Patikalardan Berî’ye uzanan kadın emeği
- 09:04 28 Ağustos 2026
- Emek/Ekonomi
SÊRT - Kevin kırsalında asırlık berivanlık geleneğini sürdüren kadınlar, ev içindeki sorumluluklarının yanı sıra hayvancılığın bütün yükünü omuzluyor; ürettikleri peynir ve tereyağının fazlasını satarak geçimlerine katkı sağlıyor.
Sêrt’in Dihê (Eruh) Kevin kırsalında hayvancılığın sürdürülmesinde önemli bir rol üstlenen berivanlar, çocuk yaşlarda başladıkları asırlık geleneği bugün de devam ettiriyor. Sabahın ilk ışıklarıyla yola çıkan kadınlar, patikaları aşarak sürülerin bulunduğu “Berî” alanına ulaşıyor. Burada süt sağan, peynir ve tereyağı üreten kadınlar, görünmeyen emekleriyle hem yaşamı yeniden örüyor hem de bölge ekonomisine katkı sunuyor. Dihê ilçesinden kırsala uzanan virajlı yolları aşarak yanlarına vardığımız kadınlarla, berivanlığı, çocukluklarından bu yana verdikleri emeği ve karşılaştıkları zorlukları konuştuk.
‘Günde iki defa Beri’ye gidiyoruz’
Güne saat 07.30’da çobanların yemeklerini hazırlayarak başladıklarını ve ardından berî alanına doğru yola koyulduklarını belirten 22 yaşındaki Şilan Beytekin, “Saat 07.30’da kalkıyoruz, çobanlarımızın kahvaltısını hazırlıyoruz. Saat 08.30’da Berî’ye geliyoruz, keçi ve koyunlarımızı sağıyoruz, ardından da eve gidiyoruz. Evdeki işlerimizi yapıp sütlerimiz boşaldıktan sonra tekrar Berî’ye gidiyoruz. Süt sağma işimiz yarım saatten fazla sürüyor. Sabah akşam olmak üzere bu işi günde iki defa yapıyoruz. Günlerimiz böyle geçiyor. Biz berivanız. Tabii işimiz zahmetli ama güzel de. İnsanın kendi el emeği ne kadar zahmetliyse o kadar güzel. Bazen insan köyde sıkılıyor, iş fazla ama şehir merkezine gidince de sıkılıyoruz. İnsanın toprağı ve büyüdüğü yer daha farklı ve daha güzel. Peynir ve yağ yapıyoruz. Eğer yaptığımız peynirler ve yağlar fazla olursa satıyoruz” dedi.
‘Geçimimizi hayvancılıkla sağlıyoruz’
19 yaşındaki Fatma Beytekin ise şunları dile getirdi: “Sabah kalkıp çobanların yemeklerini hazırlıyoruz. Sonrasında Berî’ye geliyoruz, keçi ve koyunlarımızı sağıyoruz. Ardından eve gidip peynirimizi yapıyoruz. Burası daha güzel, tabii ki havası her yerden daha temiz. Tabii bazen şehir merkezine gitmek de iyi oluyor ama köyün havası daha güzel. Bir saat, bir buçuk saat falan sürüyor, belli olmuyor. Yaklaşık 400-500 tane keçi ve koyunumuz var. Geçimimizi hayvancılıkla sağlıyoruz” diye konuştu.
‘Havası her yerden daha temiz’
Son olarak 18 yaşındaki Medine Beytekin, “Saat 07.00 ile 07.30 arasında kalkıyoruz, kahvaltımızı yapıyoruz, çobanların yemeğini hazırlıyoruz. Ben genelde Berî’ye gelmiyorum. Daha çok evde kalıp ev işlerini yapıyorum. Çok fazla süt sağmaktan anlamıyorum. Evde kalıp anneme yardım ediyorum. Yaz aylarında köye geliyorum, kışın da Siirt merkezde okula gidiyorum. Bana göre hem köy hem şehir merkezi güzel. Siirt’te olunca ailemi özlüyorum, köye gelince de arkadaşlarımı özlüyorum. İkisi de benim için iyi ama ben köyü çok sevmiyorum. Yine de köyün havası daha güzel” dedi.







