Kimlik taşımayı reddeden tutsakların hakları engelleniyor

  • 09:04 15 Şubat 2026
  • Güncel
Nazlıcan Nujin Yıldız
 
İZMİR - Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde yaka kartı taşımayı reddeden tutsakların direnişi sürüyor. Avukat Gamze Yentür, kimlik dayatmasını kabul etmeyen tutsakların birçok hakkının engellendiğini söyleyerek, bu dayatmadan vazgeçilmesini istedi. 
 
İzmir Kadın Kapalı (Şakran) Cezaevi idaresi, tutsakların sürekli yanlarında yaka kartı taşıma zorunluluğu getirdi. Kadınlara yönelik bir baskı aracı olan bu dayatma, tutsakların yaşamını zorlaştırırken, mevcut hak ihlalerini de artırıyor. 
 
Bu dayatma tutsakların sağlığa erişim hakkı, avukat ve ziyaretçisini görme hakkını, kitap ve posta alma gibi haklarını engelliyor.
 
Kimlik dayatması ve hak ihlallerine karşı 3 kadın tutsak 10 Şubat tarihinde açlık grevine başladı. Zuhal Sürücü ve Güzin Tolga, sağlık sorunları nedeniyle açlık grevlerine ara verirken, Tuğçenur Özbay’ın açlık grevi sürüyor. 
 
Konuya dair konuşan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İzmir Şubesi Hapishane Komisyonu üyesi Gamze Yentür, bu uygulamanın diğer cezaevlerinde olmadığını ve Şakran Kadın Kapalı Cezaevi yönetiminin keyfi davrandığını belirterek, hak ihlallerine karşı tutsakların sesini duyurmaya devam edeceklerini söyledi.
 
Baskılar arttı
 
Cezaevlerinde artan baskının en büyük sebeplerinden birinin dışarıdaki artan baskı olduğunu söyleyen Gamze Yentür, siyasi tutsakların topluma yön verdiklerini ve bu sebeple de toplumsal süreçlerin ilk olarak cezaevlerine yansıdığını ifade etti. Gamze Yentür, “Çok uzun süredir hapishanelerde artan bu baskı, gittikçe tırmanmaya ve elde edilmiş hakların da gerisine düşürülmeye başlandı. Son dönemde de özellikle Şakran Kadın Kapalı Hapishanesi'nde, kadınlara yönelik bir yaka kartı baskısı var. Halbuki oradaki bütün herkes hem hapishanedeki gardiyanlar tarafından hem de hapishane yönetimi tarafından zaten biliniyor. Sonuçta burada zapturapt altına almak gibi dert olduğu için de bu yaka kartı süreci başladı. Adalet Bakanlığı'nın bir genelgesi oldu ve bütün hapishanelere gittiğine dair bir bilgi verildi. Şakran'da geçtiğimiz haftalarda yapılan görüşmede savcının verdiği bilgi bu yöndeydi” dedi.
 
'Tutsaklar koğuştan çıkarılmıyor'
 
Şakran’daki kimlik kartı dayatmasını kabul etmeyen tutsaklara yönelik hak ihlallerinin arttığını dile getiren Gamze Yentür, “Özellikle avukat görüşü ve duruşmalara gitmenin bile önü kesildi. Tutsaklar kesinlikle hücreden, koğuştan çıkarılmıyor. Bunun üzerine de üç tane kadın müvekkilimiz 10 Şubat’ta açlık grevine başladı. Ancak Zuhal Sürücü daha öncesinde de girdiği ölüm orucundan dolayı, açlık grevinde hemen sağlık problemleri yaşadı. Hastaneye kaldırıldı ve ara vermek zorunda kaldı. Yine Güzin Tolga da sağlık problemlerinden dolayı açlık grevine ara verecek. Ancak Tuğçenur Özbay açlık grevine devam edecek. Çünkü yaka kartının hukuksuz olduğunu düşünüyorlar ve bu dayatmayı kabul etmeyeceklerini ifade ettiler" diye belirtti. 
 
‘Haklar gasp ediliyor’
 
Yaka kartı dayatmasına dair söz konusu yönetmeliğin doğru olmadığını, hukuksal zeminde ve normlar hiyerarşisinde de en aşağıda olduğu için değiştirilebilir olduğunu dile getiren Gamze Yentür, “Bunun tartışmalarını savcıyla da zaten yaptık. Bunun da geri çekilmesi gerekiyor. Şakran’da da bu kimlik kartını taşımıyorsanız en fazla kınama cezası verilebiliyor. Ancak bu kınama cezası da artan bir boyuta sürüklenmiş durumda. Burada artık kişilerin dışarıyla görüşmesinin de önü kesiliyor. Hiçbir şekilde ne bir mektup ne bir görüş ne avukat ne de sağlık hakkının önü kesiliyor.  Sağlık olarak da sıkıntılı. Yani doktora da gidemez hale getiriyor sizi. Dolayısıyla tutsakların bütün hakları gasp edilmiş oluyor. Sadece kınama cezası verilebilecekken bu işin bu kadar büyümüş olması da bir keyfiliği öne sürüyor" ifadelerini kullandı.
 
Bu süreçte tutsakların yanlarında olacaklarını söyleyen Gamze Yentür, tutsakların seslerini duyurmaya devam edeceklerini belirtti.