Saldırılara tepki: Bu direniş yalnız bırakılmamalı
- 09:08 21 Ocak 2026
- Güncel
İSTANBUL - İstanbul’da bir araya gelen kadınlar, Rojava’da kadınların kazanımlarını hedef alan saldırılara karşı uluslararası dayanışma çağrısı yaptı. Kadınlar, devletin HTŞ ile kurduğu ilişkilere dikkat çekerek “Sessiz kalmak katliama ortak olmaktır” dedi.
HTŞ ve Türkiye’ye bağlı çeteler, 6 Ocak’tan bu yana Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarına ara vermeden sürüyor. Ateşkes yapılmasına rağmen çeteler ateşkese uymazken, dört parça Kürdistan’ta Rojava’ya yönelik saldırılara karşı halk ayağa kalkarak sınırlara akın etti. İstanbul’da ise Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, İstanbul’da yaptıkları açıklama ile saldırılara karşı tepki gösterdi. Kadınlar, Rojava’daki direnişin yalnız bırakılmaması gerektiğini belirterek uluslararası dayanışmanın hayati önem taşıdığının altını çizdi.
‘Uluslararası dayanışma önemli’
Rojava’da hayat bulan kadınların toplumsal yaşamda eşit ve özgür yaşaması anlayışına ağır bir saldırı bulunduğunu dile getiren DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki, üstelik bu saldırının bir koalisyonla yürütüldüğünü ifade etti. Özgül Saki, “Aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti Devleti de bu saldırıları meşrulaştıran, hatta alan açan bir politika üretiyor. Ama biz bunu ta 2014’ten biliyoruz. O coğrafyada eşit ve özgür yaşam mücadelesi, o direniş bitmeyecek. Ama en önemlisi, bu direnişin yalnız kalmaması için uluslararası dayanışma da çok önemli. Her yerde gerçekten eşit ve özgür bir yaşamın mümkün olduğunu gösterecek bir direniş hattı örmekle yükümlüyüz. Çünkü biz biliyoruz ki emperyalistler, kapitalistler kendi çıkarları doğrultusunda her an her şeyi yapabilme gücüne sahipler. Ama onların gücü karşısında hem kadınların mücadelesi hem de yüzyıllardır süren bir mücadele var” diye belirtti.
‘Dayanışmayı kalıcı hale getirmek için elimizden geleni yapacağız’
“Eşit ve özgür bir yaşam için kadınların direnişi, feminist hareket ve Kürt özgürlük hareketinden kadınlar olarak biz, birlikte mücadelenin önemini biliyoruz” diyen Özgül Saki, sözlerine şu şekilde devam etti: “Bu dayanışmayı kalıcı hale getirmek ve kazanımla sonuçlandırmak için elimizden geleni yapacağız. Rojava’da direnen halklarla, direnen kadınlarla mücadelemizin ortak olduğunun altını bir kez daha çiziyoruz.”
‘Sessiz kalarak kötülüğe ortak olmayalım’
Annelerin artık çocuklarının ölmemesini istediğini belirten Barış Annesi Zeynep Çalıhan ise şunları söyledi: “Orada bir katliam var. Sesini çıkarmayan insan, insan değildir. Orada çocuklarımız ölürken biz evde rahat oturamayız. Bu yanlıştır. O katliam onlara olduysa, yarın bize de olacak. Kötülüğe ortak olmayalım. Kuru kuru barış neye yarar ki? Ne asker ne gerilla, hiçbirinin ölmesini istemiyoruz. Onurlu bir barış istiyoruz. Kalıcı bir barış istiyoruz. PKK silahı bıraktı. Devletten neden ses çıkmıyor? Bize de terörist diyorlar. Biz bu teröristliği de kabul etmiyoruz. Biz terörist değiliz, anneyiz. Terörist devlettir.”
