TJA atölyesi: Jineolojiyle örgütlü kadın bilinci büyüyor

  • 09:07 23 Şubat 2026
  • Güncel
İZMİR- TJA’nın,“Dört Katmanlı Kadın Kurtuluş İdeolojisi” başlığıyla düzenlenen atölye çalışmasına katılan kadınlar, yapılan tartışmaların ve paylaşımların kendileri açısından dönüştürücü ve güçlendirici olduğunu belirterek, kadın mücadelesinin yalnızca alanlarla sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı.
 
Tevgera Jinen Azad’ın (TJA) İzmir’de “Dört Katmanlı Kadın Kurtuluş İdeolojisi” başlığıyla düzenlediği atölye, kadınların deneyimlerini ve ortak mücadele birikimini jineoloji perspektifiyle buluşturdu. Atölyeye katılan kadınlar, yürütülen tartışmaların yalnızca bilgi paylaşımı değil; aynı zamanda dönüştürücü bir yüzleşme ve güçlenme süreci yarattığını belirtti. Kadınlar, mücadelenin sadece eylem alanlarıyla sınırlı kalmaması; yaşamın tüm alanlarına yayılan örgütlü bir hatta dönüşmesi gerektiğini vurgulayarak, kolektif arayışın ve birlikte üretmenin önemine dikkat çekti.
 
‘Ortak tartışmalar yeni anlamlar çıkarıyor’
 
Atölyeye katılan Aysel Önen, daha önce de jineoloji atölyelerinde yer aldığını belirterek, her buluşmanın yeni bir bilgi ve farkındalık alanı açtığını söyledi. Jineoloji dergilerini bireysel olarak okuduğunu ancak kolektif tartışmaların daha güçlü sonuçlar ortaya çıkardığını dile getiren Aysel Önen, “Üzerinde düşünüyorsun ama burada hep birlikte tartıştığımızda, diğer kadın arkadaşlarla bir araya gelip düşünceler kesiştiğinde, daha anlamlı bir şey ortaya çıkıyor. Bu anlamda çok güzel. Teknoloji dediğimiz şey de aslında kendi içinde sürekli gelişen bir alan. Yeni eklemlemeler oluyor, yeni katkılar sunan kadın arkadaşlar oluyor. Her buluşmamızda bu katkıları yeniden değerlendirip üzerine konuşuyor ve daha iyi bir şey ortaya çıkmasını sağlıyoruz. Bunun sürekliliği, bizim de kendimizle yüzleşmemize sebep oluyor. En son Dip Akıntıları kitabını okumuştum; bir kadın yazarın hikâyesiydi. Şimdi 8 Mart’a giderken, biz gündelik politik alanda sürekli sokaktayız. Yine bu yıl sokaklarda olacağız. Ama bu 8 Mart’ta belki de yapmamız gereken şeylerden biri, jineoloji atölyelerinin bize kattıklarıyla yazın dünyasında daha fazla yer almak. Çünkü yazın dünyasında neredeyse hiç yokuz; daha doğrusu çok azız. Bu alanda daha fazla katkı sağlayıp, daha çok üretip, daha çok tartışarak güzel bir ilerleme kat edebiliriz diye düşünüyorum. Alanlardayız zaten her 8 Mart’ta; ama alanlarda olduğumuz kadar dergilerde, sinemada ve sanatın her alanında da olmalıyız. Umarım yaptığımız bu çalışmalar, buralara katkı sağlamamıza vesile olur” dedi.
 
‘Dayanışmanın ne denli kıymetli olduğu bir kez daha açığa çıktı’
 
