Katledilmeye çalışılan Rojda Odabaşı: Bana bir şey olmasını mı bekliyorsunuz?
- 12:21 28 Ekim 2026
- Güncel
AMED - Katledilmeye çalışılan Rojda Odabaşı, “Bana bir şey olmasını mı bekliyoruz?” diyerek fail Mazlum Çelebi’nin serbest bırakılmasına tepki gösterdi. Rojda Odabaşı, “Tüm kamuoyuna, kadın örgütlerine, hak savunucularına ve basın emekçilerine çağrım: Davayı takip edin, beni yalnız bırakmayın” dedi.
Amed’in Rezan (Bağlar) ilçesine bağlı Bağcılar Mahallesi’nde, 22 Ağustos’ta Rojda Odabaşı, aynı binada oturan Mazlum Çelebi tarafından ateşli silahla katledilmeye çalışıldı. Diyarbakır 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi, fail Mazlum Çelebi hakkında 60 günlük tutukluluğun ardından tahliye kararı verdi. Tahliye kararının ardından avukatı aracılığıyla Diyarbakır 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’ne itirazda bulunan Rojda Odabaşı, ayrıca koruma ve fail hakkında uzaklaştırma kararı alınması için Bağlar İlçe Merkez Karakolu’na başvurdu. Rojda Odabaşı, İnsan Hakları Derneği (İHD) ile Amed Barosu’ndan da hukuki destek talebinde bulundu. Mazlum Çelebi hakkında “silahla kasten yaralama” ve “mala zarar verme” suçlarından açılan davanın ilk duruşması 8 Nisan 2027’de görülecek.
Rojda Odabaşı, katledilmeye çalışılmasını ve failin serbest bırakılmasına ilişkin ajansımıza konuştu.
Katletme girişimine rağmen fail Mazlum Çelebi’nin serbest bırakılmasının yarattığı tehlikeye dikkat çeken Rojda Odabaşı, “Olayın ardından saldırgan tutuklandığı için yargı sürecini beklemeye başladık. İddianame hazırlandı, mahkeme için gün bekliyorduk. 23 Ekim tarihinde, 19 Ekim günü 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararıyla failin serbest kaldığını öğrendik. Ancak bugün geldiğimiz noktada, yaşadığım saldırının ağırlığıyla verilen karar arasında büyük bir uçurum olduğunu düşünüyorum. İki bacağımdan yaralandım, hayatım altüst oldu. Şimdi ise beni vuran kişinin serbest bırakılmasıyla bir kez daha korkuyla baş başa kaldım. Bir insanın tanımadığı birinin evine gelip onu silahla vurması nasıl açıklanabilir, bilmiyorum. Ben kendi hâlinde yaşayan, kimseye zararı olmayan bir kadınım. Kendi evimde, kendi hayatımı sürdürürken böyle bir saldırıya uğradım. Bu nedenle yaşadığım olayın yarattığı korkuyu anlatmak kolay değil. İnsan hiç tanımadığı birinden böyle bir saldırı görebiliyorsa kendisini nerede güvende hissedebilir? Üstelik şimdi beni vuran kişi serbest. Benim korkum da endişem de devam ediyor” dedi.
‘Bana bir şey olmasını mı bekliyoruz?’
Adaletin sağlanması isteyen Rojda Odabaşı, “Hayatımın en korkunç anlarından birini yaşadım. Şimdi ise beni öldürmeye yönelik bir saldırı gerçekleştirdiğini düşündüğüm kişinin, yargılama süreci tamamlanmadan serbest bırakılmasıyla karşı karşıyayım. Böyle bir durumda kendimi nasıl güvende hissedebilirim? Benim can güvenliğimden kim sorumlu? Bana bir şey olmasını mı bekliyoruz? Kendimi korumak için daha ne yaşamam gerekiyor? Bundan sonra hayatımı nasıl normal bir şekilde sürdürebilirim? Evimin kapısı çaldığında korkmadan kapıyı açabilecek miyim? Bir ses duyduğumda yeniden saldırıya uğrayacağım endişesi yaşamadan oturabilecek miyim? Bunlar benim için artık sıradan sorular değil, her gün yüzleşmek zorunda kaldığım gerçekler. Hayatımı korkmadan yaşamak istiyorum. Yargıya güvenmek istiyorum ama bunun için yargının da beni koruduğunu hissetmem gerekiyor. Adalet, yalnızca dosyalar ve kararlar üzerinden tartışılan bir mesele değil. Benim gibi saldırıya uğramış bir kadının yaşamını sürdürebilmesiyle de doğrudan ilgili” ifadelerini kullandı.
Çağrı: Beni yalnız bırakmayın
Cezasızlığın son bulmasını isteyen ve kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulunan Rojda Odabaşı, “Ben bugüne kadar şiddete uğrayan kadınların yanında olmaya, onların sesini duyurmaya çalıştım. Yaşananları basından takip ediyordum ve her olay içimi acıtıyordu. Bir gün bunların benim de başıma gelebileceğini hiç düşünmemiştim. Bir kadının hayatı bu kadar mı ucuz? Kadına yönelik şiddeti yalnızca bireysel olaylar olarak değerlendiremeyiz. Şiddetin karşısında etkili bir koruma ve hesap verebilirlik sağlanmadığında, bu durum toplumda cezasızlık algısını güçlendiriyor. Ben korkuyla yaşamaya devam ederken saldırıya uğradığım kişinin serbest olması, adalet duygumu da güvenlik hissimi de derinden sarsıyor.
Kadınların şiddete uğradıklarında korunacaklarına, haklarını aradıklarında adalet bulacaklarına inanabilmeleri gerekiyor. Yaşadığım saldırının bütün yönleriyle ele alınmasını, hukuki sürecin titizlikle yürütülmesini ve can güvenliğimin sağlanması için gerekli önlemlerin alınmasını istiyorum. Tüm kamuoyuna, kadın örgütlerine, hak savunucularına ve basın emekçilerine çağrım: Davayı takip edin, beni yalnız bırakmayın. Yargı sürecinin kamuoyu tarafından izlenmesi, yaşananların unutulmaması ve adalet talebimin duyulması benim için çok önemli. Sesimin duyulmasını, yalnız bırakılmamayı ve bir daha hiçbir kadının kendi evinde vurulduktan sonra adalet ararken korkuyla baş başa kalmamasını istiyorum” diye konuştu.








