Riha’da kadınlarda en çok hangi hastalıklar görülüyor?
- 09:04 1 Kasım 2026
- Sağlık/Spor
RIHA - Kadınların sağlık hizmetinden faydalanamamasının birçok nedeni olduğunu söyleyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Ebru Kirazoğlu, “Rahim ağzı kanseri kadınlarda ölüme sebep olan en sık dördüncü kanser. Rahim ağzı kanserlerinde HPV’nin yüzde 95 oranında bir neden olduğunu biliyoruz” dedi.
Riha’da (Urfa) kadınların sağlık hizmetlerine erişimi; ekonomik güçlükler, toplumsal baskılar, ev ve bakım yükü, kırsaldan kent merkezine ulaşım sorunları ve sağlık hizmetlerinin anadilde sunulmaması gibi birçok engelle karşı karşıya. Kadınlar bir yandan aile planlaması ve gebelik takibine erişimde sorun yaşarken, diğer yandan kanser taramaları, menopoz ve kadın hastalıklarına ilişkin koruyucu sağlık hizmetlerinden yeterince yararlanamıyor. Bu sorunlar, kadınların sağlık hakkından eşit biçimde yararlanabilmesinin önündeki yapısal engelleri gündeme getiriyor.
İlk 7 ayda 30 kadına kanser teşhisi konuldu
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2026’nın ilk yedi ayında kentte 19 bin 200 kişiye rahim ağzı, 15 bin 800 kişiye meme kanseri taraması yapılırken, taramalarda sırasıyla 17 ve 13 kişide pozitif bulgu tespit edildi. Kentte kanser taramalarının ücretsiz olarak yürütülmesine rağmen, sağlık hizmetlerine erişimin özellikle kırsalda yaşayan kadınlar açısından hâlâ önemli bir sorun olduğu ortaya çıkıyor.
Riha’da kadınların sağlık hizmetine erişimi ve bu noktada yaşadıkları sorunlara dair Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Ebru Kirazoğlu değerlendirmelerde bulundu.
Riha’da kadınlarda en çok hangi hastalıklar görülüyor?
Riha’da kadınlarda en çok rastlanan hastalıkların başında aneminin (kansızlık) geldiğini kaydeden Ebru Kirazoğlu, “Kentte erken yaş gebelikler olması sebebiyle, beslenme yetersizlikleri ve düzensizlikleri ile beraber en sık gördüğümüz durum anemidir. Bununla beraber vajinal enfeksiyonlar, geçmeyen akıntılar, ilişkide ağrı gibi durumlarla çok sık karşılaşıyoruz. Erken yaş evliliklerle beraber hastaların bilinçli olmaması, bilimsel aile planlaması yöntemlerini bilmemeleri sebebiyle ciddi bir eksiklik yaşıyoruz” dedi.
‘Anemi en büyük sıkıntılarımızdan biri’
Özellikle 40 yaş üzeri menopoz dönemindeki kadınlarda menopozun doğal bir süreç olarak görülüp hekime başvurulmadığının çok sık görüldüğünü kaydeden Ebru Kirazoğlu, “Menopozun sıkıntılarını tek başına çözmeyi, bunu doğal bir süreç olarak gören bir kitle ile karşı karşıyayız. Bu konuda da bir bilgi ve eğitim ihtiyacı hissediyoruz. Anemi hala bizim en büyük sıkıntılarımızdan biri. Aile planlaması yöntemlerini, ulaşılmasının kısıtlı olmasıyla beraber ya da toplumsal baskıyla beraber sık gördüğümüz gebeliklerin olması anemiyi de tetikliyor. Bu anlamda aile hekimleri ve bizler mutlaka gebelere tedavi veriyoruz. Ancak kadınların hala içinde bulunduğu koşullardan dolayı hastaneye ulaşamama, ekonomik sıkıntılar, kırsaldan merkeze gelişin zor olması gibi sebeplerden kaynaklı hala sorunlar yaşanıyor” diye belirtti.
