Esra Akın: Çerçeve yasa kadınlar için mücadele zeminidir 2026-08-30 09:03:43   Devrim Fındık   İSTANBUL - EHP Üyesi Esra Akın, açıklanan 12 maddelik çerçeve yasanın kadın haklarını genişleten değil, silahsızlanma sonrası hukuki ve infaz süreçlerini düzenleyen bir metin olduğunu belirterek, “Bu yasa varış noktası değil, barışa giden yolun başlangıcıdır. Kadınlar için asıl önemli olan, bu yasayla açılan siyasal alanı hakların ve özgürlüklerin genişlediği bir mücadele zeminine çevirmektir” dedi.   Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında hazırlanan “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”, 10 Ağustos’ta Meclis Genel Kurulu’nda 467 oyla kabul edildi. Kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak adlandırılan 12 maddelik kanun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 18 Ağustos tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.   Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın “kök yasa” olarak tanımladığı 12 maddelik kanun, kadınlar açısından ne anlama geldiği, kadınların hak ve özgürlüklerine nasıl yansıyacağı ve karar mekanizmalarında kadın temsiline ne ölçüde alan açacağı ise tartışılmaya devam ediyor.  Partilerin genel tutumlarının ötesinde, Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında oluşturulacak mekanizmalarda kadınların nasıl yer alacağı ve karar süreçlerinde ne ölçüde söz sahibi olacağı da öne çıkan başlıklar arasında. Söz konusu başlıklara ilişkin, Emekçi Hareket Partisi (EHP) Üyesi Esra Akın, gündemdeki 12 maddelik yasanın kadınlar açısından ne anlama geldiğine ve barış ile demokratikleşme sürecine ilişkin ajansımıza değerlendirmelerde bulundu.   Savaşın sonuçlarını doğrudan yaşayan kadınlar açısından barışın hayati önemde olduğunu söyleyen Esra Akın, yasanın eksikliklerine şu sözlerle dikkat çekti: “Bu 12 maddelik düzenleme kadınların haklarını doğrudan genişleten bir metin değil; silahsızlanma sonrası hukuki ve infaz süreçlerini kapsıyor. Ancak bunu bir sonuç değil, barışa giden yolun başlangıcı olarak ele alıyoruz. Barış kadınlara bahşedilecek bir durum değildir; kadınların öznesi olduğu, yönünü belirlediği ve kalıcı hale getirdiği bir süreç olmak zorundadır.”   ‘Katılımcı hazırlanmaması temel eksiklik’   Yasanın hazırlanış sürecinde kadınların görüşlerinin yeterince dikkate alınmadığını belirten Esra Akın, esas hedefin bu alanı genişletmek olduğunu kaydederek şunları dile getirdi: “Hazırlık sürecinin şeffaf ve katılımcı yürütülmemiş olması metne de yansımıştır. Fakat bizim yaklaşımımız sürecin karşısında durmak değil, alanı demokratikleşme lehine genişletmektir. Kadınların eşit olmadığı, şiddetten korunmadığı, ekonomik ve siyasal hayatta eşit söz hakkına sahip olmadığı bir toplumda kalıcı barış kurulamaz.”   ‘Eşit temsil erkek iradesine bırakılamaz’   Süreç dâhilinde kurulacak mekanizmalarda eşit temsilin yasal güvenceye kavuşturulması gerektiğini  kaydeden Esra Akın, “100 yıllık bir meselenin çözümü konuşulurken 100 yıllık erkek egemen siyaset yeniden üretilmemelidir. Kadınların katılımı iyi niyete bırakılamaz. Kurulacak tüm komisyon, müzakere ve izleme organlarında eşit temsil yasal bağlayıcılıkla güvenceye alınmalıdır” çağrısında bulundu.   ‘Kayyum uygulamalarına son verilmeli’   Esra Akın, acilen atılması gereken yasal adımları ise şöyle sıraladı: “Kadınların yıllardır sürdürdüğü mücadelelerle elde ettiği hakların tartışmaya açılmasına son verilmeli, mevcut haklar genişletilmelidir. Kayyum uygulamaları halkın seçme ve seçilme hakkıyla birlikte kadınların yerel siyasetteki temsil ve karar alanlarını gasp etmektedir. Kayyum rejimine son verilmelidir. Kadına yönelik şiddetle mücadele yasaları eksiksiz uygulanmalı; eşit işe eşit ücret, güvenceli çalışma ve kamusal bakım hizmetleri yasal güvenceye alınmalıdır. Kadınların sadece temsil edildiği ya da söz söylediği değil, doğrudan karar verici olduğu bir siyasal düzen inşa edilmelidir.”