Komünalist Öğrenciler’den 24 Ekim konferansına çağrı
- 20:18 13 Ekim 2026
- Güncel
AMED - Komünalist Öğrenciler, 24 Ekim’de Amed’de “Komünleşen kampüslerle örgütlenme zamanı” şiarıyla düzenleyecekleri konferansa katılım çağrısı yaptı. Üniversitelerde yaşanan sorunlara dikkat çeken Şevval Uzun, “Gelin birlikte tartışalım, örgütlenelim ve uygulayalım. Özgür öğrenci kimliğinin büyütüleceği alanları birlikte inşa edelim” dedi.
Komünalist Öğrenciler öncülüğünde, 24 Ekim’de Amed’de “Komünleşen kampüslerle örgütlenme zamanı” şiarıyla düzenlenecek konferansa ilişkin Halkların Demokratik Kongresi (HDK) binasında basın açıklaması gerçekleştirildi. “Komünleşen Kampüslerle Örgütlenme Zamanı” pankartının açıldığı açıklamaya çok sayıda genç katıldı.
Basın açıklamasının Kürtçesini Cotkar Şahin, Türkçesini ise Şevval Uzun okudu. Konferansa katılım çağrısında bulunan Şevval Uzun, “Gelin birlikte tartışalım, örgütlenelim ve uygulayalım. Özgür öğrenci kimliğinin büyütüleceği alanları birlikte inşa edelim” dedi.
‘Özgür ve demokratik bir gelecek’
Gençlerin özel savaş politikalarıyla hedef alındığını belirten Şevval Uzun, “Toplumsal yaşamın içerisinde gelişen ve onu büyütmeyi hedefleyen gençlik, tarihsel olarak her zaman toplumsal mücadelelerin öncüsü olmuştur. Gençliğin dinamik yapısı, arayışı ve hafızası, toplumsal güçlerin devletçi sistem karşısındaki en güçlü savunucusu ve inşacısı olmuştur. Toplumsal mücadelelerin kadın ve gençlik öncülüğünü egemen güçler de kendilerince analiz etmiş ve gençler özel savaş politikalarının başat hedefi hâline gelmiştir. Toplumsal gençlik mücadelesinin ideolojik, kitlesel ve pratik taşıyıcı gücü olan öğrenci gençlik ise yöneltilen saldırıların odak noktasındadır. Yıllardır uygulanan politikalarla YÖK ve kayyım rektörler eliyle üniversiteler teslim alınmaya çalışılmış, öğrencilerin en temel hak talepleri gözaltı ve tutuklamalarla bastırılmak istenmiş ve özgür öğrenci kimliğinin yaşayacağı alanları boğmak hedeflenmiştir. YÖK’ün ‘Terörsüz Türkiye’ ibareli genelgesi, üniversitelerde sorgulayan, itiraz eden, özgür ve demokratik bir gelecek için mücadele eden öğrenci hareketini kriminalize etmeye yönelik bir adım olarak kendini göstermiştir” dedi.
‘Genç kadınlar özel savaş politikalarının hedefi hâline gelmiştir’
Ana dilde eğitim talebinin daha güçlü dile getirilmesi gereken bir süreçten geçtiklerini belirten Şevval Uzun, şöyle devam etti: “Kampüslerde özgürlükler daraltılırken saldırılar yaşamın her alanına yayılmıştır. Yaşamın daraltılıp köleleştirilmesiyle pek çok öğrenci ekonomik sebeplerle üniversiteye ulaşamamakta. KYK bursları açlık sınırının altında kalmakta, yurt ve yemek ücretleri sürekli artmaktadır. Geleceksizlik tehdidiyle üniversiteler, boyun eğen, toplumuna yabancılaşmış, apolitik öğrencilerin yaratıldığı ve kapitalist sisteme eleman yetiştiren alanlar hâline getirilmek istenmektedir. 12 Eylül faşizminin artığı YÖK, kayyım rektörler eliyle öğrencilere ve akademisyenlere yönelik baskılarını her geçen yıl artırmaktadır. Cinsiyetçi eğitim düzeni, erkek egemen anlayışa bilim ve felsefe kisvesi altında meşruiyet kazandırmaya çalışmaktadır. Eril eğitim sistemi içinde genç kadınlar bir kez daha ezilmekte, istismar ve her türlü şiddete maruz bırakılmaktadır. Gülistan Doku ve onlarca genç kadın, üniversitelerde özel savaş politikalarının hedefi olmuştur. Üniversitelerde bu politikalar yürütülürken, birçok dil, kültür ve halka ev sahipliği yapan Türkiye ve Kürdistan coğrafyasında devletin dayattığı tekçi politikalar iflas noktasına gelmiştir. İflas eden politikaları etkisiz kılmak için toplumsal yaşamdan genç bir kesiti içeren üniversitelerde yeni yaşam alanları inşa etmek ve ana dilde eğitim talebini daha çok yükseltme ihtiyacının her zamankinden daha yoğun hissedildiği bir dönemden geçmekteyiz.”
‘Komünleşen kampüslerle örgütlenme zamanı’
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne değinen Şevval Uzun, üniversite gençliğinin sürece katılımının önemine dikkat çekerek şunları kaydetti: “Bugün içinde bulunduğumuz Barış ve Demokratik Toplum Süreci, cumhuriyetin demokratikleşmesi için önemli bir olanaktır. Ancak devletin süreci bir güvenlik meselesi olarak ele alması, yakalanan bu tarihsel fırsatın kaçırılmasına, Türkiye’nin bir yüzyıl daha demokrasi ve özgürlüklerden uzak kalmasına sebebiyet verecektir. Türkiye’nin yaşadığı çoklu krizlerin aşılması ve Kürt sorununun çözümünü mümkün kılan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin hedefine ulaşması, ancak üniversite gençliğinin toplumsal mücadeleye güçlü katılımı ve sahiplenişiyle mümkündür. Bu evrensel kaos aralığını halkların lehine sonuçlandıracak mücadelenin yol, yöntem ve biçimi, mücadelenin yürütücüleri için bir meşaledir. Sosyalist bir inşa ancak komünlere ve yerel demokrasiye dayalı olarak geliştirilebilir. Bu temelde öğrenci gençlik olarak ‘Komünleşen kampüslerle örgütlenme zamanı’ şiarıyla dönemin en temel gerekliliği olan üniversite örgütlülüğümüzü oluşturmak için kapsamlı bir konferans gerçekleştirme ihtiyacı açığa çıkmıştır. Bu temelde Komünalist Öğrenciler olarak 24 Ekim’de Amed’de düzenleyeceğimiz konferansa Türkiye ve Kürdistan kentlerinde üniversite okuyan tüm yurtsever, komünalist öğrencileri davet ediyoruz. Gelin birlikte tartışalım, örgütlenelim ve uygulayalım. Özgür öğrenci kimliğinin büyütüleceği alanları birlikte inşa edelim.”
Basın açıklaması, “Jin jiyan azadî” ve “Bijî berxwedana ciwanan” sloganlarıyla sona erdi.







