Anmalara güllerle katılan anne: Oğluma minnettarım
- 09:05 18 Eylül 2026
- Güncel
Neslihan Kardaş
ŞIRNEX - Cizîr’de gerçekleştirilen anma programına elinde güllerle katılan ve her bir fotoğrafın yanına bir gül bırakan Halime Akman, Hezex’te gerçekleştirilen anmada ise kendi oğlunun fotoğrafını güllerle, kırmızı, sarı ve yeşil renklerle donattı. Halime Akman, “Oğluma ve şehit düşen tüm arkadaşlarına minnettarım” dedi.
Kürdistan ve Türkiye’nin birçok kentinde 21 Ağustos’tan başlayarak, özgürlük mücadelesinde farklı tarih ve yerlerde yaşamını yitirenler için anma programları gerçekleştirildi. Anma programlarında kurulan çadırlar yüzlerce direniş öyküsüne tanıklık etti. Çadırlarda özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin ardından yas değil; yaşam, direniş ve dayanışma öne çıktı.
Anmalarda direngen bir ruh
Anneler, çocuklarını direngen halleriyle ağırladı ve aynı ruhla uğurladı. Botan’da ilk anma programı 26, 27 ve 28 Ağustos’ta gerçekleştirildi. Üç gün süren anmayı binlerce kişi ziyaret etti. Kadınlar, çocuklar, gençler, yaşlılar; kentteki herkes oradaydı. Dayanışmanın bir parçası, direnişin şahidi oldular. Her yerden ziyarete gelenler arasında Hezex’in (İdil) Deştadarê (Sırtköy) beldesinden gelen bir anne de vardı.
Güllerle katılan bir anne
Onda en çok dikkatimi çeken ise anma programına katıldığı her gün elinde güller ve çiçeklerle gelmesiydi. Yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının yanına getirdiği güllerden, çiçeklerden bıraktı. 11, 12 ve 13 Eylül’de ise Şirnex’in diğer ilçelerinde anmalar düzenlendi. Hezex de bu ilçeler arasındaydı. Anmanın gerçekleştirildiği ilk gün masalara fotoğraflar yerleştirilmiş, her şey hazırlanmıştı.
Oğlu da yaşamını yitirdi
Bir kadın, baştan başlayarak tüm fotoğrafların arasında tanıdık bir yüz arıyor ve kendi oğlunu buluyor. “Tu hezar carî xêr hatî Delalê min” diyor, defalarca tekrarlıyor. Elinde bir poşetle girmişti içeri. Oğlunun fotoğrafının arkasına geçiyor. Poşetinin içi kırmızı, sarı ve yeşil renkli flamalar, örme ipler ve türlü süslemelerle dolu. Hepsi de el yapımı, belli ki kendi emeği. Kendi el emeğiyle başlıyor çocuğunun fotoğrafını süslemeye. Bir yandan diğer annelere sesleniyor: “Delalê we hemîyan xêr hat.” Onun için oğlunun yoldaşlarının oğlundan hiçbir farkı yoktu. Oğlunun fotoğrafını süslüyor, otururken de zafer işaretini eksik etmiyor.
‘Şehîd namirin’
Anmanın ikinci ve üçüncü gününde de gözüm hep o anneyi arıyor. Her gün oğlunun fotoğrafını biraz daha süslemiş oluyor. İkinci gün, yanında oturan annelerin çocukları için de bir şeyler getirmiş poşetinde. Cizîr’de oğlunun yoldaşları için elinde çiçeklerle gelen anne, şimdi ise kendi oğlunu uğurluyor ve oğlunun fotoğrafının yanından bir an olsun ayrılmıyor.
Son gün mevlit okunuyor ve Silopiya’da 88 kişi için büyük bir anma programı düzenleniyor. Orada da elbette yerini alıyor. Elinde kırmızı, sarı ve yeşil flamalar ile kırmızı bir gül var. Yine zafer işaretiyle alana giriyor ve en yüksek perdeden “Şehîd namirin” diye sesleniyor. Bu slogan, onun tüm direnişinin, tüm öyküsünün beden bulmuş hali gibi. Tüm sözcükler tükenmiş, her şey onun için iki kelimeye sığıyor: “Şehîd namirin.”
Anmanın son günü yanına gidiyorum. Sarılıyor ve tüm acısına rağmen güleç bir yüz ifadesiyle sohbet ediyor. Halime Akman, oğlunu Mehmet Emin Akman’ı (Seyit Tolhıldan) anlatıyor.
‘Şehidimi güllerle karşıladım’
Oğlunun 2012 yılında Kandil’de PKK’ye katıldığını anlatan Halime Akman, yaşamını yitirdiği tarihi ise gün, ay ve yıl olarak detaylı bir şekilde sayıyor. Oğlunun 2019 yılının ikinci ayında yaşamını yitirdiğini ancak bunun şimdi açıklandığını söyleyen Halime Akman, “Oğlumun yaşamını yitirdiği yeni açıklandı. Bundan yedi yıl önce yaşamını yitirmiş. Ben elimde güllerle anmalara katıldım. Çünkü benim için özgürlüğün temsiliydi. Ben şehidimi böyle karşılıyordum. Ben onu yürekten güllerle süslüyordum. Şehitler bizim onurumuzdur. Onlar hem bizim geleceğimiz hem de önümüzü aydınlatan ışıklardır. Bizler onlar sayesinde bugünlere geldik” dedi.
‘Hepsi birer kahraman’
Gözleri doluyor Halime Akman’ın ama konuşmaya ve anlatmaya devam ediyor. Şehitlere olan borcunu hiçbir zaman ödeyemeyeceğini dile getiren Halime Akman, “Ben şimdi 14 yaşıma dönsem ve çalışmaya başlasam, yaşlanana kadar hiç durmasam yine de şehitlere olan borcumuzu ödeyemem. Ben şehidime borçluyum. Sadece benim şehidim değil, şehitlerin hepsi bizim onurumuzdur. Onların hepsi birer kahraman. Benim oğlum da çok çalışkan, yiğit biriydi. Ben ne yaparsam yapayım onun borcunu ödeyemem. Sağ olduğum sürece onların yolunda ilerleyeceğim. Ayakta duramasam, bastonla bile yürüyecek duruma gelsem yine de onların izinde olacağım. Şehitler hiçbir zaman ölmez” dedi.
‘Oğluma minnettarım’
Halime Akman dönüp önündeki fotoğrafa bakıyor. Fotoğrafın üst kısmına bağladığı kırmızı, sarı ve yeşil flamaya üç broş takmış. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fotoğrafının bulunduğu broşlara bakıyor ve ardından şöyle devam ediyor: “Bu fotoğrafı alıp göklere de çıkarsam, güllerle, çiçeklerle, bayraklarla, her şeyle süslesem dahi yine onlara minnettarım. Ben oğluma minnettarım, borçluyum. Hiçbir şey yetmez bu borcu ödemeye.”







