İzmir’de emek örgütlerinden barış çağrısı
- 20:15 18 Eylül 2026
- Güncel
İZMİR - Karşıyaka Emek ve Demokrasi Platformu ile emek örgütlerinin “Barış için buluşuyoruz” şiarıyla gerçekleştirdiği açıklamada, Kürt sorununun demokratik ve barışçıl yollarla çözülmesi ve savaş politikalarına ayrılan kaynakların kamusal hizmetlere aktarılması çağrısı yapıldı.
İzmir’de Karşıyaka Emek ve Demokrasi Platformu ile çeşitli emek örgütleri, “Barış için buluşuyoruz” şiarıyla basın açıklaması gerçekleştirdi. Karşıyaka İZBAN önünde bir araya gelen kitle, Karşıyaka İskelesi’ne yürüdü. Açıklamaya Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk’un yanı sıra çok sayıda gençlik ve emek örgütü katıldı. “Dağlar, insanlar ve hatta ölüm bile yorulduysa şimdi en güzel şiir barıştır” pankartının açıldığı açıklamada, “Bijî aşitî”, “Kobanê halkı yalnız değildir” ve “Bijî wekheviya gelan” sloganları atıldı.
Açıklama metnini Eğitim Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Zeliha Danyeli okudu.
‘İhtiyacımız barışçıl bir gelecektir’
Emperyalist savaş politikalarına karşı barışı, demokrasiyi ve halkların eşitliğini savunduklarını belirten Zeliha Danyeli, “Gazze’den Ukrayna’ya, Ortadoğu’dan dünyanın farklı coğrafyalarına kadar milyonlarca insan savaşların ağır sonuçlarıyla karşı karşıya kalıyor. İnsanlar yaşamlarını kaybediyor, kentler yıkılıyor, milyonlarca insan yerinden ediliyor; kadınlar ve çocuklar savaşın sonuçlarından en ağır biçimde etkileniyor. Savaşların arkasında halkların çıkarları değil; emperyalist güçlerin paylaşım mücadeleleri, enerji kaynakları ve ticaret yolları üzerindeki rekabet, silah tekellerinin ve uluslararası sermayenin çıkarları bulunmaktadır. Silaha ayrılan her milyar; halkın eğitiminden, sağlığından, sosyal güvenliğinden ve kamusal hizmetlerinden eksilmektedir. Silah tekellerinin kasaları dolarken emekçilerin sofrasındaki ekmek küçülmekte, savaş ekonomisinin faturası vergiler, düşük ücretler, işsizlik, yoksulluk ve kemer sıkma politikalarıyla halka ödetilmektedir.
Ülkemizde de yıllardır çözümsüz bırakılan Kürt sorunu ve çatışmacı politikalar ağır insani, toplumsal, siyasal, ekolojik ve ekonomik sonuçlar yaratmıştır. Binlerce insan yaşamını yitirmiş, insanlar yerlerinden edilmiş, doğa ve yaşam alanları tahrip edilmiş, güvenlikçi politikalara büyük kamu kaynakları aktarılmıştır. Bugün ihtiyacımız olan yeni çatışmalar ve yeni savaş politikaları değil; demokratik, barışçıl ve eşitlikçi bir geleceğin kurulmasıdır" dedi.
‘Kobanê halkına yönelik saldırıları kınıyoruz’
Çatışmasızlıktan kalıcı barışa giden yolun demokratikleşme, adalet, eşit yurttaşlık ve halkların kendi kimlikleriyle özgürce yaşayabilmesinden geçtiğini belirten Zeliha Danyeli, “Bir ülke barış sürecine girmişse taraflar alınan kararlara uyarak birbirini tanımalı, görmeli, korumalı ve sorun yaşatmamalıdır. Aksi durumda yaşanan süreç sıkıntıya düşer. Örneğin Suriye’de yaşayan halkları birbirine kırdırma politikalarının bir parçası olan saldırıların hemen akabinde Kobanê Cezaevi’nde yaşanan yangında 9 kişinin yaşamını yitirmesi gerilimi tırmandırmıştır. Art arda yaşanan olaylara karşı demokratik tepkisini ortaya koyarak sokağa çıkan Kobanê halkına yönelik saldırılar gerçekleşmiştir. Bizler bu durumu kınıyor ve sorumluların bulunup yargılanmasını istiyoruz” diye belirtti.
‘Barış yalnızca silahların susması değildir’
Barışın yalnızca silahların susması anlamına gelmediğini vurgulayan Zeliha Danyeli, konuşmasının devamında şunları kaydetti: : “Barış; demokrasinin, hukukun, özgürlüklerin, emeğin ve sosyal adaletin güvence altına alınmasıdır. Savaşa ve silahlanmaya ayrılan kaynakların eğitime, sağlığa, insanca yaşamaya ve kamusal hizmetlere ayrılmasıdır. Ülkemizde barışa gidecek sürecin bu evresinin oyalanmadan bir an önce sonuca ermesi ve Kürt meselesinin tüm boyutlarıyla tartışılarak eşitlik ve demokratik toplumu oluşturmanın koşulları yaratılmalıdır.”
Açıklama sloganlarla sona erdi.







