ÖHD’li Özüm Vurgun hakkında mütalaa hazırlanacak 2026-04-30 12:39:53   AMED - İtirafçı Ümit Akbıyık’ın beyanları gerekçesiyle yargılanan ÖHD’li Özüm Vurgun’un duruşmasında bir tanık dinlenirken, duruşma mütalaanın hazırlanması için ertelendi.   İtirafçı Ümit Akbıyık’ın beyanları nedeniyle, “Örgüt üyesi olmak” iddiasıyla yargılanan Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi avukat Özüm Vurgun’un yargılandığı davanın 3’üncü duruşması, Diyarbakır 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Özüm Vurgun ile avukatları duruşma salonunda hazır bulundu. ÖHD ile Amed Barosu üyesi avukatlar ve Fransa’dan gelen Sınır Tanımayan Avukatlar Heyeti de duruşmaya izleyici olarak katıldı.   Tanık dinlendi   Duruşmada ilk olarak Özüm Vurgun’un 2018’de CMK ile atanarak, ilk duruşmada avukatlığını yaptığı Canan Ceylan tanık olarak dinlendi. Özüm Vurgun’u hatırlayamadığını söyleyen Canan Ceylan, sonrasında avukat olduğunun söylenmesi ardından hatırladığını belirtti. 2018’in Temmuz ayında Diyarbakır Çocuk Ağır Mahkemesi’ne çıktıktan sonra “etkin pişmanlıktan” yararlanmak için tekrardan ifade vermek üzere İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğü ve kendisine CMK’den avukat Özüm Vurgun’un atandığını aktardı.    Ardından ÖHD üyesi avukat Necat Çiçek tanık olarak dinlendi. Necat Çiçek, meslektaşı Özüm Vurgun’un mesleki faaliyetlerinden kaynaklı yargılandığını belirterek, örgütle her hangi bir bağının olmadığını kaydetti. Necat Çiçek’in cezaevine “not götürdüğü” ve “bunu Özüm Vurgun’un talimatıyla yaptığı” iddiasının doğru olmadığını belirterek, öyle bir eylemin olmadığını vurguladı. Cezaevine herhangi bir doküman götürmediğini fakat bundan kaynaklı Diyarbakır 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandığını sözlerine ekleyen Necat Çiçek, cezaevinde ele geçirilen eşyaların kendisi ve Özüm Vurgun’la bir bağlantısının olmadığını kaydetti.   ‘Görüşmem polis eşliğinde oldu’   Sonrasında söz alan Özüm Vurgun, Canan Ceylan’ın beyanlarına karşı savunma yaptı. Özüm Vurgun, “Mesleğe ilk başladığımda CMK’dan ilk müdafi görevlendirmemdi, avukatı azlettirilmişti ve duruşmaya ben çağırılmıştım. Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya katıldım. Müvekkilimle görüşmem polis eşliğinde oldu. İfade alınmayacağı söylenince, beni dışarıya çıkardılar. Her hangi bir görüşmede bulunmadım. Sonrasında kendisi Elazığ Cezaevi’ne gitti. Bende talebi üzerine gittim. İfadesi üzerine görüşmek için çağırmış. Abla ‘İlk savunmayı yaparsınız, ben çıkabilir miyim’ dedi. Ben zaten yeni avukattım. Bu dosyaları çok iyi bilmediğimi ve ilk dosyam olduğunu kendisine belirttim. Genel geçer avukatlık bilgilerimi verdim. Kendisi benle ilgili bilgiler aldı” şeklinde konuştu.   ‘Keyfi yargı tehdidine dönüştü’   Özüm Vurgun’un avukatı Mehdi Özdemir, tanık Canan Ceylan’ın beyanını kabul etmediklerini belirtti. Mehdi Özdemir, Özüm Vurgun hakkında daha önce verilen beraat kararına dikkat çekerek, İstinaf Mahkemesi’nin hukuka aykırı şekilde Canan Ceylan’ın dinlendirilmesine karar verdiğini belirtti. Özüm Vurgun’un zorunlu müdafilik kapsamında Canan Ceylan’ın savunmasını üstlendirdiğine dikkat çeken Özdemir, her türlü hukuki bilgileri şahsa vermenin bir avukatın temel görevi olduğunu vurguladı. Özdemir, müvekkilinin Canan Ceylan açısından sadece avukatlık mesleğini yerine getirdiğini dile getirdi. Özdemir, notun Çiçek tarafından verildiği iddiasına dair ise, buna dair her hangi bir tespit olmadığını belirterek, bunu “akla hayale uymayacak” bir iddia olarak tanımladı.   