TAJE Sözcüsü: 75’inci fermanla karşı karşıyayız

  • 09:07 1 Mart 2026
  • Güncel
Derya Ren
 
RIHA – TAJÊ Sözcüsü Riham Hico, Irak ordusunun Şengal’de askeri noktalar kurması ve silah toplama girişimleriyle birlikte DAİŞ tehdidine dair kaygıların büyüdüğünü belirterek, “Şu an 75’inci fermanla karşı karşıyayız” dedi.
 
Türkiye’nin açıklamaları ve Irak ordusunun son hamleleri, Şengal üzerindeki baskı ve tehdit atmosferini derinleştiriyor. Irak ordusu 22 Ocak’ta Sinûn beldesindeki Kers Vadisi yolunda askeri noktalar kurmaya başladı. Öte yandan 74’üncü fermanın ardından özsavunma güçlerini oluşturan Şengal halkının silahlarının toplanmasına yönelik adımlar atılırken, Suriye ve Rojava’da bulunan DAİŞ’lilerin Irak cezaevlerine sevk edilmesi de Şengal başta olmak üzere Irak genelinde DAİŞ tehdidine dair kaygıları artırdı. Irak’ta DAİŞ hücrelerinin çoğaldığına dair bilgiler ve Hol Kampı’ndan bazı DAİŞ’li ailelerin Irak’a geçişi ise bölge halkında endişeyi büyütüyor.
 
Êzidî Özgür Kadın Hareketi (TAJÊ) Sözcüsü Riham Hico, konuya dair değerlendirmelerde bulundu.
 
Ortadoğu’da yeni bir sürecin başladığını söyleyen Riham Hico, “Bu süreç diğerlerine benzemiyor, çok hızlı gelişen bir süreç oldu. Suriye’deki değişimlerle birlikte tüm Ortadoğu’da da farklı durumlar ortaya çıktı. Şexmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırılar bunun ilk adımlarıydı. Ardından Rojava’ya yönelik gelişen saldırılar oldu. Ağır ve tehlikeli bir durumdu. Şu an Ortadoğu için yeni bir örnek ortaya konuluyor. Bunun pratiğe geçme durumu şu an yaşanıyor. İçerisinde birçok güç de bulunuyor. Uluslararası güçlerin yanı sıra yerel güçler de yer alıyor. Bu güçlere baktığın zaman daha önce Irak ve Suriye’yi işgal eden güçler yine devrede. Bu savaşın baş aktörü bu güçlerdir. Bu saldırılara karşı koyan güç yine Kürt halkı oldu. Rojava’ya saldırı aynı zamanda Önderliğin fikrine de saldırı anlamına geliyor. ABD bunca zamandır Suriye’de ne yapıyor? Halkların özgürlüğü, kadınların özgürlüğü için değil. Kendi çıkarları için orada. Onlar için en büyük tehlike Önderliğin fikirleriydi.
 
‘Irak Hükümeti ile görüşmelerimiz var’
 
“Önderliğin fikirleri ile Rojava’da oluşturulan sistem ABD, Türkiye ve diğer güçlerin çıkarına değildir” diyen Riham Hico, “Rojava’ya yönelik saldırılar başladığı zaman Şengal için de tehlikenin oluştuğunu söyledik. Şengal’in bulunduğu coğrafi konum büyük bir öneme sahip. Hakan Fidan ve Musul valisinin açıklamaları bunu gösteriyor. Şu an Şengal için tehlikeli bir durum söz konusu. Şengal için kurulan sözler bunu gösteriyor. Kimi zaman Irak Parlamentosu’nda da Şengal hedef alınıyor. Şengal’de sadece Êzidîler değil, diğer halklardan ve inançlardan yaşayanlar da var. Özel savaş politikalarıyla Şengal hedef hâline getirilmeye çalışılıyor. Öyle bir şey yaratmak istiyorlar ki Şengal halkı kendi savunmasını yaptığı için hesap sormak istiyorlar. Şengal şu an kendi özerk yönetimini kurmuş durumda, savunma güçleri var. Ezîdxan Asayişi var. Evet devletle bir bağlantımız yok. Ancak buna dair Irak Hükümeti ile görüşmelerimiz de var. Ama Irak Hükümeti buna yanaşmadı” ifadelerini kullandı.
 
‘DAİŞ’liler neden yargılanmıyor?’
 
Riham Hico, Şengal’de kurulan yönetimin meşruiyetinin olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Bu yönetim katliamdan sonra oluştu. Bu yönetim Irak Hükümeti ve Peşmergeler Şengal halkını yalnız bıraktığı zaman oluşan bir yönetimdir. Kendi savunmamızı yaptığımız için bizden hesap sorulmaya çalışılıyor. Geçtiğimiz günlerde bir genç 2014 yılında Şengal’i savunduğu ve DAİŞ’e karşı savaştığı için tutuklandı. Musul valisinin ailesinde yüzlerce DAİŞ’li var. Neden yargılanmıyorlar? Bu zamana kadar Êzidîlere yönelik işlenen suçların yargılamasını yapmadılar. DAİŞ Şengal’e saldırdığında kadın, çocuk demeden hepsini katliamdan geçirdi. 9 Ekim Antlaşması ile bizi iradesiz bırakmak istediler. Ancak bir adım ilerleyemediler. Annelerimiz panzerlere karşı canlı kalkan oldu.”
 
