Kobanê’den Halep’e değişmeyen gerçek: Dünya yine sessiz

  • 09:02 20 Ocak 2026
  • Güncel
Neslihan Kardaş 
 
ŞIRNEX - Kobanê’de DAİŞ saldırılarında eşini yitiren Aynur Elçioğlu, Halep ve Rojava’daki saldırıların 11 yıl önce yaşananlarla aynı olduğunu belirterek, “Kadınlar ve çocuklar yine katlediliyor, dünya yine sessiz” dedi.
 
HTŞ, 6 Ocak’ta Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde sivil yerleşimlere dönük saldırılar başlattı. Günlerce süren saldırılarda onlarca kişi katledilirken, yüzlerce kişi yaralandı. Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’ye dönük saldırılar başladıktan sonra, bölge halkıyla en güçlü dayanışmayı ise benzer acıları daha önce yaşamış olanlar gösterdi. Çünkü bu saldırılar, Kürt halkı açısından hafızalarda derin izler bırakan geçmiş saldırıları yeniden hatırlattı. Nitekim 15 Eylül 2014’te Rojava’ya dönük saldırılar başladığında da Kürt halkı ve dostları, birlik ve büyük bir direnişle kadın öncülüğünde Kobanê’de bir devrim inşa etti. 
 
Kobanê’de DAİŞ çetelerinin Kürt halkına yönelik saldırılarına karşı Kürdistan’ın birçok kentinden insanlar dayanışma için bölgeye gitmişti. Bu dayanışma zincirinin bir halkası da Cizîr’den beş çocuk babası Abdullah Elçioğlu’ydu. Abdullah Elçioğlu, o gün Kobanê’ye giderken taşıdığı direniş ruhunun bugün Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê için yeniden canlandığını ifade ediyor.
 
Abdullah Elçioğlu’nun eşi Aynur Elçioğlu o dönem yaşadıklarını ve Halep’e yönelik saldırılara dair konuştu.
 
‘Sessiz kalmak mümkün değildi’
 
Bundan 11 yıl önce, şimdi Halep’e dönük saldırılara benzer saldırıların Kobanê’ye dönük gerçekleştiğini hatırlatan Aynur Elçioğlu, “Biz de yaşananları televizyondan, haberlerden görüyorduk. Haberlerde katledilen çocukları görüyorduk; benim de 5 çocuğum var ve o zaman onlar daha küçüklerdi. O görüntüleri gören vicdan ve ahlak sahibi kimsenin sessiz kalması mümkün değildi. Orada yaşananlardan sonra Cizîr’de de benzeri bir savaş yaşandı” dedi.
 
‘Eşim, yaşananlara sessiz kalamadı’
 
Kobanê savaşı başladığında 5 çocuğu olduğunu anlatan Aynur Elçioğlu, “Biz televizyonda katledilen, şiddet gören çocukları gördükçe yerimizde duramıyorduk. Orada yaşananlara karşı herkes sanki kör, sağır, dilsizdi. DAİŞ çetelerinin kadınlara, çocuklara yaptığı işkenceler bizi çok etkiliyordu. Vicdanı olan her bireyin yapacağı gibi, benim eşim de orada yaşananlara sessiz kalamadı ve oraya gitti. Gittiği dönem, çatışmaların en yoğun yaşandığı dönemdi. Orada bir yıl kaldıktan sonra şehit düştü” diye konuştu.
 
‘Konu Kürtler olunca tüm dünya kör, sağır oluyor?’
 
“Biz şehidimizle gurur duyuyoruz” diyen Aynur Elçioğlu, çevresinden birçok kişinin eşinin 5 çocuğunu nasıl bırakıp gittiğini sorduğunu söyledi. Kendisinin eşinin mücadelesini ve gittiği yolu kutsal gördüğünü ifade eden Aynur Elçioğlu, “Şimdi yine aynı şeyleri yaşıyoruz. Kadınlar, çocuklar yine DAİŞ’in elinde. Bütün dünya Rojava’da yaşananları izliyor ama sessiz kalıyor. Neden konu Kürtler olunca tüm dünya kör, sağır oluyor? Farklı yerler için barış isteniyor ama konu Rojava olunca ne barış ne de demokrasi talebi oluyor. Yıllardır Rojava’da kan akıyor ve kimse ses çıkarmıyor. Buradaki sokağa çıkma yasaklarında bizler de aynı şeyleri yaşadık. Onları çok iyi anlıyoruz. Rojava halkı yıllardır savaşla karşı karşıya. Yıllardır DAİŞ işgali altında ve tüm dünya buna sessiz kalıyor” şeklinde konuştu.
 
‘Bu sessizliğe bir son verilsin’
 
27 Şubat’tan bu yana Türkiye’de başlayan sürece değinen Aynur Elçioğlu, “Türkiye’de de şu an Sayın Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla başlamış bir süreç var. Bütün dünya için adalet ve demokrasi istiyor. Türkiye neden saldırılara karşı ses çıkarmıyor? Tüm dünya ayaklansın. O çocukların yaşadıklarının hesabını öbür dünyada da vereceğiz. Neden yaşananlar karşısında bu kadar çaresiziz? İnsanlar kendi toprakları için savaşabilir. Çünkü toprağımız da bizim evimizdir. Artık bu sessizliğe bir son verilsin” vurgusu yaptı.
 
‘Önderimizin fiziki özgürlüğünü görmek istiyoruz’
 
Tüm dünya halklarının önderleri gibi Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın da özgür olması gerektiğine dikkat çeken Aynur Elçioğlu, “Dünya halkları gibi bizim önderimiz de dört duvar arasında olmasaydı, Kürt halkına dönük bu saldırılara bir çözüm bulabilirdi.  Tüm dünya halkları için Sayın Öcalan’ın talep ettiği adalet ve demokrasiyi, biz kendi önderimiz için göremiyoruz. Sayın Abdullah Öcalan’dan haber almak istiyoruz. Kürt halk önderi fiziki özgürlüğüne kavuşsun ve halkının içinde, bu yaşananlara dair çözüm bulabilsin” ifadelerini kaydetti.