Dört parçayı birleştiren Rojava için direniş sürecek
- 09:01 5 Şubat 2026
- Güncel
Rozerin Gültekin
WAN - “Rojava bize Arîn Mîrkan’ın emanetidir rehavete kapılmayalım” diyen DEKUP Eşsözcüsü Hanım Kaya, “Kürdistan’ı sınırlarla dört parçaya böldüler ama Rojava dört parçayı birleştiren nokta oldu. Teslimiyetin başarılı olacağını düşünen zihniyetler, savaşı tekrardan devreye sokmasınlar çünkü teslim olmayacağız” diyerek Rojava için eylemlerinin süreceğini söyledi.
HTŞ ve Türkiye’ye bağlı çeteler 6 Ocak’ta başlattıkları saldırılar ile Rojava’da inşa edilen ortak yaşamı hedef aldı. Saldırılar karşısında gösterilen direnişin ardından 30 Ocak’ta Demokratik Suriye Güçleri (QSD) ile HTŞ arasında ateşkes ve entegrasyon anlaşması imzalandı. Anlaşmanın ilk anından bu yana rehavete kapılmama, direnişin devam etmesi gerektiği çağrıları yapılırken, anlaşmanın HTŞ tarafından uygulanıp uygulanmayacağına dair kaygılar söz konusu.
Wan Demokratik Kurumlar Platformu (DEKUP) Eşsözcüsü Hanım Kaya, 4 parça Kürdistan’da gelişen direnişe ve imzalanan anlaşmaya dair değerlendirmelerde bulundu.
‘Rojava dört parçayı birleştiren nokta oldu’
Rojava’da 2014 yılında DAİŞ zihniyetine karşı gerçekleşen direnişin zaferle sonuçlandığını hatırlatan Hanım Kaya, HTŞ’nin soykırım amacıyla tekrardan saldırdığını ve saldırıların tekrardan boşa düşürüldüğünü ifade etti. Hanım Kaya, saldırılara karşı dört parçanın tek yürek şeklinde direndiğinin altını çizdi. Hanım Kaya, “Rojava kadın devrimidir çünkü kadın her yerde nesneyken Rojava'da özne oldu. Rojava, ‘Jiyan jiyan azadî’ felsefesinin yaşamsallaştığı yerdir. Bundan dolayı çetelerin ve uluslararası güçlerin Rojava'ya saldırdığını görüyoruz. Rojava özelinde Kürt halkını susturmak soykırımdan tekrar geçirmek istediler. Saldırılara karşı Rojava'da, Bakûr’da, Başûr’da Kürt halkının inanılmaz bir birlikteliği ve sahiplenişi ortaya çıktı. Çünkü Rojava bizim kırmızı çizgimiz. Sadece dört parça Kürdistan’da değil Kürt nerede yaşıyorsa Rojava'daki direnişini selamlamak için alanlara çıktı. Özellikle Başûrê Kürdistan ve Bakûrê Kürdistan'daki eylem ve etkinlikleri ele alacak olursak soğuk hava şartlarına aldırış etmeden çok büyük bir sahiplenme ortaya çıktı. Kürdistan’ı sınırlarla dört parçaya böldüler ama Rojava dört parçayı birleştiren nokta oldu” dedi.
‘Soykırım gerçekleşmedi ve hiçbir zaman gerçekleşmeyecek’
Rojava’yı sadece toprak parçası olarak ele almanın doğru olmadığını dile getiren Hanım Kaya, Rojava’nın yok sayılmak istenen Kürt halkının zaferi olduğunu belirtti. Hanım Kaya, “2014'te IŞİD'e karşı direniş sergilemeyen ülkeler varken orada kurulan kadın birlikleri, özsavunma gücüyle kendini savunan halkın gerçekleştirdiği direnişin simgesidir Rojava. Bugün Rojava'ya yapılan uluslararası komplodur. HTŞ Türkiye ve uluslararası güçler tarafından destekleniyor. Bu ülkeler tarafından Kürt varlığını nasıl yok ederiz diye proje çizildi. Tarihe baktığımızda Kürtler öldürüldü, yok sayıldı ama Kürtler hiçbir zaman susmadı. Her zaman bir direnişe geçti. Dört parça Kürdistan birleşti ve Rojava'yı sahiplendi. O açıdan bundan sonra Rojava, Bakûr, Başûr, Rojhilat’ta yapılan saldırılarılar da Kürt halkının birbirini sahipleneceğinin göstergesi oldu. Yapılmak istenen soykırım gerçekleşmedi ve hiçbir zaman gerçekleşmeyecek” şeklinde konuştu.
