33 yıllık kayıp: Eşimin mezarını göstersinler 2026-05-29 09:03:30   Neslihan Kardaş   ŞIRNEX - 90’lı yıllarda Cizîr’de gözaltına alındıktan sonra bir daha haber alınamayan Ali Karagöz için 33 yıldır adalet arayışını sürdüren Ayşe Karagöz, “Eşimin mezarını göstersinler. Ben de artık barışın sağlanmasını ve akan kanın durmasını istiyorum” dedi.   İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) 1995’ten bu yana her yıl 17-31 Mayıs tarihleri arasında andığı “Uluslararası Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele Haftası”, 90’lı yıllarda gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan yüzlerce kişinin akıbetini yeniden gündeme taşıyor. Kürdistan ve Türkiye kentlerinde yaşanan faili meçhul katliamlar ve zorla kaybetmelerin simge isimlerinden biri de Ali Karagöz. Şirnex’in Cizîr ilçesine bağlı Cudi Mahallesi’nde eşi ve altı çocuğuyla yaşayan 42 yaşındaki Ali Karagöz, 1990’lı yıllarda Kamil Atak’a bağlı korucuların da dahil olduğu bir ev baskınında askerler tarafından gözaltına alındıktan sonra bir daha geri dönmedi. Aradan geçen 33 yılda yalnızca takvim yaprakları değil, bir ailenin dinmeyen acısı ve adalet arayışı da büyüdü.   Ali Karagöz’ün eşi Ayşe Karagöz, yıllardır haber alamadığı eşinin akıbetini sorarken, “Kemiklerimizi versinler, barış sağlansın” diyerek hem hakikat hem de adalet talebini dile getirdi.   ‘Kokel Atak ve Temel Atak isimli korucular eşimi aldı’   Ali Karagöz’ün 1992-1993 yılları arasında bir sabah alındığını anlatan Ayşe Karagöz, eşinin o sırada evde uyuduğunu, sabahın erken saatleri olduğunu söyledi. Korucular tarafından evlerinin etrafının sarıldığını dile getiren Ayşe Karagöz, “Eşim evde uyuyordu, korucular evimizin etrafını sardı. Kokel Atak ve Temel Atak isimli korucular eşimi uykusundan uyandırdılar. Sabahın erken saatleriydi. Eşimi aldıktan sonra defalarca gidip sordum ama bana nerede olduğunu bile söylemediler” dedi.   ‘Tehdit edildim’   Ayşe Karagöz, eşini aradığı süreçte baskında yer alan korucuların evine gittiğini söyledi. Ayşe Karagöz, “Beni tehdit ettiler, eğer konuşursan ‘seni de onun yolundan göndeririz’ dediler. Beni evlerinden attılar ve ‘sakın konuşma’ dediler. Eşimi evden çıkardıktan sonra Kokel Atak’ın bodrumuna götürmüşlerdi. Ben eşimi o günden sonra hiç görmedim ama İskan Aslan diye başka bir faili meçhul vardı, onun eşi eşimi Kokel Atak’ın evinin bodrumunda gördüğünü söyledi. O gün bugündür her yerde eşimi arıyorum ama hâlâ bulamadım. Kemiklerini bile bulamadım. Şimdi bile eşimin kemiklerinin nerede olduğunu bilmiyorum. Eşim hiçbir şey yapmamıştı” şeklinde konuştu.   ‘Hâlâ acı çekiyorum’   Ali Karagöz’ün en azından kemiklerini isteyen Ayşe Karagöz, “Hakkımı istiyorum. Birçok sağlık sorunum var, hepsi acıdan oldu. Ben o dönem belediyeye gittim ve Kamil Atak orada da beni tehdit etti. ‘Eşinden bahsedersen seni öldürürüm’ dedi. O gün bugündür hâlâ acı çekiyorum. Eşim evimizi yapıyordu o dönem. Tamamlayamadan götürdüler. Ben ve çocuklarım ortada kaldık. Ben hakkımı, kemiklerimi istiyorum. Davamdan vazgeçmeyeceğim” diye vurguladı.   ‘Kemiklerimiz bize verilsin, barış olsun’   Ayşe Karagöz son olarak şunları söyledi: “Benim eşim kayboldu, kaybolan bir iğne değil, benim eşim. Eşimin mezarının nerede olduğunu göstersinler bana. Hâlâ çocuklarımın gidebilecekleri bir mezar yok. Eşime ne yaptılar artık söylesinler. Eşimi aldıklarında en küçük çocuğum iki aylıktı. Ben de artık barışın sağlanmasını ve akan kanın durmasını istiyorum. Ama hakkımı da istiyorum. Benim de kemiklerimi bana versinler.”