KCK: Rojava’yı sahiplenme süreklileştirilmeli

  • 11:44 4 Şubat 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ- Rojava’ya dair açıklama yapan KCK, “Rojava’da durum tam netleşip Rojava Kürdistan halkının hakları güvenceye alınana kadar sahiplenme süreklileştirilmelidir” denildi.  
 
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı Rojava’ya dair yazılı açıklama yaptı. 
 
Açıklamada şu ifadeler yer aldı: 
 
 “4 Ocak’ta Özerk Yönetim heyeti ile Şam heyeti arasında yapılan görüşmede önemli bir uzlaşma sağlanmışken Şam Dış İşleri Bakanı toplantıya müdahale ediyor, toplantı bir açıklama yapılmadan sonlandırılıyor. 5 Ocak’ta Paris’te ABD, Fransa, HTŞ ve Türkiye bir anlaşma yapıyorlar. 6 Ocak’ta da Halep’in Kürt mahallerine ağır silahlarla saldırılıyor. Suriye’nin güneyinin İsrail’e bırakılması karşılığında Rojava-Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi’ni tasfiye etmeyi hedefleyen bir uluslararası komplo devreye konuluyor. Kürtlerin Suriye’de Arap, Süryani, Çerkes, Türkmen ve diğer halklarla oluşturduğu demokratik toplumcu sistemi dağıtma saldırısı gerçekleştiriliyor. Bu, halkların eşitlik içinde kardeşçe bir arada yaşamasını istemeyen, Ortadoğu’nun demokratikleşmesini kendi çıkarlarına görmeyen güçlerin tüm Ortadoğu halklarına yönelik gerçekleştirdiği bir komplo olmuştur. Demokratikleşmeye saldırı; esas olarak da Kürtlere yönelik bir saldırı haline gelmiştir. Böylece Kürt sorununun çözümsüzlüğü üzerinden Ortadoğu’yu kontrol altında tutma politikası bir kez daha devreye konulmuştur. Bu saldırı yalnızca Rojava-Kuzey-Doğu Suriye’ye değil, tüm Kürtlere ve halkların ortak kazanımlarına bir saldırı olmuştur.Bu komployla bir Kürt-Arap savaşı başlatılmak amaçlanmıştır. Ancak, QSD halklara yönelik bir komplo olacak bu provokasyonu boşa çıkarmak için Derazor, Reqa ve Tebqa’dan çekilmiştir. Böylece Kürt-Arap savaşı başlatmak isteyenler amaçlarına ulaşamamıştır.
 
QSD ve Rojava Kürdistan halkı demokratik toplum sistemini dağıtmak ve Kürtleri soykırıma uğratmak isteyen Türk devletinin desteklediği HTŞ’ye ve birlikte hareket eden çetelere karşı direnişe geçmiştir. Saldırganlar Rojava Kürdistan sınırlarında durdurulmuştur. Bu direniş tüm Kürdistan halkını ve demokrasi güçlerini 2014 Kobanê direnişinde olduğu gibi ayağa kalkmaya çağırmıştır. Kürdistan’ın 4 parçasında Kürt halkı ve demokrasi güçleri 2014 yılındakinden daha fazla kitlesel ve daha kararlı biçimde ayağa kalkmıştır. Bu ayağa kalkış direnişçilere büyük bir güç vermiştir. Dünya demokratik kamuoyu da demokratikleşmeye ve Kürt halkının kazanımlarına yönelik bu saldırının karşısında durmuştur. Öyle ki bu uluslararası komplo içinde yer alan ülkelerin kamuoyu da ayağa kalkmış; hükümetleri üzerinde baskı kurarak saldırıların durdurulmasını istemişlerdir. QSD ve Rojava halkının gösterdiği direniş, 4 parça Kürdistan’daki halkımızın ve demokrasi güçlerinin ayağa kalkışı 30 Ocak’ta bir anlaşmanın gerçekleşmesini sağlamıştır.
 
Rêber Apo 4 Ocak’tan önce Rojava yönetimine demokratik entegrasyon çerçevesinde bir çözüm projesi sunmuş; bu çerçevede 4 Ocak’ta bir uzlaşma sağlanmıştı. Rêber Apo’nun bu çözüm projesinin sabote edilmesi sonrası da Rêber Apo her yolla savaşın bir anlaşma ile sonuçlanması için çaba göstermiş, bu çabası diğer etkenlerle birlikte 30 Ocak uzlaşmasını  ortaya çıkarmıştır.
 
