'Yardımlar Mürşitpınar Sınır Kapsı'ndan bir an öce geçirilsin' çağrısı 2026-02-04 17:04:00   AMED -Amed Kent Koruma ve Dayanışma Platformu, Kobanê ile dayanışma amacıyla başlattığı yardım kampanyasına ilişkin yaptığı açıklamada, yardımların bilinçli olarak başka bir sınır kapısına yönlendirildiği belirtilerek, yardımların Mürşitpınar Sınır Kapısı’ndan bir an önce geçirilmesi gerektiğinin altı çizildi.   Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu, Kobanê ile dayanışma amacıyla başlattığı yardım kampanyasına ilişkin Amed’in Sûr ilçesinde bulunan Çand Amed’de açıklama gerçekleştirdi. Açıklamaya platform üyeleri ile Amed Büyükşehir Belediye eşbaşkanları katıldı. Metnin Kürtçesini Rosa Kadın Derneği'nden Zeynep Sipçik okudu.   ‘Yardımların güvensiz yollara yönlendirilmesini kabul etmiyoruz’   Hazırlanan yardım TIR'larının Mürşitpnar Sınır Kapısı’ndan girişinin engellendiğini, Çobanbey Sınır Kapısı’na yönlendirildiğini söyleyen Zeynep Sipçik, “Kamuoyunun bildiği üzere; Kobanê’de giderek derinleşen insani krize karşı sessiz kalmamak amacıyla Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu olarak acil insani yardım kampanyamızı başlatmıştık. Halkımızın, sivil toplumun ve kurumların güçlü dayanışmasıyla çok kısa sürede su, süt, bebek maması, battaniye ve temel gıda ürünlerinden oluşan geniş bir yardım ağı oluşturuldu. Kampanyamızın başlamasından yalnızca iki gün sonra, toplanan yardımlardan oluşan 25 TIR, doğrudan Kobanê halkına ulaştırılmak üzere Diyarbakır’dan yola çıkarıldı. Bu hızlı örgütlenme, toplumun yaşanan insani drama karşı ne kadar duyarlı ve kararlı olduğunu açık biçimde göstermektedir. Kampanyamız bugün de artarak devam etmektedir. Ancak yardımların Kobanê’ye doğrudan ulaştırılması yerine ilk günden itibaren Kilis üzerinden Çobanbey Sınır Kapısı güzergâhının dayatıldığını gördük. Bu hattın hem uzak hem de güvenlik açısından ciddi riskler taşıması, yardımların gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşıp ulaşamayacağı konusunda büyük bir belirsizlik yaratmaktadır. Bu nedenle insani yardımın dolaylı ve güvensiz yollara yönlendirilmesini kabul etmeyerek TIR'larımızı dün Diyarbakır’a geri getirdik” dedi.     Tüm kesimler yardımların geçişi konusunda bir araya geldi   Zeynep Sipçik, TIR'ların bekletildiği süre zarfında önemli görüşmeler yürütüldüğünü aktararak, “Bu süreçte yardımların Suruç hattından geçişi engellendikten sonra, yakın bir tesiste bekleyerek hem diplomatik görüşmelerin sonuçlanmasını hem de kamuoyunun büyümesini hedefleyen barışçıl bir sivil dayanışma süreci yürüttük. Kobanê’deki insani krize dikkat çekmek ve yardımların doğrudan ulaştırılmasını sağlamak için sivil toplumun ortak kararıyla TIR'larımızı sahaya çıkardık ve barışçıl bir kamuoyu oluşturduk. İnsani koridorların masa başında değil, toplumun yükselen vicdanıyla açıldığını biliyoruz. TIR'larımızın Suruç’a girişine izin verilmeyince yakın bir tesiste barışçıl bir sivil itaatsizlikle farkındalık yarattık ve bu duruş toplumda güçlü bir karşılık buldu. Bu toplumsal baskıyla eş zamanlı olarak diplomasi çalışmalarımız da kesintisiz sürmektedir. Başta Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı olmak üzere ilgili kurumlarla görüşmeler yürütülmektedir. Bu noktada Kürt meselesine ilişkin barışçıl söylemler dile getiren başta hükümet ve ortağı partiler olmak üzere tüm siyasi aktörleri, bu yaklaşımı insani sorumluluk temelinde somut adımlarla güçlendirmeye davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.   ‘Sorun, yaşam hakkını tehdit eden bir felakete dönüşmüştür’   Yardımların doğrudan ve engelsiz biçimde ulaştırılmasını sağlayacak diplomatik ve hukuki sorumluluğun yerine getirilmesi gerektiğinin altını çizen Zeynep Sipçik, “Ayrıca uluslararası topluma ve uluslararası alanda ise insani krizler ve mülteci hareketleri konusunda yetkili olan Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne açık bir çağrımız vardır: Kobanê’de yaşanan insani kriz artık bölgesel bir sorun olmaktan çıkmış, temel yaşam hakkını tehdit eden bir felakete dönüşmüştür. Güvenli insani koridorun açılması için acilen inisiyatif alınmalı; yardımların doğrudan ve engelsiz biçimde ulaştırılmasını sağlayacak diplomatik ve hukuki sorumluluk yerine getirilmelidir. Sessizlik, bu krizin büyümesine ortak olmaktır.Buradaki temel mesele nettir: İnsani yardım dolaylı, güvensiz ve belirsiz güzergâhlardan değil; doğrudan, gecikmeden ve güvenli biçimde Kobanê’ye ulaştırılmalıdır. Bunun yolu da Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın açılmasından geçmektedir. Tarihte hiçbir insani koridor kendiliğinden açılmamıştır. Hepsi toplumun baskısıyla, dayanışmasıyla ve vicdanın yükselen sesiyle açılmıştır. Bizim çabamız kapıyı zorla açmak değil; kapının açılmasını ahlaki ve toplumsal bir zorunluluk haline getirmektir. İnsani yardım kampanyamız abluka sona erene ve Mürşitpınar Kapısı açılana kadar kararlılıkla devam edecektir. Kamuoyunu, demokratik kitle örgütlerini ve tüm vicdan sahibi kesimleri bu insani talebin etrafında birleşmeye çağırıyoruz. Bu mücadele yalnızca bir yardım organizasyonu değil; insanlık onurunun savunulmasıdır” diye konuştu.