Nevin Daşdemir Dağkıran ise, atölyenin kendileri açısından heyecan verici olduğunu ve kadınların kendi eksiklerini görme noktasında önemli bir arayış yarattığını belirtti. Paylaşılan deneyimlerin ve özellikle Kürt kadın mücadelesine dair anlatımların kendileri için değerli olduğunu kaydeden Nevin Daşdemir Dağkıran, “Yine mamoste Figen’in hem kendi yaşamımız üzerinden tecrübe ettiği hem de aktardığı deneyimler de oldukça değerliydi. Kadın olarak dayanışmanın, ortaklaşmanın ve birbirimize güç olmanın ne denli kıymetli olduğu bir kez daha açığa çıktı. Bir bütün olarak bakıldığında, birey olmanın ötesinde kadınları ortaklaştıran ve buluşturan duyguların çok daha değerli olduğunu gördük. O açıdan çok kıymetli ve çok keyifliydi. Özelde Kürt kadın mücadelesinin deneyim ve anlatımları paylaşıldı. Bir Kürt kadını olarak durduğumuz yer itibariyle yaşadıklarımız, çok dışında olduğumuz bir durum değil. Dolayısıyla bizi ortaklaştıran değerlerimiz, yaşama ve yaşamdaki duruşumuza dair ortak gayemiz ve amacımız bence çok kıymetli. Buraya gelen her kadın arkadaşın böyle bir buluşmaya, bir araya gelmeye ihtiyacı vardı” sözlerini kullandı.
 
‘Buluşmalar bizi örgütlü bir kadın kimliğiyle buluşturuyor’
 
Bu tür buluşmaların  daha örgütlü bir kadın yapısını açığa çıkardığını aktaran Nevin Daşdemir Dağkıran, “Toplumdaki duruşumuzu da birebir etkileyen; birey olmanın ötesinde, bizi daha örgütlü bir kadın kimliğiyle buluşturan buluşmalar bunlar. Tekrarlanması çok kıymetli, umarım devamı gelir. Şimdi 8 Mart’a gidiyoruz. 8 Mart, başlangıç itibariyle Amerika’da tekstil işçilerinin mücadelesiyle başlayan bir süreç; ancak oradan bugüne kadın yaşamına kattığı çok kıymetli şeyler var. Alanlarda, fikri ve zikri ayırmaksızın bütün kadınlar bir araya geliyor; fakat bu sadece bir buluşmadan ibaret değil. Gündelik yaşamımızda ve çalışma hayatımızda daha örgütlü olmamızı, bir araya gelişlerimizi daha anlamlı kılan bir gün. Bir güne sığdırmamak gerekiyor; bence her gün 8 Mart tadında ve kıymetinde olmalı. Bu açıdan önemli. Her buluşma kadınlarda bir heyecan yaratıyor; bizler açısından da ayrıca kıymeti büyük” ifadelerine yer verdi.
 
‘8 Mart’ta bütün kadınları alanlara bekliyoruz’
 
Fadime Dapaklı da atölyeyi verimli bulduğunu belirterek, bu tür çalışmaların daha sık ve mahalleler arası yapılması gerektiğini söyledi. Jineoloji bilgisinin daha geniş kesimlere ulaşmasının önemli olduğunu dile getiren Fadime Dapaklı, “Jineoloji atölyesi gerçekten çok verimli. Bu tür atölyelerin daha sık yapılması gerektiğini düşünüyorum. Kadınlar açısından böyle çalışmalara gerçekten ihtiyacımız var. Aynı zamanda bu atölyelerin mahalleler arasında da yapılması çok önemli; çünkü oradaki kadınların da bu bilgilerden, jineolojiden faydalanması gerektiğini düşünüyorum. Birçok katmanda kendimizi bulduk; her başlıkta biraz biraz kendimizi gördük. Mücadele alanında, özgür yaşam alanında, yani her alanda kendimizden bir parça bulduk diyebilirim. Bu tür atölyelerin birebir yapılması çok verimli olmaz; daha çok topluluk içinde olması önemli. Çünkü bilgi alışverişinde bulunuyorsun, herkes kendinden örnek veriyor ve her örnekte bir deneyim kazanıyorsun. Ben daha önce jineoloji atölyelerine katılmadım; başka eğitim atölyelerine katıldım. Bu nedenle bazı şeyleri yeni yeni öğrendim. Gerçekten kadın mücadelesi ve özgür kadın mücadelesi açısından çok önemli ve çok değerli bilgiler edindiğimi düşünüyorum. 8 Mart’a bizim, Demokratik Alevi Dernekleri olarak da bir programımız var. Aynı zamanda birçok kadın örgütü de programlar hazırlamış. Ortak yürüyüş alanında bütün kadın arkadaşları 8 Mart’ta alanlara bekliyoruz. Kitlesel bir yürüyüş olmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.