Soykırımcı güçlerin amaçlarına ulaşamamasında QSD, YPG ve YPJ savaşçılarının  direnişi yanında, kadınların ve gençlerin öncülüğünde tüm Rojava halkının silah kuşanması da çok önemli bir rol oynamıştır. Rojava’daki kadın devrimi toplumdaki özgürlükçü ruhu daha da derinleştirmiş ve özgürlük direnişini yenilmez kılmıştır.
 
Kürtler demokratik ulus haline geldiğini herkese gösterdi
 
Kürdistan’ın 4 parçasında ve Avrupa’da halkımız Rojava’da ilan edilen seferberliğe katılmıştır. Halkımızın her yerde bir bütün olarak ayağa kalkışı yüz yıllık direniş ve onlarca yıldır süren özgürlük savaşının yarattığı halk gerçekliği sonucu olmuştur. Rêber Apo’nun çizgisi doğrultusunda Kürdistan’ın 4 parçasında büyük bedeller vererek yürüttüğümüz mücadele halkımız açısından birlik yaratmış; bu birlik ruhu Rojava’ya sahiplenme eylemlerinde kendisini en üst düzeyde ortaya koymuştur.
 
Bakurê Kürdistan halkı 2014 yılının 6-7-8 Ekim’inde muazzam biçimde gösterdiği Kobanê direnişini sahiplenme serhildanlarına benzer bir ayağa kalkışı her yerde gerçekleştirmiştir. Amed, Van, Batman, Cizre, Nusaybin, Kızıltepe, Şırnak, Gever ve Türkiye metropolleri başta olmak üzere Bakurê Kürdistan halkımız günlerce ayakta olmuş, direnişi güçlü biçimde desteklemiştir. Rêber Apo’nun paradigması doğrultusunda PKK öncülüğünde yürütülen mücadelenin; özgürlüğü için direnen bir halk yarattığını bir kez daha gözler önüne sermiştir.Başûrê Kürdistan halkı büyük bir yurtseverlik ve coşkuyla günlerce meydanları doldurmuş ve Rojava’daki soykırım saldırılarına karşı kararlı bir duruş göstermiştir. Bu soykırım saldırısının sonraki aşamasının Başûrê Kürdistan’daki kazanımların yok edilerek Kürt soykırımının Başûrê Kürdistan’a taşırılacağı bilinciyle sadece meydanlara çıkmamış; gençler Rojava’ya koşarak silah kuşanmış ve soykırımcı çetelere karşı savaşmıştır. Rojava’da şehit düşen Kerkük’ün değerli evladı Ehmed Omer’i bir kez daha saygı ve minnetle anıyor, onların hayali olan özgür Kürdistan’ı, Kürdistan’ın 4 parçasında da gerçekleştireceğimizin sözünü yineliyoruz.
 
Süleymaniye ve Kerkük halkı Şex Mahmut Berzenci’yle başlayan özgür yaşam özleminin derin bilinciyle sürekli meydanlara çıkmış, demokratik ulusal birliğin kararlı seslendiricisi olmuştur. Başûrê Kürdistan halkı her şehir ve kasabada ayağa kalkarak demokratik ulusal birliğin halk zemininde gerçekleşmesinin güçlü duruşunu ortaya koymuştur.Kürdistan’ın 4 parçasından halkımızın bulunduğu Avrupa da her zaman olduğu gibi sürekli ayakta olmuş; Kürt birliğinin toplumsal temelinin en güzel örneğini vermiştir. Bakur, Başûr, Rojilat ve Rojava Kürdistanlı halkımız Avrupa’da el ele günlerce ayakta olmuş; Kürt soykırımına izin vermeyeceklerini yüksek bir sesle haykırmıştır. Avrupa’daki demokrasi güçleri, sosyalistler ve enternasyonalist gençler de bu ayağa kalkışın içinde yer alarak Avrupa kamuoyu ve dünya insanlık vicdanını da harekete geçirmişlerdir.Rojhilat Kürdistan halkı da İran’daki serhildanlarda ağır bedeller ödemiş; İran’ı demokratikleştirme mücadelesi içindeyken Rojava’da ilan edilen direniş seferberliğine birçok Rojhilatlı genç de silah kuşanarak katılmıştır. Böylece Kürtler üzerinde soykırım politikası olan uluslararası komploya karşı mücadelenin içinde yer almışlardır.
 
