Komünalist Öğrenciler Konferansı: Önder Apo 27 Şubat’la cesaretini yeniden ortaya koydu
- 12:40 24 Ekim 2026
- Güncel
AMED - Komünalist Öğrenciler öncülüğünde düzenlenen konferansta konuşan TJA aktivisti Nesrin Akgül, “Önder Apo’nun 27 yıllık esaret süreci çok güzel bir gençlik hikayesidir. Bunu 27 Şubat’la tekrar ortaya koydu” dedi.
Komünalist Öğrenciler öncülüğünde, “Komünleşen kampüslerle örgütlenme zamanı” şiarıyla Çand Amed Kongre Merkezi’nde konferans düzenleniyor. Konferansa Kürdistan ve Türkiye’deki üniversitelerde bulunan yüzlerce öğrenci, Barış Anneleri, Tevgera Jınên Azad (TJA), siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum örgütleri de katıldı. Konferansın yapıldığı salona, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin fotoğrafları ile “Em xwendekarên komunalîst li ser fikr u ramanên bendava çûbûkê ne”, “Xeta jınê xeta jiyanê ye”, “Komünleşen kampüslerle örgütlenme zamanı”, “Wanlı liselilerden Fransız liselilere Apocu selamlar”, “Ji bo zaningehên komînal, niha dema jinê ye” ve “Komünleşelim özgürleşelim” pankartları asıldı. Ayrıca gençler sık sık “Bê Serok jiyan nabe”, “Biji Serok Apo”, “Şehit namırın”, “Biji berxwedana ciwana” ve “Biji berxwedana zindana” sloganları attı.
Konferans, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşu sırasında gençler, “Çerxa şoreşê” marşını okudu.
‘27 Şubat’ta bir kere daha ortaya konuldu’
TJA aktivisti Nesrin Akgül konuşma yaptı. Nesrin Akgül, “Burası bir başlangıç noktası. Başlangıç noktası her zaman için bir hedef koyar. Önümüze hedef koymayı bir gereklilik haline getiren ideallerimiz, yaşamımıza yön veren bir öğreti var. Kürt halkı bu öğretiyi Apocu hareketten aldı. Tarihe böyle geçecek. Bugün bu hareket yeni bir başlangıç noktasındadır. Bu başlangıç noktasından büyük ideallerle devam etmeye kararlıyız. Sizi görünce yeniden gençleştim. Daha bir heyecanlanıp daha bir gururlandık. Bu moralle mücadeleyi daha da büyütme hevesi yaşadık. Önder Apo, ‘Her zaman ben gencim’ diyen bir yerde duruyor. Bu, biyolojik gerçekliği de aşan toplumsal bir şeydir. Ben de size bakınca, ‘Gençlik sürekli genç kalmayı nasıl başaracak?’ dedim. Önder Apo’nun 27 yıllık esaret süreci çok güzel bir gençlik hikayesidir. Bunu 27 Şubat’la tekrar ortaya koydu. Yeni meraklar, kaygılar ve duygularla hareketi ve toplumu yeniden gençleştirdi. Bir halk lideri, bütün tecrit koşullarına rağmen nasıl genç kaldı? Önder Apo kadar dogmatizmle mücadele eden kimse yoktur. Arkadaşlar, asla dogmatik olmamalısınız. Gençliği en çok yıpratan şey dogmatizmdir. Dogmatizm, gelişimin önünü kapatır, idealleri sınırlar, küçültür. Dogmatizme karşı mücadele, herkese karşı esnemek, kendinin dışındakiyle yaşayabilmeyi öğrenmek demektir” dedi.
‘Siz bu cesaretin örneğisiniz’
Kürt kadın mücadelesine değinen Nesrin Akgül, bir Kürt kadını olarak kendi hikayesini yazdığını söyledi. Nesrin Akgül, “Bir genç olarak, yanlış olsa da kendi gücüm, iradem olsun dedim. Birlikte olsun dedim. Bugün buraya baktığımda cesarete yeni bir tanım koyduk. Cesaret, bir şeyi değiştirme ve yapma gücüdür. Siz bu cesaretin örneğisiniz. Bu cesaretle toplumu değiştirip dönüştüreceksiniz. Önder Apo da gençlik cesaretiyle başladı. Kimsenin Kürt, Kürdistan demediği yerde, ‘Kürt vardır, Kürdistan sömürgedir’ diyerek başladı mücadeleye. Kendi gerçekliğini kanıtlamış bir genç oldu” diyerek Kürdistan’da mücadele eden herkesin bir cesaret hikayesi olduğunu kaydetti.
‘Önder Apo büyük bir cesaret gösterdi’
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın büyük bir cesaret ortaya koyarak müzakere süreci başlattığına dikkat çeken Nesrin Akgül, şu sözlere yer verdi: “Önder Apo, ‘Müzakere yapacağız’ dedi. Kimisi teslimiyet, kimisi ihanet, kimisi yenilgi dedi. Fakat Önder Apo büyük bir cesaret göstererek yoluna devam etti, ısrar etti. Bu yüzdendir ki Önder Apo gençtir ve ‘Gençlik hareketi’ diyor. Bizler de değişmeye, dönüştürmeye cesaret edeceğiz. Korkmayın, ‘Başaracağız’ deyin. Engeller var, biliyoruz. Yeni gençlik ve toplum profili var. Özyönetim döneminde büyük bir cesaret örneği vardı. Diyeceğiz ki başaracağız, başaracağız, başaracağız.”
Yapılan konuşmaların ardından gençliğin mücadelesini konu alan sinevizyon gösterimi yapıldı.
Sonrasında Kürdistan’ın, Türkiye’nin ve dünyanın farklı gençlik komün ve örgütlerinden gelen mesajlar okundu. Mesajlarda, geleceğin gençlerin elinde olduğu ve gençlerin bunu bilerek hareket etmesi gerektiği vurgulandı. Aralarında ne kadar mesafe olursa olsun birbirlerine desteklerinin devam ettiği kaydedildi.
Rojava’daki üniversite öğrencilerinden gelen mesajda ise Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı Barış ve Müzakere Süreci’ne dikkat çekilerek Abdullah Öcalan’ın özgür koşullarda çalışması ve özgür olması çağrısında bulunuldu.
Konferans basına kapalı olarak devam ederken, meclis üyelerinin seçimi ve meclisin ilanıyla sona erecek.