Rahim ağzı kanserlerde HPV yüzde 95 etkili neden
Çocuk yaşta evlendirilmelerin birçok hastalığa neden olduğunun altını çizen Ebru Kirazoğlu, “Bölge olarak özellikle Urfa yerelinde erken yaşta evliliği çok sık görüyoruz. Bu anlamda ciddi bir bilgi eksikliği yaşıyoruz. Bu anlamda bilinçlendirmeye, gerekirse mahalle çalışmalarıyla sivil toplum örgütleriyle erken yaşta evliliklerin önüne geçmek için çalışmaların yapılması gerekiyor. Erken yaş evliliklerin getirdiği sıkıntıların başında aile planlamasını bilmemeleri, toplumsal baskıların olması kadınları bu anlamda çaresiz bırakıyor. Rahim ağzı kanserini kadınlarda ölüme sebep olan en sık dördüncü kanser olarak biliyoruz. Rahim ağzı kanserlerinde HPV’nin yüzde 95 oranında bir neden olduğunu biliyoruz. HPV’nin ortalama 200’den fazla çeşidi var. Son dönemlerde gündemde olan ülkemizde de mevcut eczanelerden satın alınan aşılarımız mevcut. Bu aşılar dokuz çeşit HPV’ye etki ediyor ve kadınlarda rahim ağzı kanseri, Vulva Vajen kanserini, erkeklerde Nazoferinger kanserlerinin önüne geçen ve aslında kansere sebep olan etkeni yok eden tek aşı HPV aşıları. O yüzden gündemde tutmak lazım. Çocukluk çağından itibaren dokuz yaşından itibaren aşı yapılabiliyor ancak maliyetli bir aşı” şeklinde konuştu.
Kültürel etkenler sağlık hakkına erişime bir diğer engel
Ebru Kirazoğlu, kadınların yaşadığı toplumsal baskılar, iş yükü, ekonomik özgürlüğün olmamasının sağlık hizmetine erişiminde en temel nedenler arasında yer aldığını belirtti. Ebru Kirazoğlu, “Kadınların ekonomik anlamda iş hayatına katılamaması, istihdam sağlanamaması, ekonomik anlamda birilerine bağlı olması, sağlık alanından faydalanmasının da önüne geçen bir engel. Çünkü oradaki ekonomik kaygılar ulaşılabilirliği azaltıyor. Aynı zamanda kadının ev içinde maruz kaldığı yük, ev işleri, tarım işleri gibi etkenlerden dolayı yükünün fazla olması kadının kendi bedenine önem vermesine ya da sağlığa başvurmasında engel olabiliyor. Bununla beraber kültürel etkenler de var, kadınların mahremiyet algısının farklı oluşu, kadınların büyüme çağında karşılaştıkları ‘ayıp, günah’ algıları doğum kontrol yöntemleri ile ilgili yanlış algılar, toplumsal olarak doğurganlığın devam etmesi gerektiği üzerindeki MİT’ler kadınları etkileyen parametreler. Hastaların gebelik öncesi ve sonrası danışmanlık alması sağlık hizmetlerinde yapılması gerekenler arasında. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar hakkında eğitim almaları, bununla beraber menopoz çağına gelen kadınların kemik erimesi parametreleri, meme taramaları, rahim ağzı kanser taramaları gibi kanser araştırmaları yönünde bilgi eksiklikleri var. Bununla ilgili çözüm üretmek gerekiyor” sözlerine yer verdi.
Ulaşılamayan çok sayıda kadın var
Kadınların sağlık hizmetinden faydalanabilmesi için Sağlık Bakanlığı, yerel yönetimlerin ve sivil toplum örgütlerinin ortak çalışma alanı geliştirmesi gerektiğini ifade eden Ebru Kirazoğlu, “Özellikle kadınlara mobil hizmetlerin sağlıklı bir şekilde ulaştırılabilmesi gerekiyor. Tarım işçisi olan çok fazla kadın var ve gittikleri yerlerde sağlığa ulaşılabilmesi gerekiyor. Yeterli aile planlaması eğitimleri, kanser taramaları ile ilgili programların ulaştırılması gerekiyor” sözlerini kullandı.
‘Anadilde sağlık hizmeti gerekiyor’
Yaşanan bir diğer önemli sorunun ise anadilde sağlık hizmetinin olmaması olduğunun altını çizen Ebru Kirazoğlu şu ifadeleri kullandı: “Urfa yerelinde dört dil kullanılıyor ve biz hastalarla iletişim kurduğumuzda, eğer o dili bilmiyorsak tercüman aracılığıyla iletişim kuruyoruz. Bu anlamda anadilde sağlık hakkı hizmeti çok önemli. Çünkü hastayı aracısız anlamak çok daha makbul olandır ama bilemediğimiz kısımlarda mutlaka bir tercümandan destek alıyoruz. Hizmetin sağlık desteğinin sunulması için doğru tanı koymak en önemli basamak ve bu doğru anlamanın yolu da anadilde sağlık hizmetinden geçiyor.”







