Sabahat Tuncel: Nerede olursak olalım direneceğiz

  • 20:57 19 Ocak 2026
  • Güncel
İSTANBUL – TJA Aktivisti Sebahat Tuncel yazdığı 'Jin Jiyan Azadi Kobane Davası' isimli kitabının imza gününde Rojava’ya dönük saldırılara da değinerek “Nerede olursak olalım direneceğiz” dedi.
 
Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti ve siyasetçi Sebahat Tuncel yazdığı "Jin jiyan azadî Kobanê Davası" isimli kitabı için Kadın Zamanı derneğinde imza günü düzenledi. Çok sayıda kadının katıldığı imza gününde kadınlarla söyleşi yapan Sabahat Tuncel, kitabının içeriğine değinerek Rojava’ya dönük saldırıları da değerlendirdi.
 
‘Hala tutuklu yargılananlar var’
 
Kobanê Davası'ndan tutuklu olarak 3 yıl boyunca yargılandıklarını dile getiren Sebahat Tuncel, dava dosyasından hala Bölge Adliye Mahkemesinde davası devam eden tutsakların bulunduğunu hatırlattı. Sabahat Tuncel, “2014'teki direnişi 2020'de dava konusu haline getirdi. Aslında devlet Kobani Kumpas Davası ile direnişi cezalandırmayı amaçladı. Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Zeynep Kahraman, Zeynep Ölbece, Aynur Aşan, Dilek Yağlı, Pervin Oduncu, İsmail Şengül, Bülent Parmaksız, Günay Kubilay, Nazmi Gür, Ali Ürküt hala tutuklu şekilde yargılanıyor” dedi.
 
‘Kadın direnişine yönelik saldırı’
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat çağrısıyla yeni bir süreç başladığını ancak HTŞ çetelerinin Halep'teki Kürt mahallelerine ardından da Rojava’ya dönük saldırılar gerçekleştiğini belirten Sebahat Tuncel şöyle devam etti: “Bu kitapta bir yerde kadın direnişçilerden bahsediyoruz. O direnişçilerden birisi Zeyfe Hatun. Zeyfe Hatun şey aynı zamanda Selahattin Eyübi'nin yeğeni ya da kuzeni. O Halep kalesini oğlu küçük olduğu için uzun süre kendisi yönetiyor. Herkes Selahattin Eyübi'yi bilir ama işte Zeyfakatun'u çok az insan bilir. Şimdi Zeyfakatun'un yönettiği yerde Halep'te ne yazık ki bir kadın katledildi ve binadan atıldı. Yani aslında özde kadın direnişine, kadın özgürlük mücadelesine yönelik de bir savaş var.”
 
‘Kürt halkının iradesi kırılmak isteniyor’
 
“Esasta Kürt halkının iradesini kırmak, Kürt kadının iradesini kırmak, erkek egemen kapitalist sistemin Ortadoğu'daki temsilcileri aracılığıyla aslında Orta Doğu'da savaş ve çatışmayı süreklileştirmek istiyor" diyen Sebahat Tuncel, Ortadoğu'daki savaş ve çatışmanın merkezinin Kürdistan ve Filistin olduğunu ifade ederek bunun da merkezinde İsrail'
n durduğunu ifade etti.
 
‘Nerede olursak olalım direnmeye devam edeceğiz’
 
Mücadelenin sadece Rojava halkıyla sınırlı olmadığını, sadece Rojava halkının iradesinin değil bütün Kürtlerin iradesini kırmaya yönelik saldırının gerçekleştiğini vurgulayan Sebahat Tuncel, “Nerede olursak olalım direnmek, mücadele etmek gerekir. Bu savaş konseptiyle Kürdistan’ı, Ortadoğu’yu sürekli savaş ve çatışma zemininde tutmak isteyen; özgürlükleri ortadan kaldıran, bilinen adıyla Şara’nın şahsında temsil edilen erkek egemen, dinci, milliyetçi çizgiye mahkûm eden anlayışa karşı direnmek gerekir. Şara’nın kadınlara, halklara özgürlük getirmesi mümkün değil. Kürt kadınlara özellikle hakaret edilerek, ‘Allahu Ekber’ sözüyle öldürülmeye kalkılması… Direnişçi kadınların heykeline saldırılması… Orada gördüğümüz şeyler bunlar. Ancak bütün bunların Ortadoğu’ya ve dünyaya da bir yansıması var. Özellikle Kürt kadın bedenini ve mücadelesini hedef alıyor” diye konuştu.
 
Söyleşinin ardından kadınlar kitaplarını imzalattı.