Eren Keskin: Özgür Ülke bombalandı, Sarıgül’ün ifadesi bile alınmadı
- 13:45 30 Ekim 2026
- Güncel
İSTANBUL – Özgür Ülke gazetesinin bombalandığı dönemde binanın alt katındaki iş yerinin Mustafa Sarıgül’e ait olduğunu hatırlatan Eren Keskin, Sarıgül’ün olayla ilgili ifadesinin dahi alınmadığına dikkat çekerek bombalamadaki olası rolünün araştırılmasını istedi.
Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül ve ailesi hakkında 16 Ekim’de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” ve “dolandırıcılık” iddialarıyla soruşturma başlatıldı. Soruşturmada, Mustafa Sarıgül ve ailesinin yurt içi ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla milyarlarca euroluk kaynağı akladığı ve yatırımcıları dolandırdığı öne sürüldü.
Soruşturmaya konu olan iddialar arasında Mustafa Sarıgül’ün Şişli Belediye Başkanlığı dönemindeki imar süreçlerinden kayıt dışı gelir elde ettiği de yer aldı. Soruşturma kapsamında Mustafa Sarıgül’ün oğulları Emir ve Ömer Sarıgül, eski eşi Aylin Kotil, Altınbaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sofu Altınbaş, iş insanları Ramazan Argün ve İbrahim Avcı ile gazeteci Murat Ağırel’in de aralarında bulunduğu 22 kişi tutuklandı.
Soruşturmanın ardından Mustafa Sarıgül’ün 1990’lı yıllardaki olaylarla olası bağlantısına ilişkin iddialar da yeniden gündeme geldi.
Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Eren Keskin, Mustafa Sarıgül’ün adının Özgür Ülke gazetesinin bombalanmasıyla ilgili süreçte de gündeme geldiğini hatırlattı. Eren Keskin, "Sarıgül'ün alt katta bulunan bir otomobil bayiinin ve araç servis istasyonunun sahibi olması nedeniyle gündeme gelmişti. Burası zaten dosyalarda da yer alıyor. Biz bu konuyu daha önce de dile getirmiştik. Çünkü Özgür Ülke bombalandığında, bombanın binaya yerleştirilebilmesi açısından en önemli noktalardan biri alt kattaki bu iş yeriydi. Bu nedenle o dönem de konuyu gündeme getirdik ancak Mustafa Sarıgül hiçbir zaman sorgulanmadı" dedi.
Mustafa Sarıgül ve Ağar ailesi ortaklığı
Dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in açıklamalarını hatırlatan Eren Keskin, Kürt iş insanlarının katledilmesi ve Özgür Ülke gazetesinin bombalanmasının devlet tarafından gerçekleştirilen operasyonlar olduğunu savundu. Sarıgül’ün geçmişteki ilişkilerinin de araştırılması gerektiğini belirten Eren Keskin, şunları söyledi: "Bu son derece açıktı. Mustafa Sarıgül de 1990'lı yıllardan bu yana kamuoyunda derin devletle ilişkileri olduğu düşünülen bir isim olarak anılıyordu. Özellikle Şişli Belediye Başkanlığı döneminde hakkında çok sayıda yolsuzluk iddiası gündeme geliyordu ancak bunlara rağmen Sarıgül hakkında hiçbir işlem yapılmadı. Yıllar sonra da kamuoyuna yansıdığı üzere, Mustafa Sarıgül'ün oğlu Emir Sarıgül ile Mehmet Ağar'ın oğlu Tolga Ağar birlikte iş yapıyor, ortaklık yürütüyorlardı. Belki bu ortaklıkları hâlâ devam ediyordur. Ancak bütün bunlar hiçbir zaman bu coğrafyada sorgulanmadı. Bugün Mustafa Sarıgül'ün bir çıkar çatışması yaşadığını ya da fon dolandırıcılığı meselesinin üzerini örtmek amacıyla, YENİ Partiye geçtiği için ona zarar vermek istemiyle bu olayların gündeme getirildiğini düşünüyorum. Büyük ihtimalle böyle bir durum söz konusu"
İfadesi alınmadı
İktidara yakın medyanın Mustafa Sarıgül hakkındaki soruşturmayı ağırlıklı olarak “yüz kızartıcı suçlamalar” üzerinden ele aldığını belirten Eren Keskin, özellikle devlet kaynaklı yayın organlarının bu iddialara geniş yer verdiğini söyledi. Buna karşın Mustafa Sarıgül’ün geçmişteki ilişkileri ve hakkındaki iddiaların bugüne kadar yeterince araştırılmadığını ifade eden Eren Keskin, Özgür Ülke gazetesinin bombalanmasına ilişkin soruşturmada da Mustafa Sarıgül’ün ifadesine başvurulmadığını hatırlattı. Eren Keskin, şöyle konuştu: "Sarıgül'ün her zaman böyle derin ilişkileri olduğuna dair bir algı vardı ancak hiçbir zaman sorgulanmadı. Örneğin Özgür Ülke gazetesinin bombalanmasıyla ilgili olarak, iş yerinin sahibi olduğu gerekçesiyle ifadeye çağrılıp kendisine hiçbir zaman soru sorulmadı. Bütün bunlar büyük bir cezasızlık örneğiydi. Gazete bombalandığında arkadaşımız Ersin Yıldız yaşamını yitirmişti. Biz o dönem gazetenin avukatlarıydık. Bugün her şey tartışılıyorken ben de geçmişte yaşananları hatırlatmak istedim."







