Kongra Star’dan Werîşe Muradî için çağrı

  • 11:51 19 Ekim 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - Werîşe Muradî hakkında ikinci kez verilen idam kararına tepki gösteren Kongra Star Koordinasyonu, kadın örgütlerine ve uluslararası kamuoyuna mücadele çağrısı yaparak, hak ihlallerinin açığa çıkarılması için bağımsız bir soruşturma kurulu oluşturulmasını istedi.
 
Kongra Star Koordinasyonu, İran’da Tahran Devrim Mahkemesi’nin Kürt kadın siyasi tutuklu Werîşe Muradî hakkında ikinci kez idam kararı vermesine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Werîşe Muradî hakkında verilen ilk idam cezası, 2025 yılında Yüksek Mahkeme tarafından bozulmuştu. Yeniden verilen idam kararına başta kadın örgütleri olmak üzere dünyanın birçok yerinden tepkiler gelmeye devam ediyor.
 
İdam tehdidinin kabul edilemez olduğunun vurgulandığı açıklamada, “İran’da Kürt kadın aktivist Werîşe Muradî hakkında yeniden verilen idam kararı, İran rejiminin kadınlara dönük baskı, sindirme, korkutma politikalarında ısrar ettiğini tekrar göstermektedir. Bu karar, aynı zamanda kadınların özgürlük iradesine, Kürt halkının demokratik taleplerine ve baskıya karşı yükselen toplumsal seslere yöneltilmiş açık bir saldırıdır” denildi. Werîşe Muradî’nin yaklaşık iki yıldır zindanlarda ağır tecrit, fiziksel ve psikolojik işkence ile insan onurunu hiçe sayan cezaevi koşullarına karşı mücadele ettiğinin belirtildiği açıklamada, gözaltına alındığı ilk günden itibaren maruz bırakıldığı baskıların, sağlık sorunlarının ve tedaviye erişimindeki engellerin sistematik sindirme politikasının bir parçası olduğu kaydedildi.
 
‘İdamla susturmak istiyorlar’
 
Açıklamada, Werîşe Muradî’nin tüm baskılara rağmen özgürlük iradesinden vazgeçmediğine dikkat çekilerek, “Tüm bu baskılara rağmen özgürlük iradesinden vazgeçmeyen Werîşe Muradî’yi şimdi de idamla susturmak istiyorlar. Ancak böylesi bir direniş ile cevap veren bir kadının yaşamını ve özgürlük mücadelesini hedef alan hiçbir baskı politikası sonuca ulaşamayacaktır” ifadelerine yer verildi.
 
‘Hak arayışı kriminalize edilmekte’
 
İran rejiminin Kürt halkına, kadınlara ve muhalif toplumsal kesimlere yaklaşımının güvenlik ve cezalandırma eksenine sıkıştırıldığının belirtildiği açıklamada, demokratik taleplerin tehdit olarak sunulduğu, hak arayışının kriminalize edildiği ve farklı kimliklerin özgürce var olma isteğinin baskıyla karşılandığı vurgulandı. Kadınların özgürlük mücadelesini idam cezalarıyla bastırma girişimlerinin, baskının siyasal boyutunu daha da somutlaştırdığına işaret edilen açıklamada, “Ancak kadınların özgürlük talebi bir mahkeme kararıyla ortadan kaldırılamaz. Bir kadının sesini susturmaya yönelik her girişim, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin neden hâlâ gerekli olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır” denildi.
 
Rojhilat’a yönelik askeri saldırılara dikkat çekildi
 
İran halkının farklı kesimlerinin özgürlük, adalet, eşitlik ve insanca yaşam taleplerine verilecek yanıtın daha fazla baskı, idam ve askeri operasyon olamayacağının vurgulandığı açıklamada, Werîşe Muradî’nin idam cezasının yenilenmesinin ardından Rojhilat’ın farklı bölgelerinde artan askeri saldırılara dikkat çekildi. Açıklamada, “Bir yanda Kürt kadın aktivistler idam tehdidi altında tutulurken, diğer yanda Kürtlerin yaşadığı bölgelerde askeri operasyonların ve bombardımanların sürmesi, İran rejiminin Kürt meselesine yaklaşımını, siyasal haklar karşısındaki tutumunu ortaya koymaktadır” ifadeleri kullanıldı.
 
Kadın örgütlerine ve uluslararası kamuoyuna çağrı
 
Kadın örgütlerine, feminist hareketlere, insan hakları kuruluşlarına, hukuk örgütlerine, demokratik kurumlara ve uluslararası dayanışma ağlarına çağrı yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Werîşe Muradî’ye yönelik idam kararının durdurulması ve iptal edilmesi için sesimizi yükseltmemiz tarihi sorumluluktur. İran rejiminin böylesi baskı ve sindirme politikalarına karşı etkili ve sürekli bir kamuoyu baskısının oluşturulması aciliyet gerektirmektedir. Ayrıca Werîşe Muradî’ye karşı yürütülen tüm hak ihlallerinin açığa çıkarılması için bağımsız bir soruşturma kurulunun oluşturulması talep edilmeli, bunun mücadelesi verilmelidir.”