Tahliye edilen tutsak anlattı: Gündelik davranışlar bile suç sayılıyor
- 09:05 11 Şubat 2026
- Güncel
İZMİR- 10 yıllık tutsaklığının ardından tahliye edilen Rozerin Kalkan, “Uygulamalar arttı, daha ince ve ayrıntılı psikolojik baskılar var” dedi. Rozerin Kalkan, gündelik davranışların dahi soruşturma konusu yapıldığını belirterek, cezaevlerinde sınırı ve hesabı olmayan bir baskı ortamı yaratıldığını ifade etti.
Mêrdin’de 11 Ağustos 2016’da evine yapılan baskınla gözaltına alınan Rozerin Kalkan, 9 gün boyunca Mardin Emniyet Müdürlüğü TEM Şube’de işkenceye maruz kaldı. Ardından sevk edildiği mahkeme tarafından tutuklandı. Rozerin Kalkan, 11 ay boyunca Niğde E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tek kişilik hücrede tutuldu. 2017 yılının Temmuz ayında ise sevk talebinin kabul edilmesiyle İzmir Şakran Cezaevi’ne gönderildi. Rozerin Kalkan, 10 yılın ardından 9 Şubat’ta tahliye edildi.
Rozerin Kalkan ajansımıza konuştu.
‘Daha ince ve ayrıntılı psikolojik baskılar var’
Cezaevinde çok uzun süre kalmadığını, otuz yıl kalanlara nazaran kendisini zindanlı hissedemediğini, ancak bir yaşanmışlıkla; zindanın kazandırdıklarıyla çıktığını kaydeden Rozerin Kalkan, cezaevlerinde sorunların olduğunu, süreç ile birlikte cezaevindeki kıskacın daha da artığını dile getirdi. Rozerin Kalkan, “Uygulamalar arttı; daha ince ve ayrıntılı psikolojik baskılar söz konusu. Hani derler ya, toplumda hiç olmadık şeyler yaşanıyor. İnsanlara selam verirsin; selam, İslamiyet’te de önemli bir yere sahiptir. Ama bundan dolayı bile arkadaşların hepsine soruşturma açılabilecek kadar sınırı ve hesabı olmayan psikolojik durumlarla karşı karşıyayız. Dediğim gibi, özellikle süreç başladığından beri bunlar daha fazla kriminalize edilen uygulamalar olarak karşımıza çıkıyor. Daha önce de bize dayatılmıştı. Özellikle orada bir ibare kullanıldığı için bunu kabul etmiyorduk. Buna karşı eylemselliklerimiz her zaman vardı. Son dayatılan uygulamada ise ibare yoktu. İbare kaldırıldığı için biz de o şekilde kullandık ama kapıda gösterip hemen kaldırıyorduk. Başka bir uygulamaya mahal vermemek için cebimize koyuyorduk. Bu şekilde kabul edildi” dedi.
‘Rojava’daki kazanımlar hâlâ tehlike altında’
Rojava sürecinin kendisini hüzünlendirdiğini aktaran Rozerin Kalkan, şunları söyledi: “Gerçekten inanılmaz bir gidişat var. Süreç çok muazzam ilerliyor. Elbette kendi içinde sıkıntıları, zorlayıcı yanları vardır; ama bu, her barışın ve her çözüm sürecinin beraberinde getirdiği bir durumdur. Rojava’da çok büyük kazanımlarımız vardı ve bunların hâlâ tehlike altında olması bizi yeniden kendimize getirdi. Bir birlik oluştu. Bu birlik gözümüzü de gönlümüzü de doyuruyor. Belki burada öncelikle Rojava halkını selamlamak gerekiyor. Özellikle zindanda bulunan tüm arkadaşlarımızı, özelde Rojava’daki halkımızı, orada direnen tüm arkadaşları ve Kürt halkının tamamını; bu süreçte bir olmuş tüm Kürtleri selamlamakla söze başlamalıydım. Şunu söylemek istiyorum: Önderliğin bir sözü var. Diyor ki, ‘Yüz yıl bile yüzüm duvara dönük, ayakta bekletilsem de bilincimden ve ruhumdan asla vazgeçmem.’ Bu sürece bu perspektifle bakmak gerekiyor ve biz de sürece bu perspektifle bakıyoruz. Bugün zindandan çıkan ve çıkmakta olan herkes bu inanç ve ısrarla çıkıyor. Rojava ve beraberinde gelen Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın süreci de bu ışıkla ilerliyor. Dediğim gibi, her türlü zora ve zahmete alışığız. Bu bizim yadırgayacağımız bir durum değil; aksine bizi daha inançlı, daha iradeli ve daha kararlı kılıyor.”
‘Önderliğin perspektifiyle mücadeleyi sürdürüyoruz’
Cezaevinin bir önderlik sahası olduğunu dile getiren Rozerin Kalkan, bunun unutulmaması gerektiğinin altını çizdi. Rozerin Kalkan, “Ben bugün buradan bu sorumlulukla, bu ağırlıkla çıkıyorum. Gerçekten bu hakikati temsil ediyor muyum? Buradan çıkan her arkadaş bu bilinçle çıkıyor ve bu bilinçle de karşılanmak istiyoruz. Toplum nezdinde de, Kürt halkı nezdinde de bu sahanın ve bu sahada yer alan her arkadaşın emeği ve mücadelesi görülmeli. Biz burada ve diğer tüm sahalarda bir onur mücadelesi veriyoruz. İçeride bulunan herkes birer onur savaşçısıdır. Hepimiz önderliğin perspektifiyle bu mücadeleyi sürdürüyoruz. Bunun karşılığında daha fazla duyarlılık ve daha güçlü bir birlik gerekiyor diye düşünüyorum. Başta önderliği selamlıyorum. Tüm arkadaşların Rojava halkına, tüm Kürt halkına ve Türkiye halklarına çok özel selam ve sevgileri var” sözlerini kullandı.







