İzmir Varto Ekoloji Platformu: Bilirkişi bağımsız olmalı 2026-10-04 19:13:03 İZMİR –Gimgim’da yapılmak istenen JES projesine karşı yapılan açıklamada konuşan Eylem Koşar Bağiç, “JES projesinin bütün çevresel etkilerinin bilimsel ve bağımsız biçimde incelenmesini talep ediyoruz” dedi.     İzmir Varto Ekoloji Platformu, Mûş’un Gimgim (Varto) ilçesinde yapılması planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesi kapsamında 8 Ekim’de yapılacak keşfe dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması gerçekleştirdi. İzmir’de bulunan Çiğli Kasaplar Meydanı’nda yapılan açıklamaya Varto Ekoloji Platformu, Karlıova Ekoloji Platformu, Peri Vadisi Çevre Koruma Platformu ve Çerme Çevre Koruma Platformu ile çok sayıda ekolojist katıldı.   “Varto ve Karlıova JES istemiyor” yazılı pankartın açıldığı açıklamada “JES değil yaşam istiyoruz”, “Doğama, suyuma, toprağıma dokunma”, “Doğamız varlığımızdır! Coğrafyamızdaki ekolojik soykırıma ve işgale dur diyelim” yazılı dövizler taşındı. Açıklamada, “Havama, suyuma, toprağıma dokunma”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları atıldı.   Açıklama metnini İzmir Ekoloji Koordinasyonu Sözcüsü Eylem Koşar Bağiç okudu.   ‘Bilirkişi halkın gerçekliğini görmeli’   Gimgim ve çevresinde planlanan JES projesi nedeniyle açılan dava kapsamında bölgede bilirkişi incelemeli keşif yapılacağını belirten Eylem Koşar Bağiç, “8 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilecek keşif, davamız açısından önemli bir aşamadır. Bilirkişi heyetinin incelemesinde projenin tarım alanları, meralar, çayırlar, yerleşim alanları, su kaynakları, hayvancılık ve arıcılık üzerindeki olası etkilerinin yanı sıra sondaj faaliyetlerinden kaynaklanabilecek atıkların çevresel risklerin de değerlendirilmesini istiyoruz. 8 Ekim’de yapılacak keşif, bu mücadelenin en önemli aşamalarından biridir. Bizler bilirkişi heyetinden herhangi bir tarafın lehine ya da aleyhine bir değerlendirme değil; bilimsel, bağımsız, tarafsız ve sahadaki gerçek koşulları bütün yönleriyle ortaya koyan bir rapor bekliyoruz. Bilirkişi heyetinin yalnızca dosya üzerindeki belgeleri değil, proje sahasının gerçek durumunu, su kaynaklarını, tarım ve mera alanlarını, hayvancılığı, arıcılığı, doğal yaşamı ve bölgedeki insanların yaşam koşullarını yerinde görmesini istiyoruz” şeklinde konuştu.   Talepler sıralandı   8 Ekim’de yalnızca bir keşif yapılmayacağını halkın yıllardır yaşadığı coğrafyanın gerçeklerinin de görüleceğini vurgulayan Eylem Koşar Bağiç, kitle adına taleplerini şu şekilde sıraladı:   “*Su varlıklarımızın korunmasını, *Tarım ve mera alanlarımızın zarar görmemesini, *Hayvancılığın ve bölgedeki geçim kaynaklarının korunmasını, *Projenin bütün çevresel etkilerinin bilimsel ve bağımsız biçimde incelenmesini, *Halkın yaşam alanlarıyla ilgili süreçlerde sözünün ve iradesinin dikkate alınmasını, *Hukuki sürecin şeffaf ve bilimsel verilere dayalı yürütülmesini istiyoruz.”   Açıklama, slogan ve zılgıtlarla son buldu.