SAMER raporu: ‘Ailem Güvende’ tartışmasında güvenlik kimin için?

  • 11:47 29 Eylül 2026
  • Güncel
AMED - SAMER’in “Ailem Güvende” adı altında yapılan baskınlara ilişkin X’teki bin 300 paylaşımı incelediği rapora göre, tartışma aile ve ahlak söyleminin ötesine taşındı. Eleştirel paylaşımlarda kadınların ve çocukların şiddetten korunması, adalet, ekonomik güvence ve temel haklar öne çıktı.
 
SAMER Saha Araştırmaları Merkezi, “Ailem Güvende” adı altında onlarca dernek, vakıf ve iş yerine yapılan baskın, pek çok kişinin gözaltına alınması sonrası dijital medya üzerinden farklı kesimlerden gelen farklı nitelikteki tepkilere ilişkin rapor hazırladı. Raporun X platformunda derlenen bin 300 farklı paylaşımın nitel analiziyle hazırlandığı belirtildi. Raporda, baskınların kamuoyunda ve dijital medyada nasıl karşılandığı hangi gerekçelerle desteklendiği hangi toplumsal ve siyasal itirazlarla eleştirildiği tematik ve söylemsel çerçeveler üzerinden incelendiği kaydedildi.Q
 
Siyasal tartışma alanına dönüştürüldü 
 
Raporda, incelenen paylaşımların, “Ailem Güvende” söyleminin yalnızca aile ve ahlakın korunmasına ilişkin bir güvenlik politikası olarak algılanmadığı aynı zamanda devletin güvenlik, adalet ve toplumsal önceliklerinin sorgulandığı daha geniş bir siyasal tartışma alanına dönüştüğü ifade edildi. Paylaşımlarda aile güvenliği, kadın ve çocukların şiddetten korunması, suç ve cezasızlık algısı, özel hayata müdahale, örgütlenme ve ifade özgürlüğü ile ekonomik ve sosyal güvence gibi farklı boyutlarla ilişkilendirildiği belirtildi. Raporda, “Bu çerçevede raporun öne çıkan çıkarımı, ‘aileyi koruma’ söylemi ile toplumun farklı kesimlerinin kendilerini fiilen güvende hissetmesi arasında belirgin bir algı mesafesi bulunduğudur” denildi.
 
Devlet neyi önceliyor? 
 
Raporda, incelenen eleştirel paylaşımların güvenliğin yalnızca belirli yaşam biçimlerini veya ahlaki değerleri korumaya yönelik operasyonlarla sağlanamayacağını, kadınların, çocukların ve aile bireylerinin şiddetten korunması, adalete erişim, ekonomik güvence ve temel hakların kullanılabilmesi gibi alanların da güvenlik anlayışının parçası olması gerektiğini savunduğu kaydedildi. Raporda, paylaşımlarda hükümet ve sistem eleştirilerinin temelinde, devletin güvenlik ve ahlak politikalarında hangi sorunları öncelikli gördüğü ve kamu gücünü hangi alanlarda yoğunlaştırdığı sorusu bulunduğu ifade edildi.
 
‘Güvenlik göstergesi olmaktan çıkmakta’
 
Raporda, incelenen destekleyici paylaşımların aile, din, kültür ve toplumsal değerlerin korunmasını öncelerken, eleştirel paylaşımlar aynı kavramların devlet müdahalesini meşrulaştırmak için kullanılabildiğini ve buna karşılık gündelik yaşamda hissedilen bazı güvenlik, adalet ve ekonomik sorunların yeterince karşılanmadığının ileri sürüldüğü aktarıldı. Raporda, “Sosyal medya söyleminde ‘Ailem Güvende’ ifadesi tek anlamlı bir güvenlik göstergesi olmaktan çıkmakta; devletin koruma sorumluluğunun kapsamı, güvenliğin kimler için ve hangi koşullarda sağlandığı ve kamu politikalarının öncelikleri üzerine bir tartışma başlığına dönüşmektedir. Bu bulgu, aile ve güvenlik politikalarının yalnızca ahlaki değerler üzerinden değil, aynı zamanda şiddetten korunma, eşit yurttaşlık, adalet, ekonomik güvence ve temel haklar bağlamında da değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmektedir” ifadelerine yer verildi.
 
Araştırmanın tüm detaylı analizlerine şuradan ulaşabilirsiniz. https://sahamerkezi.org/wp-content/uploads/2026/09/AILEM-GUVENDE-OPERASYONLARI-1.pdf