Arin İntikam’ın yoldaşlık yürüyüşü
- 09:04 11 Eylül 2026
- Portre
Neslihan Kardaş
ŞIRNEX - PKK’nin yoldaşlık ilişkilerinden etkilenerek özgürlük mücadelesine katılan Emine Durmuş’u anlatan annesi Hatice Durmuş, kızından 12 yıldır haber alamadığını belirterek, “Bir mezarı bile yok ama yalnız değiliz; onların izinden ayrılmayacağız” dedi.
Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Aileler ile Yardımlaşma, Dayanışma, Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) öncülüğünde Kürdistan’ın birçok yerinde anmalar gerçekleşti. Şirnex’in Cizîr ilçesi de anmaların gerçekleştirildiği yerlerden biri. 26-27-28 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilen anmalarda direniş ve barış vurgusu kentte hiç eksik olmadı. Anmalarda bir kez daha her bir yasın bir direnişe dönüştüğü, her acının dayanışmayla hafifletilmeye çalışıldığı görüldü. Hiçbir acı tek bir ailenin acısı olmadığı gibi, hiçbir evlat da tek bir ailenin evladı olarak görülmedi. Yaşamını yitirenler herkesin çocuklarıydı; acı herkesin acısı, direniş ise tüm halkın…
Yaşamını yitirdiği açıklanan isimlerden biri ise Emine Durmuş (Arin İntikam). Emine Durmuş, abisinin PKK’ye katılmasından çok etkilenir ve onun etkisiyle kendisi de katılır. Verdiği röportajlarda ise PKK’li gerillaların yoldaşlık ilişkilerinin kendisinde büyük etkiler bıraktığını ifade ederek, “Hareketin içinde beni en çok etkileyen şey yoldaşlık” der.
‘Gerillaların tarzından etkilendi’
Kızı Emine ile anne-kız gibi değil, arkadaş gibi olduklarını söyleyen Hatice Durmuş, “Emine henüz okula giderken başarılı bir öğrenciydi ve her zaman okuyacağını söylerdi. Biz köye giderdik, o zaman oraya gerillalar gelirdi. Emine onların tarzından çok etkilenirdi. Kadın ve erkek eşitliğinden çok etkilenmişti. O köy dönüşünden sonra kızımda bazı değişiklikler oldu. Benim hiçbir şey yapmama izin vermezdi, her şeye kendisi koşardı. Okulda da çok başarılı bir öğrenciydi. Her sene muhakkak belge alırdı. Çok zekiydi. Düşünceleri kendi yaşına göre çok olgundu” dedi.
‘Abisinin ardından gitti’
Oğlu Mehmet Halil Durmuş’un (İntikam Derweşî) PKK’ye katılması üzerine kızının da abisinden etkilenip özgürlük mücadelesine katıldığını anlatan Hatice Durmuş, “Daha Emine gitmeden bazı akrabalarımız oğlumu televizyonda gördüklerini söylerdi. Emine bunu duyunca saatlerce televizyon karşısında bekler, abisini görmek isterdi. Görmediğinde ise ağlıyordu. O da abisinin ardından gitti. Oraya gittiğinde hemen abisini göreceğini düşünüyordu belki de. Oraya gittikten sonra kameraya konuşuyor ve bir akademiye katıldığından bahsediyor. Orada abisinin kod adını aldığını da söylüyor. Abisinin silahını da devraldığını söylüyor” diye konuştu.
‘Bir mezarı olsaydı belki acımız da bu kadar ağır olmazdı’
Hatice Durmuş, yaşamını yitiren birçok kişinin isminin açıklanacağını duyduğunda kendi kızının da aralarında olduğunu hissettiğini ifade ederek, “Çünkü hiç umudum kalmamıştı. Yıllardır hiç haber almamıştım. Kızım 20 Eylül 2014 tarihinde gitti. Gittiği günden bu yana hiç haber almamıştım. Bir süre sonra gidişinin 12’nci yılı dolacak. Oğlumun da Cizîr’deki yasak biter bitmez yaşamını yitirdiğini öğrendik. O da Şengal’da yaşamını yitirmiş. En azından onun cenazesi, bir mezarı vardı. Kızımın cenazesi nerede, onu bile bilmiyoruz; bir mezarı bile yok. Hava saldırısında yaşamını yitirmiş. Cenazesi bile kalmamıştır belki. En azından cenazesi olsaydı, bir mezarı olsaydı belki acımız da bu kadar ağır olmazdı” şeklinde konuştu.
‘Abdullah Öcalan’ın başı sağ olsun’
Yalnız olmadıklarını ifade eden Hatice Durmuş, “Bizim gibi olan çok kişi var ve yalnız olmadığımızı biliyoruz. Çocuklarımızla gurur duyuyoruz. Onların davasından da mücadelesinden de pişman değiliz. Biz de onların izinden ayrılmayacağız. Bizim gibi binlerce kişi var. O kadar kişinin fotoğrafı kondu oraya, bu basit bir şey değildir. Onca fotoğrafın, onca acının arasında insan kendi acısını unutuyor. Son nefesimize kadar şehitlerin yolunda olacağız. Yalnızca benim değil, hepimizin şehididir. Hepimizin ve Abdullah Öcalan’ın başı sağ olsun” sözlerine yer verdi.