Şengal, Maxmûr ve Ermenistan’daki halkımız da Rojava’ya yönelik saldırılara karşı ayağa kalkmış, demokratik ulusal birliğin toplumsal zemininin gerçekleştiğini göstermişlerdir. Avustralya’dan Kanada’ya kadar dünyanın her yerinde Kürtler ayağa kalkmış, Kürt düşmanı soykırımcı güçler karşısında kurulan barikatın içinde yer almışlardır.
 
Bakur, Başûr, Rojava, Rojhilat, Avrupa, Şengal, Maxmûr, Ermenistan ve dünyanın her yerindeki halkımız büyük takdiri hak etmişler ve Kürtlerin güçlü bir demokratik ulus haline geldiğini dost ve düşman herkese göstermişlerdir. Böyle bir halk gerçekliğine ulaşmak tarihi önemdedir. Doğru öncülük ve örgütlenme yapılarak mücadele edildiğinde Kürdistan’ın 4 parçasındaki tüm halkımız özgür ve demokratik yaşama kavuşacaktır.
 
Bu sahiplenme sürecinde Kürdistan’ın 4 parçası ve yurt dışındaki halkımız sadece meydanları doldurmamış, Rojava halkımızın yaşadığı sıkıntıları gidermek için güçlü bir yardımlaşma kampanyası yürütmüştür. Bu dayanışma ruhu da ulusal birlik duygusunun ne derece güçlü olduğunun önemli bir kanıtı olmuştur. Tüm Kürt siyasi güçlerinin bu süreçte sorumlu davranmaları bunun oluşmasında etkili olmuştur.
 
Ulusal birlik için üzerimize düşen çabayı göstereceğiz
 
Kürdistan’ın 4 parçası ve başta Avrupa olmak üzere dünyanın her yerindeki Kürt halkı ve demokrasi güçleri Kürt ulusal demokratik birliğinin toplumsal alanda gerçekleştiğini göstermişlerdir. Ayrıca tüm Kürt basını da bu süreçte önemli bir rol oynamıştır. Halkımızın bu birlikteliği ve gösterdiği duruş tüm Kürt siyasi güçlere de demokratik ulusal birlik çağrısı olmuştur. Toplumsal zeminde gerçekleşen birliği siyasi zeminde ve ulusal kurumlarda demokratik temelde gerçekleştirme sorumluluğu tüm Kürt siyasi güçlerine düşmektedir. Tüm siyasi güçlerin halkımızın bu çağrısına kulak vererek demokratik ulusal birlik temelinde çaba göstereceğine inanıyoruz. Biz Kürt Özgürlük Hareketi olarak, bu çalışmada her düzeyde yer almaya hazırız. Üzerimize düşeni yerine getirme çabası içinde olacağız.
 
Rojava'nın hakları güvenceye alınana kadar sahiplenme süreklileştirilmelidir
 
Rojava’da bir ateşkes ve anlaşma sağlanmıştır. Ancak bu ateşkes ve anlaşmanın kalıcı olup olmayacağı zaman içinde belli olacaktır. Bu açıdan tüm halkımız ve demokrasi güçleri sürekli duyarlı olmalı; Rojava’da durum tam netleşip Rojava Kürdistan halkının hakları güvenceye alınana kadar her yerde sahiplenme süreklileştirilmelidir. Rojava Kürdistan halkının direnişiyle omuz omuza olduğunu gösteren Kürdistan’ın 4 parçasındaki ve yurt dışındaki tüm halkımızı ve demokrasi güçlerini tekrardan kutluyoruz. Bu görkemli direniş şunu bir kez daha ortaya çıkarmıştır ki; özgücüne dayanan ve birliğini sağlayan bir halk her türlü saldırıyı ve engeli aşarak özgürlüğünü mutlaka kazanacaktır."