Mersinde kadınlar Rojava için yürüdü
- 22:13 23 Ocak 2026
- Güncel
MERSİN - Kadın platformu öncülüğünde Rojava’ya dönük saldırılara karşı çok sayıda kadın Kusimotho sokağında bir araya gelerek yürüyüş gerçekleştirdi.
HTŞ ve Türkiye destekli çetelerin Rojava’ya yönelik saldırılarına karşı Mersin Kadın Platformu öncülüğünde bir araya gelen çok sayıda kadın, Kusimotho Sokağında bir yürüyüş gerçekleştirdi. Kadınlar yürüyüşten önce sıra oluşturup birbirlerinin saçını örerek saç örme kampanyasına katıldı. Kadınlar saçlarını örerken alandan “Jin jiyan azadî” sloganı yükseldi. Daha sonra yürüyüşe geçmek isteyen kadınlara polis engel olmak istedi. Kadınların yürüyüşte ısrarı polis ablukasını kaldırdı. Kadınlar alanda sık sık “Rojavada direnen kadınlara bin selam”, “Biji berxwedana Rojava”, ”Jin şer naxwazin”, “Biji berxwedana QSD”, “Kadınız barıştan yanayız”, “HTŞ’ye karşı kadın dayanışması” sloganlarını attı. Aynı zamanda “HTŞ kadın düşmanıdır”, “Jin jiyan azadî”, “Hûn bi qurbana kezîyen me bin”, “Seferberlik ruhuyla genç kadınlar alanda”, “Kezîyên me hebuna meye” dövizlerini taşıdı. Yürüyüşte “HTŞ barbarlığına karşı direnen kadınların ve Rojava halkının yanındayız” pankartı taşınırken basın metnini platform adına Güneş Doğdu okudu.
'Kadınların öz savunma mücadelesini hedef alan bilinçli bir erkek egemen şiddet politikası'
HTŞ’nin Şêxmeqsut ve Eşrefiye’de yaşayan Kürtler başta olmak üzere Süryani, Arap ve diğer halkları hedef alındığını aktaran Güneş Doğdu, seçilmiş halk meclisleri ve kadınların öncülük ettiği yerel yönetimlerin tasfiye edilmek istendiğini söyledi. Mahallelerin meşru direnişi karşısında HTŞ’nin açık savaş suçları işlediğini ifade eden Güneş Doğdu, “Özellikle kadınları hedef alan işkence, infaz ve teşhir politikaları uygulamıştır. Direnişçi kadınların binalardan atıldığı, kadınların saçlarının ve örgülerinin zorla kesilerek teşhir edildiği görüntülerin servis edilmesi; kadın bedenini aşağılamayı, iradeyi kırmayı ve kadınların öz savunma mücadelesini hedef alan bilinçli bir erkek egemen şiddet politikasıdır. Kadınların örgüsü, kimliğin, onurun ve direnişin simgesidir; bu nedenle örgünün kesilmesi, kadınların toplumsal varlığına ve özgürlük iddiasına yönelmiş açık bir saldırıdır” dedi.
Avrupa’da kendisini "kadın haklarının savunucusu" olarak sunan devletlerin HTŞ ile kurduğu diplomatik ilişkiler ve sessizliklerin kadın katliamlarının politik ortağı olduğunu belirten Güneş Doğdu, “Kadınları binalardan atan, işkence eden, kaçıran, saçlarını keserek teşhir eden ve öldüren bir yapının uluslararası meşruiyet kazanması ve desteklenmesi Rojava’daki kadın devrimine yönelmiş açık bir tehdittir” diye belirtti.
'Barış ihtimali baskı altına alınıyor'
HTŞ eliyle Rojava’da sürdürülen saldırıların aynı zamanda Türkiye’de barış ihtimalini baskı altına alma girişimi olduğunu vurgulayan Güneş Doğdu, “Kürt halkına yönelik sürgün, yerinden etme ve teslim alma politikaları sınır aşan bir biçimde devam etmektedir. Kadınlara yönelik savaş suçları, yalnızca bölgedeki kadınlara değil; Ortadoğu’da ve Türkiye’de barış, demokrasi ve özgürlük için mücadele eden tüm kadınlara yönelmiş kolektif bir gözdağıdır” ifadelerini kullandı.
‘Rojava modeli halkların iradesinin ifadesidir’
Kalıcı bir barışın cihatçı yapılara verilen destekle değil tüm halkların eşit yurttaşlık temelinde tanındığı demokratik bir anayasa ile olacağına dikkat çeken Güneş Doğdu, şöyle devam etti: “Rojava’da kadınların öncülüğünde inşa edilen eşitlikçi ve özgür yaşam modeli, patriyarkal şiddete ve erkek egemen savaş düzenine karşı somut bir alternatiftir. Rojava’da halkların ve kadınların inşa ettiği bu model, bölge halklarının iradesinin ifadesidir ve savunulmalıdır.”
‘Gözaltılar barış talebine açık bir saldırıdır’
Rojava için yükseltilen barış taleplerinin Türkiye’de de kriminalize edildiğini söyleyen Güneş Doğdu, “Barışçıl eylemlere dönük gözaltılar, ev baskınları ve tutuklamalar, barış talebine yönelik açık bir saldırıdır. Barışı savunmak suç değildir. Barış talebinin bastırılması, kadınların barış siyasetini ve kadınların sözünü hedef almaktır” dedi.
Özgürlük mücadelesi hedef alındıkça barış mümkün olmaz
Rojava’da kadınları hedef alan, kadınların bedenini ve kimliğini savaşın nesnesi haline getiren, halkların birlikte yaşam iradesini yok etmeye çalışan HTŞ ve onu meşrulaştıran, destekleyen hiçbir gücün barıştan söz edemeyeceğini belirten Güneş Doğdu, “Kadınların özgürlük mücadelesi hedef alındıkça ne güvenlik sağlanabilir ne de gerçek bir barış mümkün olabilir.Kürtlere, Alevilere, Süryanilere ve Dürzilere yönelik katliamlar durana kadar sesimizi yükseltmeye, kadın dayanışmasını ve barış mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz” diye konuştu.







