HPJ: Jin Jiyan Azadî erkek egemen sistemi sarstı 2026-09-14 09:49:15       HABER MERKEZİ- HPJ, yaptığı açıklamada insanlığın “Jin, Jiyan, Azadî” devrimiyle, kapitalist modernite sistemine karşı tek yol ve alternatifin, kadın özgürlüğü temelinde gelişen Abdullah Öcalan’ın paradigması olduğunun mesajını verdi.    Doğu Kürdistan Kadın Savunma Güçleri (HPJ) Komutanlığı, “Jin, Jiyan, Azadî” Devrimi’nin 4’üncü yıl dönümüne ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.   Açıklamada şu ifadeler yer aldı:    “Önder Apo’nun felsefesi temelinde filizlenen, yükselen ve tüm dünyaya yayılan ‘Jin, Jiyan, Azadî’ Devrimi, 4’üncü yıl dönümünde de ruhundan hiçbir şey kaybetmeden güçlü bir dinamizmle kadınları etrafında topluyor; var olan örgütlülüğü her geçen gün daha da büyütüp genişletiyor. Başta Doğu Kürdistan ve İran’daki kadınlar olmak üzere, Kürdistan’ın ve dünyanın dört bir yanındaki kadınlar alanlarda ‘Jin, Jiyan, Azadî’ sloganıyla altın devrime sahip çıkıyor ve çıkmaya devam edecek.   İktidar tarihinde erkek egemen sistem, tüm güç ve imkânlarıyla, yaşamın her alanında kaynağı olan ve insanlığın hakikatini canlı tutan kadın gerçekliğini sürekli yok etmek istedi. Bu zorba sistem, amacına ulaşmak için en vahşi yöntemlere başvurdu; kadınları katliam, taciz, tecavüz ve her türlü insanlık dışı uygulamayla karşı karşıya bıraktı. Ancak kadınlar hiçbir zaman tümüyle teslim olmadı, baş eğmedi. İktidar tarihinin bütün aşamalarında erkek egemen sisteme karşı direnen ve mücadele eden kadınlar oldu. Başka bir ifadeyle bu sistem, yok etmek için ne kadar uğraşırsa uğraşsın, yaşamı kuran ve özgürlük umudunu büyüten kadınların kökünü ve özünü tümüyle ortadan kaldıramadı. Bu nedenle kadın özgürlük tarihinin kadim köklere sahip olduğunu ve tüm aşamalarında çok zengin gerçeklikler barındırdığını söylüyoruz.   Yaşamın hakikati yeniden hâkimiyetini kazanıyor    Önder Apo, eşsiz düşünce ve felsefesiyle tarihe, topluma ve özellikle de kadına yönelik öyle bir bakış açısı geliştirdi ki, karanlıkta bırakılan kadın tarihinin aydınlanmasıyla toplum her geçen gün kendi gerçekliğine yaklaşıyor ve yaşamın hakikati yeniden hâkimiyetini kazanıyor. Önder Apo bu hakikati ‘Jin, Jiyan, Azadî’ olarak yaşamsallaştırdı. Bu, yeni ve özgür yaşamın felsefesidir. Bu nedenle 4 yıl önce Kürt kadın Jîna Emînî, İran’ın işgalci ve soykırımcı rejimi tarafından katledildiğinde, Doğu Kürdistan ve İran’da toplum kadınların öncülüğünde ayaklandı. ‘Jin, Jiyan, Azadî’ sloganıyla, İran’ın soykırımcı rejimi şahsında tüm erkek egemen sisteme karşı durdu ve hesap sordu.   Mücadeleyi sürekli büyütmeliyiz    Doğu Kürdistan ve İran’da gelişen bu ayaklanmalar, her geçen gün daha fazla büyüdü, örgütlendi ve tüm dünyaya yayıldı. Sürecin ilerlemesiyle birlikte dünya, kadınların öncülüğünde ‘Jin, Jiyan, Azadî’ felsefesiyle erkek egemen sisteme karşı güçlü bir eylem dinamiği oluşturdu. Tarihte ilk kez bir felsefe; ulus, din, inanç ve kültür sınırlarını aşarak bütün insanlığı kapsadı. Bu durum karşısında hem İran’ın işgalci ve soykırımcı rejiminin hem de erkek egemen kapitalist modernite sisteminin tahtı sarsıldı, sistemlerinde büyük çatlaklar oluştu. Gizlemek istedikleri bütün gerçekler bu çatlaklardan açığa çıktı. İnsanlık belki de ilk kez, bu düzeyde örgütlü bir biçimde tarihsel kadın sorununa baktı ve bu zorba sistemlerin gerçekliğini gördü. İnsanlık bir kez daha, her türlü hegemonik güce ve esas olarak kapitalist modernite sistemine karşı tek yol ve alternatifin, kadın özgürlüğü temelinde gelişen Önder Apo’nun paradigması olduğunu kavradı. Bu nedenle 21’inci yüzyıl kadın yüzyılıdır. ‘Jin, Jiyan, Azadî’ Devrimi de kadın özgürlük tarihinde, özgürlük yürüyüşünü yeni bir aşamaya ulaştıran temel dönemeçlerden biri oldu.   ‘Jin, Jiyan, Azadî’ Devrimi, çok derin anlamlar ve gerçeklikler taşıyor. Bu devrim, son derece stratejik bir dinamiktir ve attığı her adım bütün yönleriyle ideolojiktir. Kürt kadınların bütün kadınlara öncülük ettiğini, erkek egemen sistemin vahşi gerçekliğini gözler önüne serdiğini ve bu sisteme karşı çeşitli eylemler gerçekleştirdiğini, bunu kesintisiz biçimde sürdürdüğünü söyleyebiliriz. Bu eylemlerde gelişen örgütlü duruş, dile getirilen ideolojik talepler ve açığa çıkan öz savunma düzeyi; ‘Jin, Jiyan, Azadî’ Devrimi’nin çok yönlü bir devrim olduğunu ve düşmanı dört bir yandan sıkıştırdığını bir kez daha gösterdi. Sıkışan ve bu devrimi kendisi için en büyük tehdit olarak gören düşman, en ölçüsüz ve ahlak dışı yöntemlerle kadınlara ve topluma saldırıyor. Bu nedenle özgürlük ve demokrasi taleplerimizi durmaksızın haykırmalı, yaşamın bütün alanlarında daha fazla örgütlenmeli ve mücadeleyi sürekli büyütmeliyiz.   Birlik vurgusu    HPJ olarak, bütün kadınların Önder Apo’nun kadın devrimi için yarattığı kazanımlara sahip çıkması gerektiğini belirtiyoruz. Zafer kazanmak için birlik ruhuyla, güçlü bir örgütlülükle ve büyük bir sevgiyle bu devrim zamanlarına sahip çıkmalıyız. Onurumuzu, ülkemizi ve devrimimizi savunmanın zamanı geldi. Bu, hepimizin görevi ve sorumluluğudur. Bu nedenle herkes, dönemin kendisine yüklediği rol ve misyona sahip çıkmalıdır. Komutan Aryen Arêyan’ın çizgisinde devrimin değerlerine ve bu davanın şehitlerine sahip çıkmak, bu gerçekliğin talimatıdır. Bu süreçte yaşamını yitirenlerin amaçlarına ve hayallerine sahip çıkmak da temel bir görevdir. Bu temelde, alanlardaki bütün kadınlar güçlü bir savunmaya sahip olmalı ve sonuna kadar birlik içinde kalmalıdır.”