Valiliğin soruşturma engeline karşı itirazda bulunulacak
- 10:40 18 Mart 2022
- Güncel
URFA - Emine ve Ferit Şenyaşar'ı savcıdan izinsiz gözaltına alan polisler hakkında yapılan şikayet başvurusu valilik tarafından engellendi. Ailenin avukatları konuya ilişkin Antep Bölge İdare Mahkemesi'ne itirazda bulunacaklarını söyledi
AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız'ın koruma ve yakınlarının saldırısı sonucu eşi ve iki oğlunu yitiren Emine Şenyaşar ve saldırıdan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar, Urfa Adliyesi önünde tuttukları Adalet Nöbeti'nin 128'inci günü olan 14 Temmuz 2021’de Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan'ın ziyareti öncesi kent girişinde gözaltına alınmıştı. Emine ve Ferit, Urfa Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ve ardından Sarayönü Polis Karakolu'na götürülmüştü.
Gözaltı esnasında Emine ve Ferit Şenyaşar'ın avukatları, müvekkilleri hakkında o gün herhangi bir gözaltı kararının olup olmadığını sordu. Avukatların bu talebine polisler yazılı yanıt vermezken, sözlü olarak ise savcılık tarafından böyle bir karar alındığını söyledi. Ardından nöbetçi savcıyla görüşmeye giden avukatlara, nöbetçi savcı tarafından sözlü olarak "Öyle bir talimatın bulunmadığı" yanıtı verilmişti.
Bunun üzerine aile avukatları, Emine ve Ferit’i gözaltına alan 11 polis memuru hakkında Urfa Cumhuriyet Başsavcılığı'na "Müştekilerin haklarında gözaltı kararı bulunmadan gözaltına alındıkları" gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.
Valilik isteği geri çevirdi
Cumhuriyet Başsavcısı polisler hakkında Urfa Valiliği'nden soruşturma izni istedi. Valilik tarafından istenen soruşturma izni ile ilgili "14 Temmuz 2021 tarihinde polis memurlarınca yapılan işlemlerin müştekilerin var olan adli dosyaları kapsamında Cumhuriyet Savcısı talimatı doğrultusunda gerçekleştiği, yeni bir adli ya da idari işlemin olmadığı" ifadeleriyle isteği geri çevirdi. Valilik kararında Emine Şenyaşar hakkında 2 farklı adli tahkikat, 2 farklı soruşturma yürüten birim olduğunu, işlemler sırasında sağlık kontrollerinde geçen süreler, tercüman çağrılması, avukatların beklenmesi gibi durumlar göz önünde bulundurularak yapılan işlemlerin makül sürede ve mevzuat gereği yapılan işlemler olduğu savunuldu.
‘Haksız ve hukuksuz’
Verilen kararı değerlendiren gözaltı esnasında Sarayönü karakolunda ailenin yanında bulunan ve Mezopotamya Ajansı’na (MA) bilgi veren avukatlardan Mehmet Ali Aslan, "Esasında biz o gün soruşturma kapsamında bilgi almak istedik ama kolluk bize bilgi vermedi. Her ne kadar o gün için bir gözaltı kararı olduğu beyan edilse de biz avukatlara herhangi bir yazılı karar verilmedi. Valiliğin vermiş olduğu kararda yapılan işlemler her ne kadar makul sürede yapıldığı beyan edilmişse de bu doğru değildir. Sadece bir kimlik tespiti için bile müvekkilimiz Sarayönü karakolunda saatlerce bekletilmiştir. Bu durum bile yapılan işlemlerin haksız ve hukuksuz olduğunu göstermektedir" dedi.
Suç duyurusu
Mehmet, savcı talimatı olup olmadığı bilgisini o gün kolluğun kendilerine vermediğini belirterek, "Burada bizim takıldığımız konu o gün için bir gözaltı kararı olup olmadığı talebiydi. Müvekkillerimiz alıkonulduğu gün savcı talimatı bize gösterilmedi. Nöbetçi savcı ile görüşen meslektaşlarımıza, savcı 'öyle bir talimatının bulunmadığını' sözlü olarak iletti. Müvekkillerimiz hakkında o gün bir gözaltı kararı olmamasına rağmen alıkonuldular. Bu nedenle ilgili kolluk görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunduk. Valilik o gün görevlerini kötüye kullanan kolluk görevlileri için soruşturma izninin verilmesini mevcut kararla reddetti" dedi.
İtirazda bulunulacak
Verilen kararın o gün yaşanan hak ihlali ile somut bir bağlantısının bulunmadığını ve hukuka aykırı bir gerekçe olduğunu söyleyen Mehmet, müvekillerini gün boyu alıkoyan kolluk görevlileri hakkında soruşturma izni verilmesi için Antep Bölge İdare Mahkemesi'ne itirazda bulunacaklarını söyledi.