‘Devletin HTŞ ile işbirliği içinde’
Rojava’da kadınların kazanımlarına göz dikildiğini dile getiren Özgür Genç Kadın’dan Eylem Sıla Bayram, devletin HTŞ ile işbirliği içinde olduğunu ifade etti. Eylem Sıla Bayram, “En son öğrenci eyleminde tutuklamalar gerçekleşti. Burada tutuklamaları işbirliği olarak yorumlamamız gerekiyor. Emperyalizm, Üçüncü Dünya Savaşı’nı bekliyor artık. Ezilen halkların üzerinde daha büyük bir üstünlük kurmaya çalışıyorlar. Dijital şiddeti de görüyoruz. Tüm teknolojik araçları, onaylı nefret suçlarını, bilimsel örgütlenmeleri görüyoruz. Yeni bir savaşa hazırlanılıyor. Ana akım medya da yine ideolojik bir aparat olarak kullanılıyor ve kendini üst yapı olarak yeniden tekrar ediyor” diye belirtti.
‘Bunun bedelini ödeyecekler’
Kardeşlikten bahseden devlet aklının bütün bu saldırı süreçlerinin arkasında olduğunu dile getiren DEM Parti İstanbul İl Yönetimi’nden Ayfer Çelik, şunları söyledi: “Bu süreç, Türkiye Devleti’nin yönlendirmesiyle, Colani’ye akıl vermesiyle, Hakan Fidan’ın ‘o ülke senin, bu ülke benim’ diyerek Colani’nin peşinde gezinmesiyle örüldü. Beştepe’nin bilgisiyle örüldü. Kimse kimseyi kandıramaz. Biz bunların hepsini okuyoruz. Ama bu çok dar bir görüştür. Kendi topraklarındaki huzura kurşun sıkmaktır, sürece kurşun sıkmaktır. Bence itidalli ve akıllı davranmaları gerekiyor. Devlet katından böyle akıllı bir davranış çıkacak mı bilmiyorum. Bizim için Rojava bir örnektir. Devrim kadın devrimidir; bütün dünya devrimcileri ve halkları için bir örnektir. Hepimiz Rojava’nın arkasındayız. Asla yalnız değildir. Bu sürecin sokaklarda hep takipçisi olacağız. Her yerde sesimizi çıkaracağız. Bizi duymak ve görmek zorundalar. Kendi kısır siyasi politikalarının sonuçlarını bütün bu Türkiye halklarına kabul ettiremeyecekler. Bunun bedelini de ödeyecekler.”
‘Çetelere destek Suriye’de katliam demek’
Ana akım medyanın artık izlenmemesi gerektiğini ifade eden Kadın Savunması’ndan Rüya Kurtuluş, tamamen manipülatif bilgilerle Rojava’daki katliamı öven haberlerin yayınlandığını belirtti. DAİŞ’e karşı savaşan kadınların ve halkın direnişinin devam ettiğini söyleyen Rüya Kurtuluş, şunları ifade etti: “Bu direnişe destek olmak ve IŞİD karanlığının tekrar hortlamaması için; Suriye’de HTŞ çetelerinin IŞİD’in devamcısı olduğunu söylemek için şu an orada Kürt halkına karşı bir katliam yapılmaya çalışılıyor. Daha önce Alevilere, Dürzilere saldırmışlardı. Yine burada toplanmıştık. Çünkü Türkiye maalesef HTŞ’yi tanıyor ve İstanbul’da bir konsolosluğu var. Buradan bir kez daha HTŞ çetelerine desteğin Suriye’de katliam demek olduğunu, barışın bu şekilde olamayacağını, bu katliamın bütün sorumlularının açıkça ve uluslararası hukuk çerçevesinde yargılanması gerektiğini, IŞİD üyelerine verilen desteğin son bulması gerektiğini söyledik. Rojava’da özgürlük mücadelesi veren kadınlar var. Çok direndiler, çok savaştılar ve kazandılar. O direnişin ve kazanımların yok edilmesine izin vermeyeceğiz.”







