CHP’li Canan Demir partisinden istifa etti
- 15:10 29 Kasım 2025
- Güncel
AMED - CHP’nin İmralı heyetine üye vermeme kararına tepki gösteren Canan Demir, bu tutumun demokratik çözüm ve diyalogdan uzak olduğunu belirterek, “Ahlaki ve politik olarak bu çizgide siyaset yapamam” diyerek partisinden istifa etti.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP), Meclis’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’la görüşmek üzere İmralı’ya giden heyetine üye vermemesine yönelik tepkiler sürüyor. Bu karara tepki gösterenlerden biri de daha önce Amed Kadın Kolları Başkanlığı yapan ve Peyas (Kayapınar) Belediye Başkan Adayı olan parti üyesi Canan Demir oldu. CHP Amed İl binası önünde açıklama yapan Canan Demir, partisinden istifa ettiğini duyurarak CHP’nin İmralı heyetine katılmama kararını, “Türkiye’nin en köklü sorunlarından biri olan Kürt meselesinde tarihsel bir fırsatsızlığın yeniden üretildiği” şeklinde değerlendirdi.
Canan Demir, bu kararın demokratik çözüm arayışlarının temel ilkeleri olan diyalog, müzakere ve barış fikrinin siyasal irade tarafından bilinçli biçimde reddedildiğinin açık bir göstergesi olduğunu vurguladı. Tarihin, inkâr, erteleme ve yüzleşmeden kaçmanın hiçbir toplumsal meseleyi çözmediğini defalarca gösterdiğini belirtti. Canan Demir, “Bugün CHP’nin aldığı bu tavır; Şark Islahat Planı’nın, Dêrsim’in, Varto’nun ve 1990’ların baskıcı politikalarının zihniyetini hatırlatan, değişime kapalı bir yaklaşımın güncel tezahürüdür” diye kaydetti.
‘CHP’den istifa ediyorum’
“CHP’de bulunma nedenim; partinin değişmekte olduğu, daha sol, daha sosyalist ve özellikle Kürt halkına yönelik tarihsel mesafesini geride bırakma iradesi taşıdığına dair inancımdı” diyen Canan Demir, bu kararın, beklentisinin bir yanılgı olduğunu gösterdiğini ifade etti. Canan Demir, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Kürtlerin siyasal iradesini yok sayan, barış fikrini riskli bulan, çözüm süreçlerine katkı sunma cesaretini göstermeyen bir yaklaşımın ‘değişim’ olarak sunulması, gerçeği perdelemekten başka bir şey değildir. Ben bir Kürt olarak, bu coğrafyanın ağır tarihsel yükünü taşıyan biri olarak; çözümün ancak yüzleşme, diyalog ve eşit yurttaşlık zemininde mümkün olduğuna inanıyorum. CHP’nin bu süreçlere katkı sunmak bir yana, kritik bir anda diyaloğu reddeden tutumu, Kürt halkına değer vermeyen yaklaşımın halen sürdüğünü ortaya koymuştur. Bu nedenle; toplumsal barışa dair somut bir perspektif geliştiremeyen, Kürtleri yalnızca seçim dönemlerinde hatırlayan, demokratik çözümü hedeflemeyen bir partide siyaset yapmayı ahlaki ve politik olarak mümkün görmüyorum. CHP’den istifa ediyorum. Barışın, eşitliğin ve demokratik siyasetin yanında durmaya devam edeceğimi kamuoyuna duyururum.”