'Rojava ‘Teslimiyet ihanete, direniş zafere götürür’ sözünün simgesi'
“HTŞ, IŞİD ve onları destekleyen koalisyon güçleri kadınların zılgıtıyla tekrardan yenildi” diyen Hanım Kaya, teslimiyet dayatmasına karşı Rojava’da geliştirilen direniş ile kazanım elde edildiğine dikkat çekti. Hanım Kaya, “Kadınlar, öncülüğünde çetelerin barbarlığına karşı savaş yürütülüyorsa teslimiyetin karşısında inanılmaz bir zafer ortaya çıkacaktır ki Rojava’da ortaya çıktı. Eskiden beri Kürtlere teslimiyet dayatılıyor fakat şöyle bir gerçeklik var; Kürt halkına dayatılan teslimiyet hiçbir zaman başarılı olmadı. Bu saatten sonra da teslimiyetin başarılı olacağını düşünen zihniyetler, koalisyonlar bunun üzerine bir savaşı tekrardan devreye sokmasınlar. Çünkü teslim olmayacağız. 2014'te 'düştü düşecek' diyen zihniyet bugün koalisyon güçleriyle ortaklaşıp düşeceğine dair konuşmuşlar fakat gözden kaçırılan bir şey vardı, Kürtlerin direndiği, birlik olduğu zaman karşısında hiçbir gücün duramayacağı. Rojava, ‘Teslimiyet ihanete, direniş zafere götürür’ sözünün tam da göstergesidir” ifadelerini kullandı.
Rojava Arin Mirkan’ın emanetidir: Rehavate kapılmayalım
Rojava’da elde edilen kazanımın, statünün yaşamsallaşmasının dört parça açısından kazanım olduğuna vurgu yapan Hanım Kaya, statünün korunabilmesi için ulusal birliğinin önemli olduğunun altını çizdi. Hanım Kaya, “Şu an kısmi olarak bir anlaşma var. Her zaman anlaşmalar yapılmıştır ancak tekrardan saldırılar olmuştur. Bundan dolayı en azından anlaşma hukuki olarak tam kendini göstermeden ya da göç ettirilen halklar tekrar yerlerine gitmeden hiçbir şekilde rehavete kapılmıyoruz. Hala yardım TIR’larının sınırda bekletildiğini biliyoruz. Anlaşma yapıldıysa ve gerçeklik payı varsa sınır kapıları açılmalı. O açıdan hiçbir şekilde biz rehavete kapılmayacağız. Rojava için bugüne kadar nasıl çalışmalarımız devam ettiyse bundan sonra da eylem, etkinliklerimize devam edeceğiz. Bundan sonra da yapacağımız eylem ve etkinliklerde tüm halkımızın tekrar yanımızda olması ve Rojava'yı sahiplendiğini göstermesi gerekiyor. Biz ölmek için ya da öldürülmek için var olan bir halk değiliz. Tek derdimiz bütün halkları yaşatmak ve kendi halkımızı da bu soykırım kıskacından kurtarmaktır. Rojava bize bir emanettir. O emanetin adı da Arîn Mîrkan'dır, Ebu Leyla’dır, orada kaybettiğimiz tüm yoldaşlarımızdır. O açıdan sonuna kadar Rojava’ya sahip çıkacağımızın sözünü tekrar veriyoruz” dedi.







