Süreç nerede, medya bunun neresinde? 2026-05-24 10:04:53   Öznur Değer    HABER MERKEZİ - Kürt sorununun yasal ve demokratik çözümü için başlatılan “Barış ve Demokratik Toplum” sürecinde yasal adımların atılması beklenirken, sürece bir müdahale olarak okunan “mutlak butlan” kararı, medyanın sürece karşı tutumunu net bir şekilde ortaya koydu. Medya sürece hizmet mi etmek istiyor, siyasi bir darbenin gölgesine mi sıkışmak istiyor?   Başta Kürdistan, Türkiye  olmak üzere Ortadoğu’ya nefes aldırabilecek önemli gelişmelerden biri olarak değerlendirilen “Barış ve Demokratik Toplum” süreci norm dışı devlet gücünün gölgesinde eritilmek isteniyor. Peki, 27 Şubat’ta yapılan “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısının ardından önce PKK’nin feshedilmesi, ardından gerçekleştirilen silah yakma töreni gibi tarihsel gelişmelerde süreci izleme yarışına giren medya bugün nerede? Hangi çıkarın gölgesinde neyi bekliyor? Ülkeyi norm dışılığa iten sermayenin mi, ülkede barışı haykıran halkın mı değirmenine su taşıyor?   Yasal adım beklenirken mutlak butlan kararı ne diyor?   Bir yılı aşkın süredir devam eden ve artık yasal adımların atılması beklenen, özelde ise bayram sonrasına işaret edilen ki kaç bayram sonrası (!) “Barış ve Demokratik Toplum” süreci tartışmaları sürerken, CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı ile 21’inci Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada verilen “mutlak butlan” kararı; tam da süreci ve atılması beklenen yasal adımları gölgede bırakmayı amaçlayan bir karar olarak yorumlandı. Norm dışı devletin, norm devletine “siyasi bir müdahalesi” olarak da değerlendirilen bu karar; iki aydır görüşme yapılmayan, ancak bugün görüşme gerçekleştirilecek olan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın yasal statüsünün belirlenmesi ve İmralı’da inşa edilen yeni meskene geçişinin yasal prosedürlerle oluşturulmasının tartışıldığı bir dönemde, gündemin bir çırpıda değiştirilmesi kime ve neye hizmet ediyor?   Peki, norm dışı devletin kültür haline getirmek istediği “darbe mekaniğini” ve bu kararı medya nasıl gördü, hakikat perdesini ne kadar araladı?   “Mutlak butlan” kararı ana akım medyada “hukuki karar” olarak yorumlanırken, ulusalcı ve muhalif medyada ise “darbe” olarak ele alındı.   Dünya basınına da yansıyan “mutlak butlan” kararı, gazetelerin manşetlerinde şu şekilde yer aldı:   *Yeni Akit: Bay Kemal Geri Döndü, Pavyonda Başladı Mahkemede Bitti    *Milliyet: Mahkeme Kılıçdaroğlu dedi    *Yeni Şafak: CHP’de Butlan Depremi: Kurultay İptal, Kılıçdaroğlu Dönüyor    *Türkgün: Mutlak Butlan Kararı Çıktı    *Hürriyet: CHP’ye Mutlak Butlan    *Akşam: Bay Kemal 3 Yıl Sonra Geri Döndü    *Yeniçağ: CHP’de Mutlak Butlan Depremi    *Milli Gazete: Mutlak Kriz    *BirGün: Darbeye Karşı Direniş    *Cumhuriyet: Demokrasiye Mutlak Darbe    *Sözcü: Selamı Çaktı Mutlak Butlan Çıktı   *Evrensel: Siyasete Darbe, CHP’ye Kayyım    *Karar: Demokrasiye Kayyum   *Yeni Yaşam: Dizayna Hayır, Mutlak Demokrasi   Manşetlerde “darbe” olarak görülen mutlak butlan kararının, temelde halka ve yasal zeminde sonuç alınması beklenen “Barış ve Demokratik Toplum” sürecine yönelik bir darbe olduğu ise Özgür Basın dışında görülmedi.