Mesleki faaliyetlerin keyfi yargı tehdidine dönüştürüldüğünü sözlerine ekleyen Mehdi Özdemir, müvekkilinin beraatını talep etti.   ‘Çarpıtılıyor’   Avukat Ruşen Seydaoğlu da Canan Ceylan’la yapılan görüşmelerin tamamında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanırsa hangi sonuçları doğuracağının anlatılmasının mesleki faaliyet kapsamında olduğunu ve bunun tanık tarafından “çaptırılarak” anlatıldığını belirtti. Müvekkilinin derhal beraatına, davanın devam etmesi durumunda ise yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasına karar verilmesini istedi.   ÖHD Eş Genel Başkanı Ekin Yeter, ÖHD’nin kriminalize edilme çabasına dikkat çekti. ÖHD olarak, hukuk sistemini eleştiren bir kurum olduklarını belirten Ekin Yeter, “Bu sistemi beğenmeyip bu işleyişi sürdüren insanlar vardır, bir de her koşulda bu sisteme itiraz eden insanlar vardır “ diyerek, bir çok hak savunucusu, aydın, gazeteci, hukukçunun; yıllardır milliyetçi, cinsiyetçi, merkeziyetçi karşı sisteme karşı itiraz ettiğini ve bu nedenle katledildiğini, yargılandığını belirtti. Ekin Yeter, “Biz yine itiraz ediyoruz. Daha birkaç yıl önce öz yönetim sürecinde bir baro başkanı kültürü, doğayı, insan haklarını savunmak adına eylem yaparken katledildi bu ülkede. Biz bir şeyi eleştiren, doğru görmeyen, milliyetçiliği, tekçiliği reddediyoruz. Bu geleneğin ardıllarıyız. Her ne olursa olsun, merkeziyetçi, cinsiyetçi, milliyetçi sistemi değiştirme konusunda iddialı ve kararlıyız. Toplumsal davaları takip ediyoruz, hukuk dışı HES projelerine karşı mücadele ediyoruz, kadın, çocuk istismarlarına karşı mücadele ediyoruz. Hukuku demokratikleşmek istiyoruz” sözlerine yer verdi.   Canan Ceylan’ın beyanlarına dikkat çeken Ekin Yeter, “Etkin pişmanlıktan faydalan demek, ‘Sen bu suçu kabul et’ demek. Bir hukukçu, ‘ektin pişmanlıktan faydalanma çok bir şeye etki etmeyecek’ der. Özüm iyi bir avukat olduğu için, müvekkiline ‘etkin pişmanlıktan faydalanma’ dediği için mi cezalandırılacak?” diye sordu.    Dosyada somut bir iddianın olmadığını belirten Ekin Yeter, müvekkilinin beraatını istedi.   Savunmaların ardından duruşma mütalaanın hazırlanması için 24 Eylül’e ertelendi.   Ne olmuştu?    İtirafçı Ümit Akbıyık’ın iddiaları Akbıyık’ın beyanları sonrası 25 Nisan 2023’te gözaltına alınan, 28 Nisan’da tutuklana ÖHD üyesi Özüm Vurgun, 25 Mayıs 2023’te tahliye edildi. Akbıyık’ın beyanları ve katıldığı 14 eylem, etkinlik gerekçe gösterilerek, “Örgüt üyesi olma” iddiasıyla yargılanan Özüm Vurgun, 2 Mayıs 2024’te Diyarbakır 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında beraat etti.   Savcı karara karşı İstinaf Mahkemesi’ne başvuruda bulundu. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9’uncu Ceza Dairesi, Özüm Vurgun’un katıldığı eylem ve etkinlikler ile cezaevi ziyaretlerini “suç” görerek, beraat kararını bozdu.