‘Irak Hükümeti çözüm önerilerini görmezden geliyor’
 
Irak’ta şu an muhatap alınacak bir hükümetin olmadığını kaydeden Riham Hico, “Irak’ta yaşanan krizler var. Irak’ın kendisi iradesiz bırakılmış. Türkiye şu an Irak’ı yönlendirmeye çalışıyor. Suriye’nin karşı karşıya kaldığı sürecin aynısını Şengal’e de yaşatmak istiyorlar. DAİŞ’in ağzıyla konuşuyorlar.Biz Êzidîler olarak 2017 yılından bu yana Irak Hükümeti ile diyalog yollarını açtık. Êzidîler olarak 2014 yılı öncesini yaşayamayız. Biz parçalanmaktan yana değiliz. Irak Hükümeti’ne karşı oluşturduğumuz bir güç de yok. Sunduğumuz tüm çözüm önerilerini görmezden geliyorlar. Bizi sindirmek istiyorlar” sözlerini kullandı. 
 
 ‘Irak’ta ortada bir hükümet yok’
 
Türkiye’nin Şengal’e yönelik saldırılarına dikkat çeken Riham Hico, şöyle konuştu: “Bir demokratik yönetim vardır. Bir de saray yönetimi vardır. Bizim oluşturduğumuz demokratik yönetimdir. Ancak saray yönetimini bize farz kılmak istiyorlar. Atanmış olan kişileri kabul etmiyorlar. Kendi denetimlerine almak istiyorlar. Yaşanan katliamı göz ardı ediyorlar. Bu kabul edilemez. Tüm bunlar Türkiye başta olmak üzere farklı güçlerin eliyle yapılmaya çalışılıyor. Irak’ta şu an ortada bir hükümet yok. Şengal’de olacak herhangi bir savaşın ne Şengal’e ne de Irak Hükümeti’ne faydası yok. Bu saldırılardan faydalanacak olanlar dış güçlerdir.”
 
‘Fermanla karşı karşıyayız’
 
Riham Hico, DAİŞ’in Irak’ta yeniden örgütlendiğini sözlerine ekleyerek, Irak ve İran’ın durumunun birbirine bağlı olduğunu kaydetti. Riham Hico, “Şu an ABD ve İran bir kriz hâlinde, bu krizi Şengal’e de yaymak istiyorlar. Eğer ABD ve İran arasında olası bir savaş olursa Irak’ta gider. Bizi bu süreçten kurtaracak olan birlik olmadır. Êzidîler tüm saldırılara karşı temkinli olmalılar. Şu an 4 Êzidî milletvekili Irak Parlamentosu’nda var. Evet konuşuyorlar ama pratikte yoklar. Her Êzidî’nin temel görevi bu sürece sahip çıkmaktır, ayakta olmaktır. Net bir duruş lazım çünkü şu an varlığımıza yönelik çok ciddi bir tehdit var. Birlik olmamız bu saldırıların önünü de kapatacaktır. Birliğimizle 75’inci fermanın önüne geçebiliriz. Şu an kapıda bekleyen bir fermanla karşı karşıyayız” dedi.
 
‘Halklar birlik olursa saldırıların önüne geçilir’
 
“Barış ve Demokratik Toplum” çağrısına dair hatırlatmada bulunan Riham Hico, şu ifadeleri kullandı: “Önderliğin sunmuş olduğu perspektif tüm Ortadoğu’da istikrarı sağlayacak niteliktedir. Bu süreçte ısrar etmesi bunun göstergesidir. Ancak Türkiye bir taraftan Rojava’ya, Şengal’e, Mexmûr’a ve Başûr’a yönelik saldırı gerçekleştiriyor. Hegemonik güçler parçalı bir Ortadoğu istiyorlar. Türkiye de bunun bir parçasıdır. Önderlik tüm dünyada barışın sağlanması için çabalıyor. İran’da katliamın önüne geçecek felsefe de Önderliğin felsefesidir. ABD şu an kendisini dünya gücü olarak görüyor. Ancak pratiğine baktığımız zaman sorunları ve çatışmaları çıkaran kendisi oluyor. Eğer toplumda farklılıkların birlikte yaşamı oluşmazsa çatışmalar ve krizler de devam eder. Halklar birlik olursa çatışmalar ve krizlerin önüne de geçilmiş olacaktır.”
 
‘Ortadoğu şu an işgal altında’
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Şengal halkı için gönderdiği mektuplardan söz eden Riham Hico, bu mektuplarda, Êzidî halkının maruz bırakıldığı 74’üncü fermandan sonra kendisini nasıl örgütlediğine ve bir Rönesans gerçekleştirdiğine işaret etti. Riham Hico, “Êzidî halkı bir milattan geçiyor. Şengal sadece Êzidîlerin, Arapların, Kürtlerin ve Şiilerin yaşadığı bir yer değil. Şengal, Şengal halkınındır. Yapılmak istenen Şengal’i Êzidîlerden arındırmaktır. Fermanla birlikte sadece Êzidîler hedef alınmadı. Tüm farklılıklar hedef alındı. Yapılması gereken tüm halkların statüsünü sağlamaktır. Ortadoğu şu an hegemon güçler tarafından işgal edilmiş durumda. Bu süreci sahiplenerek, krizden çıkılabilir. Eğer süreç başarıya ulaşmazsa, tüm bölge gidecektir. Şengal, Rojava, Rojhilat ve Başûr’un birlik olmalı ve süreci desteklemelidir. Önderlik dört duvar arasında mücadelesini yürüyor. Bizim de bu mücadeleye destek vermemiz lazım. Önderliğin felsefesine yönelik saldırı var, bu saldırılara karşı büyük bir iradeyle karşı durmamız gerekiyor. Eğer Önderlik fiziki özgürleşmezse biz de özgürleşemeyiz” diye konuştu.