DEM Parti yöneticileri: Onurlu barış tüm halklara yarayacak

  • 09:04 11 Şubat 2026
  • Güncel
Devrim Fındık
 
İSTANBUL - Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne dair konuşan DEM Parti yöneticileri, devletin geçen bir yıla rağmen hala somut bir adım atmadığını belirterek, onurlu bir barışın tüm halkların yararına olacağına vurgu yaparak, yapılması gerekenlere işaret etti. 
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla 27 Şubat 2025’te Barış ve Demokratik Toplum süreci başlatıldı. Süreç neredeyse 1 yılını doldururken, iktidar kanadından somut bir adım atılmadı. Gelinen bu süreçle beraber siyasi tutsaklar Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen hala cezaevlerinde ve bunun üzerine 6 Ocak’ta da Rojava’da yaşayan Kürt halkına HTŞ çetelerinin saldırısı başlatıldı. Emperyalist devletler başta olmak üzere Türkiye’de bunu destekledi. Suriye'de şuan bir anlaşmaya varılmış olsa da Kobane’deki kuşatma hala devam ediyor. 
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) yöneticiler ile bir yılını geride bırakacak süreci ve atılması gerekenleri adımları konuştuk. 
 
‘Siyasi tutsaklar hala içeride’
 
DEM Parti Şişli İlçe Eşbaşkanı Zilan Öztürk, çözüm sürecinde geçmiş deneyimlere dikkat çekerek, “Geçmiş tecrübelerle birlikte hala yeni barış süreci sürekli baltalanmakla karşı karşıya kalıyor. Dolayısıyla barış sürecinde henüz somut bir adım atılmadı” dedi. Zilan Öztürk, siyasi tutsakların durumuna işaret ederek, “Halk çok umutluydu ama yasal bir adım atılmadı. Hâlâ siyasi tutsaklar içeride. AYM kararlarına uyulmuyor, bu da halka güven vermiyor” dedi. 
 
‘Onurlu barış bütün halkların işine yarayacaktır’
 
DEM Parti yöneticisi ve ikinci bölge Eşsözcüsü Derya Göral ise sürecin söylem düzeyinde kaldığını savunarak, “Biz artık sonuç almak istiyoruz. Bunun sadece siyasi söylemlerde kaldığını, pratiğe dökülmediğini görüyoruz” dedi. Barış sürecinin işlevsel hale gelmesi gerektiğini vurgulayan Derya Göral, şöyle devam etti: “Sistem dediğimiz karşı taraftaki birimler, somut olmayan söylemler geliştiriyor. Bizim Türkiye halklarına barış armağan etme gibi bir sözümüz var. Dünyayı İŞİD gibi zihniyetlerden koruyan, İŞİD gibi zihniyetlerin gelişmesinden koruyan tek gücün Kürt özgürlük hareketi olduğunu düşünüyorum. Biz kadın kazanımlarına yönelen bu sistemin önünde durmaya çalışıyoruz. Kadınların işi bu barış sürecinde daha zor. Bu zihniyetlerin kadın örgütlülüğü ile bertaraf edilmesi gerektiği bir çağda olduğumuzu düşünüyorum. Onurlu bir barış bütün halkların işine yarayacaktır.”
 
‘Kürt hareketi sürece sağduyulu yaklaştı’
 
DEM Parti Şişli İlçe Örgütü üyesi Mukaddes Erdoğdu Çelik de sürecin ‘terörsüz Türkiye’ söylemiyle daraltıldığını öne sürdü. Mukaddes Erdoğdu Çelik, şöyle konuştu: “Devlet, kendisine muhalif olacak kişileri en başından hep yok etmeye çalışıyor. Şimdi tümüyle siyaset dışı bırakmaya çalışıyor ki sesiniz daha az olsun. İsrail-Filistin meselesindeki gelişme, Suriye’deki rejim değişikliğinin hem bölge hem Türkiye egemenlerine ve tabi ki son tahlilde Paris Anlaşmasıyla görüldü ki ABD başta olmak üzere dünya emperyalist sistemiyle uyumlu bir şekilde kendi istedikleri rotada götürmek istediler. Bu çok tehlikeli, halkları birbirine kırdıracak bir şeydi. Çıkan verilerden de gösteriyor ki Kürt hareketi sağduyulu yaklaşarak halklar çatışmasını önlediler. Kobane hala kuşatma altında hala yardım gitmiyor.” Son dönemdeki ESP’ye yapılan gözaltı ve tutuklamalara da dikkat çeken Mukaddes Erdoğdu Çelik, bunun sürecin geldiği noktayı gösterdiğini savundu.
 
DEM Parti Beyoğlu İlçe Eşbaşkanı Nisbet Boztaş ise sürece dair herhangi bir ilerleme görmediklerini belirterek, “Bu süreç içerisinde herhangi bir gelişme göremiyoruz açıkçası. Taleplerimizin hiçbiri şu ana kadar gerçekleşmedi” diye konuştu.