durumlarını izlemek üzere özel bir risk takip sistemi kurulmuş mudur?    *’Ölünceye kadar infaz’ sonucunu doğuran ağırlaştırılmış müebbet rejimi kapsamında bugüne kadar kaç mahpus ceza infaz kurumlarında yaşamını yitirmiştir? Bu ölümlerden kaçı sağlık nedeniyle ölüm, kaçı intihar, kaçı başka nedenlerle ölüm olarak kayıtlara geçmiştir?   *Nubahar Özdemir’in son dönemde birden fazla psikolojik kriz geçirdiği, acile götürüldüğü ve kendisine ruhsal sağlık tanıları konulduğu iddiaları Bakanlığınız kayıtlarında yer almakta mıdır?    *Nubahar Özdemir’in mevcut hücre koşullarından çıkarılması, daha uygun bir odaya alınması, kapısının açık tutulması, sosyal temas olanaklarının artırılması veya başka bir kuruma sevk edilmesi yönündeki talepler hakkında kurum idaresi ve Bakanlığınız tarafından hangi işlemler yapılmıştır?    *Psikolojik kriz geçirdiği belirtilen bir mahpusun aynı hücre koşullarına geri gönderilmesi, Bakanlığınızın yaşam hakkını ve ruhsal bütünlüğü koruma yükümlülüğüyle nasıl bağdaştırılmaktadır?    *Türkiye’de hâlen kaç ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü bulunmaktadır? Bu kişilerin kaçı kadın mahpustur?    *Bakanlığınız, ağırlaştırılmış müebbet infaz rejiminin mahpusu yalnızlaştıran, umudu ortadan kaldıran ve ruhsal bütünlüğü aşındıran sonuçlarını azaltmak amacıyla sosyal temas, ortak etkinlik, psikososyal destek ve düzenli sağlık izlemi bakımından yeni bir idari düzenleme yapmayı planlamakta mıdır?    *AİHM kararlarının uygulanmaması nedeniyle Türkiye hakkında Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi nezdinde süren denetim sürecinde Bakanlığınız hangi somut adımları atmıştır?    *Ağırlaştırılmış müebbet hükümlülerinin sağlık, ruhsal bütünlük ve yaşam hakkı bakımından yüksek risk grubunda değerlendirilmesi için ceza infaz kurumlarına gönderilmiş bir genelge, talimat veya uygulama rehberi bulunmakta mıdır?    *Ceza infaz kurumlarında ‘öngörülebilir risk’ ortaya çıktıktan sonra idarenin sorumluluğu hangi ölçütlere göre değerlendirilmektedir? Psikolojik kriz, intihar riski veya ağır ruhsal bozulma belirtileri gösteren mahpuslar için zorunlu risk azaltma protokolü var mıdır?    *Ağırlaştırılmış müebbet infaz rejimi nedeniyle mahpusların yaşam hakkı, ruhsal bütünlüğü ve kötü muamele yasağı bakımından ortaya çıkan yapısal risklerin incelenmesi için Bakanlığınız bağımsız uzmanlar, barolar, tabip odaları ve insan hakları kurumlarıyla ortak bir çalışma yürütmeyi planlamakta mıdır?“