İklim için altı tedbirle yılda 1,6 milyon ölüm önlenebilir

  • 16:05 5 Kasım 2026
  • Ekoloji
HABER MERKEZİ - DSÖ’nün raporuna göre, temiz enerji, güvenli su ve sıcak hava dalgalarına karşı erken uyarı sistemlerini kapsayan altı tedbirin yaygınlaştırılması, sağlık ve ekoloji açısından önemli kazanımlar sağlayabilir.
 
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), “İklim Değişikliği ve Sağlığa İlişkin Öncelikli Eylemlerin Genel Faydaları ve Maliyetleri” başlıklı rapor yayımladı. Raporda, iklim değişikliğiyle mücadele ve temel hizmetlere erişimin güçlendirilmesi birlikte ele alındı. Karbon emisyonlarının azaltılması ve temiz enerji yatırımlarının, toplum sağlığını korumanın yanı sıra çevresel riskleri de azaltabileceği kaydedildi.
 
Temiz enerji ve temel hizmetlere erişim
 
Raporda önerilen tedbirler arasında sıcak hava dalgalarına karşı erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi, içme suyu ve sanitasyon hizmetlerinin güçlendirilmesi, el yıkama ve hijyen olanaklarının sağlanması yer aldı. Pişirme ve ısınmada daha temiz yakıt ve teknolojilerin kullanılması ile etkili bir fosil yakıt fiyatlandırma politikasının benimsenmesi de önerildi.
 
Bu adımların, iklim değişikliği ve kirliliğe bağlı riskleri azaltarak sağlık, ekonomi ve ekoloji açısından önemli faydalar sağlayabileceği vurgulandı.
 
Sera gazı emisyonlarında azalma öngörüsü
 
DSÖ’nün tahminlerine göre, söz konusu tedbirlerle küresel yıllık sera gazı emisyonlarının yüzde 31’ine denk gelen yaklaşık 16,7 milyar ton karbondioksit salınımı önlenebilir. Hesaplamaya, arazi kullanımı ve ormanlardaki değişimlerden kaynaklanan emisyonların dahil edilmediği belirtildi.
 
Tedbirlerin uygulanmasıyla 5,4 trilyon dolara varan ek kamu geliri elde edilebileceği de kaydedildi. Raporda, önlenebileceği tahmin edilen 1,6 milyon ölümün, dünya genelindeki her 40 ölümden birine karşılık geldiğine dikkat çekildi.
 
Veriler model ve tahminlere dayanıyor
 
2024-2025 dönemini kapsayan raporda, önerilen tedbirlerin yaygınlaştırıldığı senaryo ile mevcut kapsamın değişmediği senaryo karşılaştırıldı.
 
DSÖ, verilerin gerçekleşmiş sonuçları değil, geleceğe yönelik model ve tahminleri yansıttığını belirtti. Öngörülerin uzun vadeli varsayımlara ve kapsamlı uygulama senaryolarına bağlı olduğu, bu nedenle belirsizlikler içerdiği ifade edildi.